Son Mühür- 5 Temmuz 1994 tarihinde Balçova Belediyesi'ndeki görevine giderken hayatını kaybeden İkram Mihyaz'ı, Tüm Bel-Sen İzmir Şubeleri bugün mezarı başında ziyaret etti. Daha sonra Tüm Bel Sen İzmir Şube Başkanları ve sendika üyeleri, sendikanın şube binasında basın açıklaması yaptı.
Basın metnini okuyan Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Yürütme Kurulu adına, Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz şu ifadeleri kullandı;
"Bugün, TÜM BEL-SEN Kurucu Üyesi, İzmir 2 No'lu Şube Kurucu Başkanı ve Onursal Başkanımız İkram Mihyaz'ın katledilişinin 32. yılında, onu saygı, özlem ve mücadele kararlılığıyla anmak için bir araya geldik. 5 Temmuz 1994 tarihinde İkram Mihyaz, işine giderken; insanca yaşama, barışa, kardeşliğe ve örgütlü mücadeleye tahammülü olmayan karanlık güçler tarafından kaçırılarak katledildi. Aradan 32 yıl geçmiş olmasına rağmen acımız ilk günkü kadar tazedir. İkram Mihyaz'ı unutmadık, unutturmayacağız. Otuz beş yılı aşkın süredir kamu emekçilerinin sendikal hak ve özgürlük mücadelesini kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu süreçte TÜM BEL-SEN üyeleri soruşturmalara, sürgünlere, gözaltılara, cezalara ve baskılara maruz kaldı. En ağır bedellerden biri ise üç mücadele arkadaşımızı faili meçhul cinayetlerde yitirmemiz oldu. İzmir'de İkram Mihyaz, İstanbul'da Elmas Yalçın ve Diyarbakır'da Cemal Çam; demokrasi, emek ve özgürlük mücadelesinin simge isimleri olarak aramızdan koparıldılar. Aradan geçen onca yıla rağmen failler hâlâ ortaya çıkarılmadı."
"Adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz"
"Bu cinayetlerin amacı; demokrat, yurtsever, devrimci ve mücadeleci insanları susturmak, emek ve demokrasi mücadelesini korkuyla teslim almaktı. Ancak başaramadılar. Bir İkram'ı aramızdan aldılar, binlerce İkram'ın yolunu açtılar. Onun mücadelesi, bugün kamu emekçilerinin örgütlü mücadelesinde yaşamaya devam ediyor. İkram Mihyaz; eşitliğin, özgürlüğün, barışın ve halkların kardeşliğinin savunucusuydu. Kamu emekçilerinin sendikal hak ve özgürlük mücadelesinde her zaman en ön saflarda yer aldı. Dürüstlüğü, mütevazılığı ve mücadeleci kimliğiyle örnek bir sendikacıydı. "Biz bu sendikanın hamallarıyız." sözüyle örgütlü mücadelenin fedakârlığını ve sorumluluğunu en güzel şekilde ifade ediyordu. İkram Mihyaz'ın bu kararlı duruşundan rahatsız olan karanlık odaklar, onu fiziksel olarak aramızdan alabileceklerini sandılar. Ancak onun düşüncelerini, değerlerini ve mücadelesini yok edemediler. Bugün onun bıraktığı mücadele bayrağı, binlerce kamu emekçisinin ellerinde daha da yükselmektedir. İkram Mihyaz'ın mücadele arkadaşları olarak bir kez daha haykırıyoruz:
İkram'ın katilleri bulunsun, hesap sorulsun. Failler ve bu cinayetlerin arkasındaki karanlık yapı açığa çıkarılıncaya kadar adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Katledilişinin 32. yılında Onursal Başkanımız İkram Mihyaz'ı sevgi, saygı ve özlemle anıyor; emek, demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesini onun anısına yakışır şekilde büyütme kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz."