Son Mühür- ABD Başkanı Donald Trump’ın “Maduro yakalandı” ifadesiyle duyurduğu operasyon, Latin Amerika’da yeni bir askeri krizin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Trump, cumartesi günü sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun eşiyle birlikte ele geçirilerek ülke dışına çıkarıldığını öne sürmüştü.
Askeri kaynaklara dayandırılan iddialara göre operasyonun, ABD ordusunun seçkin birlikleri arasında yer alan Delta Force unsurları tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülüyor.
Operasyonun ayrıntıları
ABD merkezli CBS’in aktardığı bilgilere göre operasyonun planlaması 20 Aralık’ta tamamlandı; ancak olumsuz hava koşulları nedeniyle uygulama birkaç kez ertelendi. Kaynaklar, operasyonun Caracas’ta bulunan ve ülkenin en büyük askeri yerleşkesi olarak bilinen Forti Tiuna kompleksinde yürütüldüğünü iddia ediyor.
Gece saatlerinde düzenlenen hava saldırılarının, özel kuvvetlerin Maduro ve eşini güvenli şekilde tahliye edebilmesi için alanı kontrol altına alma ve dikkat dağıtma amacı taşıdığı belirtiliyor.
Maduro’nun kaldığı öne sürülen sığınak
Forti Tiuna içerisinde yer alan ve “Casa de los Pinos” (Çamlar Evi) olarak anılan yeraltı sığınağı, uzun süredir Maduro’nun fiilî ikametgahı olarak gösteriliyordu. Eski Venezuelalı yetkili Iván Simonovis ile gazeteci Mayeport Petit dâhil çeşitli kaynaklar, Maduro’nun Guaycaipuro bölgesindeki bu yüksek güvenlikli sığınakta geceleri kaldığını ileri sürmüştü.
Tünellerle askeri kompleksin farklı noktalarına bağlandığı belirtilen yapının yoğun koruma altında tutulduğu, güvenlikte Kübalı unsurların da görev almış olabileceği daha önce basına yansımıştı. Resmî başkanlık konutu Miraflores Sarayı’nın Forti Tiuna’ya yakın olmasına karşın, Maduro’nun ağırlıklı olarak bu askeri bölgede bulunduğu ifade ediliyordu.
Caracas yönetiminden açıklamalar
Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD saldırılarında asker ve sivillerin hayatını kaybettiğini söyledi. Rodríguez, Maduro ile eşinin nerede olduğuna ya da hayatta olup olmadıklarına ilişkin resmi bir bilgiye sahip olmadıklarını belirterek, bu konuda kanıt talep ettiklerini dile getirdi.
Dışişleri Bakanı Yván Gil ise Telegram üzerinden yaptığı paylaşımda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplantıya çağrılmasını istediklerini açıkladı. Gil, ABD yönetimini “uluslararası hukuku ihlal eden saldırganlık” ile suçladı.
Gerilimin arka planı
Washington ile Caracas arasındaki bu gelişme, son aylarda tırmanan diplomatik ve askerî gerilimin ardından yaşandı. ABD, uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğu iddiasıyla bazı deniz unsurlarını hedef aldığını duyurmuş; Karayipler’deki askerî varlığını önemli ölçüde artırmıştı.
Bu kapsamda USS Gerald R. Ford uçak gemisi başta olmak üzere savaş gemileri, savaş uçakları ve uzun menzilli bombardıman unsurları bölgeye konuşlandırılmıştı. Yaşanan son gelişmeler, Latin Amerika’da güvenlik dengeleri açısından yeni bir kırılma noktası olarak görülürken, küresel enerji piyasaları da süreci yakından izliyor. Venezuela, kanıtlanmış petrol rezervi bakımından dünyanın en büyük ülkesi konumunda bulunuyor ve rezervlerin 300 milyar varilin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.