Son Mühür TV'de Sıcak Bakış programının bu haftaki konuğu, Genel Cerrahi Uzmanı Aras Emre Canda oldu. Programda, 1-31 Mart Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında kolon ve rektum kanserine ilişkin erken tanı, risk faktörleri, belirtiler ve tedavi yöntemleri detaylı şekilde ele alındı.
"Erken tanı hayat kurtarıyor"
Programda erken teşhisin hayati önemine vurgu yapan Prof. Dr. Canda, tarama yöntemlerinin altını çizdi:
"Erken tanı hayat kurtarıyor. Bu farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz. Erken tanı dediğimizde bahsettiğimiz şey tarama oluyor. Hiçbir belirtisi olmayacak ama daha belirti vermeden biz bu hastalığı yakalayabilir miyiz? Herkesi de tarayamayız. Dünya genelinde datalar oluşuyor. Ülkemiz ve dünyada gündem olan 45-50 yaşından itibaren tarama yapılması. Tarama nasıl yapılıyor? Gaitada (dışkıda) gizli kan testi ile. Kolonoskopide ise önce bir beslenme ve dışkı boşaltılması dediğimiz bir hazırlık var. Çok pratik olmayabiliyor ancak 5 yılda bir yapılıyor. İşlem olarak çok küçük risklerle yapılıyor. Çok güvenli bir yöntem."
20-50 yaş aralığına dikkat
Kolon kanserinin artık daha genç yaşlarda da görüldüğüne dikkat çeken Canda, değişen risk profiline işaret etti:
"Kolon kanseri dünyada artık erken bir yaşa çekildi. Genellikle 50+ yaşta gözüküyordu ama günümüz koşullarında 20-50 yaş arasında görülmeye başladı. Ne yapsak olamayacak şeyler var, bir de önlem alınabilecek. Olamayacak şey: genetik. Önlem alınabilecek şeyler ise sağlıklı beslenmeden bahsedebiliriz."
Risk faktörleri neler?
Canda, kolon kanserine karşı alınabilecek önlemleri ve risk faktörlerini şu sözlerle sıraladı:
"Obezite kanser riskini artırıyor. Kilomuzu düşüreceğiz. İkinci olarak hareketsiz yaşam. Bu kişilerde kanser riski daha da artıyor. Basit egzersizlerden bahsediyorum. İşe giderken biraz yürümek mesela en basiti. Ağır işlerden bahsetmiyorum.
Üçüncü olarak sigara ve alkol, ikisinin de tüketilmesi riski artırıyor. Dördüncü olarak sağlıklı beslenme. Aldığımız kimyasal madde kolon kanseri riskini artırıyor. İşlenmiş gıdalar, dondurulmuş gıdalar, tek tip beslenme de risk faktörleri arasında.
Beşinci olarak pişirme şekli; tencere yemekleri daha sağlıklı pişirme şekilleridir. Kızartma, mangal gibi yöntemler riskli ve azaltmamız gerekiyor. Biz tarama yaşında değilsek ama bu riskler hayatımızda varsa tarama yapılabilir ya da önlem amaçlı kolonoskopi yapılabilir."
Belirtiler neler?
Kolon kanserinin belirtilerine ilişkin uyarılarda bulunan Canda, özellikle dışkıda kan görülmesinin önemine dikkat çekti:
"Kendimizde bir anormallik gördüğümüzde dışkıda kan olması en belirgin özellik. Dışkılama alışkanlığı değişikliği. Halsizlik olması. Karın ağrısı varsa, karın şişiyorsa.
Tuvalette fazla kalma dışkılama alışkanlığında bozulmaya neden olabiliyor. Uzun kalmak önerilmiyor.
Kan gördükten sonra aile hekimi, genel cerrahi olabilir, gastroenteroloji olabilir; bunlara gözükebilirsiniz."
Kolon ve rektum kanseri arasındaki fark
Kolon ve rektum kanserlerinin temelde benzer olduğunu belirten Canda, anatomik farkı şu sözlerle anlattı:
"Benzer şeyler aslında. Rektum dediğimiz kısım kalın bağırsağın son 15 santimetrelik kısmı. Dışkı kalın bağırsakta içinden sıvısı emiliyor, bir katı dışkı haline geliyor, sonra rektuma geliyor, birikiyor ve toplu dışkılanıyor. Rektum anüse yakın olduğu için biraz daha zor ve tanı koyma açısından biraz farklı olabilir ama kabaca benzer şeyler."
Polipler kanserin öncesi olabilir
Kolonoskopi sırasında tespit edilen poliplerin önemine değinen Canda, erken müdahalenin koruyucu etkisine dikkat çekti:
"Şimdi biz kolonoskopi yaptık ve bir polip gördük. Bu polibi aldık. Bu polibin içinde kanser riski çıkmayabilir. Kanserin öncesi aşamalar çıkmış olabilir. O zaman bu bir yeterli tedavidir. O nedenle burada biz erken tanı, hayat kurtarıcı diyoruz. Önlenebilir bir hastalık diyoruz.
Yani burada bir polip var. İçinde bazı değişiklikler olmuş, mikroskopla bakılacak şekilde. Ama kanser olmamış. Biz bunu aldığımız için bunun işte bir sene, iki sene, beş sene o sürede değişir kişiden kişiye, sonra kanser olmasını engellemiş oluyoruz. O zaman biz bu hastada tamamen bu işi tedavi etmiş oluyoruz aslında."
Kanserin evreleri ve tedavi süreci
Canda, kolon kanserinde evreleme ve tedavi seçeneklerini ayrıntılı şekilde anlattı:
"Ya da polibin içerisinde kanser artık gelişmiş. Bunun da evreleri var. İşte erken evre, metastatik evre diye tanımlayabiliriz kabaca. Dört evre bilinir kanserlerde.
Şimdi burada bir ve ikinci evre kalın bağırsakta yerleşmiş, onun duvar katmanındaki ilerlemesi durumuna göre birinci ve ikinci evre olarak sınıflanıyor. Lenf bezlerine sıçradıysa üçüncü evre diyoruz. Lenf bezleri dışında işte karaciğer, akciğer ve karın zarına sıçradıysa genelde buraları seviyor. Kemiklerde olabilir, başka yerde olabilir. Buna da metastaz ya da dördüncü evre diyoruz.
Burada biz erken evre tümör tespit ettiğimizde yine bunlarda endoskopik tedaviler, kolonoskopla ya da transanal cerrahi dediğimiz rektumda, özellikle rektum tümöründe, bunu bağırsak içinden boyayarak, kazıyarak çıkartma diye tanımlayabiliriz. Bir yöntemle tedavi edilebilir.
Onun dışında kalın bağırsağın bir kısmının alınarak bunların tedavisini yapabiliyoruz. Bir kısım hastada bu ameliyata ek olarak kemoterapi ya da ışın tedavisine gerekebiliyor. Gerekmeyebilir. Yani bazı hastada sadece ameliyatla hallolmuş oluyor. İşte lenflere sıçradıysa çoğu zaman kemoterapi eklenebiliyor tedavilere.
Ya da metastaz dediğimiz vücuda sıçrama varsa bu hastaları da her hastayı kişi bazlı değerlendirip, çünkü artık bu grupta birbirinin aynısı hasta yok. Hepsinin ayrı özellikleri var. Biz buna konsey diyoruz. Konsey içerisinde o hastalıkla ilgili bölümler yer alıyor. Yani sadece genel cerrahi değil, onkoloji, radyoloji, patoloji, radyasyon, nükleer tıp gibi, gastroenteroloji gibi bölümlerin yer aldığı bölümler de. O hastanın kendisine özgü özellikleri, hastalığına özgü özellikleri tartışılıyor ve bu tedavi yöntemlerinden en iyi hangi sırada, hangisinin kombinasyonuyla yararlanılacaksa o belirlenip tedavi başlıyor."
Bazı hastalarda ameliyatsız tedavi seçeneği
Rektum kanserine özel tedavi yaklaşımlarına da değinen Canda, şu bilgileri paylaştı:
"Bizim rektum kanserlerinde tedavimiz önem kazanıyor bu konsey yaklaşımında. Bazı hastalarda rektum kanserlerini ameliyat etmeyebiliyoruz. Çünkü rektumu aldığınızda makatın kapatılması, bağırsağın aşağı bağlanmasında sorun olabiliyor. Kalıcı torba gerekebiliyor.
Bazı hasta gruplarında ameliyatsız tedavi ve takip dediğimiz bir yöntem var. Bu hastalarda ameliyattan önce ışın ve kemoterapi veriyoruz. Sonra yanıtına bakıyoruz. Kabaca yüzde 20-25 gibi hastada hastalık tamamen yok oluyor. Hiç görünür hastalık olmuyor."
Yapay zeka ve robotik cerrahi dönemi
Tanı ve tedavi süreçlerinde teknolojik gelişmelere de değinen Canda, yeni uygulamaları şöyle anlattı:
"Bu sık kullanılan teknolojik gelişmelerden. Mesela yapay zekalı kolonoskopi, bunu kullanmaya başladık. Kolonoskopi yaparken şimdi siz bir buçuk metrelik bir bağırsak görüyorsunuz ve bağırsak öyle sürekli açık değil, kasılıyor. Belirli yerleri göremeyebiliyorsunuz, köşede kalmış olabiliyor, dikkatiniz dağılabiliyor ya da o bölge çok iyi temizlenmemiş olabiliyor. Bu yapay zekalı kolonoskopide, şüpheli alanları size işlemi yaparken gösteriyor ve bir uyarı gibi. Yani ikinci bir göz.
Onun dışında diğer teknolojik gelişmeler ameliyatlarda yaşandı. Kapalı ameliyat dediğimiz ya da minimal invaziv cerrahi olarak bu yöntemlerden içeriye laparoskopik aletler yerleştirip ameliyat yapılabildiği gibi, günümüz koşullarında robotik cerrahiyi çok sık uyguluyoruz. Kanserlerinde deliklerden ameliyat yapılıp büyük bir kesi olmadan ameliyat bitirebiliyoruz.
Ya da bağırsağın içinden ameliyat yöntemleri de çıktı. Bunlar endoluminal cerrahi olarak adlandırılıyor. Hatta bunlar biraz izsiz ameliyat diye de tanımlanabilir. Bu yöntemlerle de tedavi edebiliyoruz. Bundan yaygın olarak hem tanı yöntemlerinde hem de cerrahi tedavi yöntemlerinde yararlanıyoruz.
İlaçlarda da tabii sürekli yeni ilaçlar çıkıyor. Bu da özellikle akıllı ilaç, immünoterapi diye anlamlandırabileceğimiz normal kemoterapiye fayda sağlayan ilaç grupları var. Tabii bunlar her hasta için uygun değil. Kanserin belirli özelliklerine bakılıyor ve ona göre seçim yapılıyor."
Alternatif tıp uyarısı
Alternatif tedavi yöntemlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Canda, şu uyarıyı yaptı:
"Bilinen tedavi alternatifi değiller. Hatta bazen zararlı da oluyor. Şimdi mesela kemoterapi alan bir hasta, bir ilaç, ilaç demeyeyim de yani bir takviye kullanıyor. Bu, aldığı kemoterapinin etkisini de azaltabiliyor.
Burada tabii destekleyici tedavide de karıştıralım demiyorum. Yani biz kemoterapi alırken bazı takviyeler, bazı besinler, bazı kimyasal ilaçlar da olabilir. İşte kemoterapinin etkinliğini de artırabiliyor ya da vücudumuzun bağışıklık sistemini artırabiliyor. Bunları kullanmayalım demiyoruz.
Bunları öyle bir başlık altında ne olduğu belli olmayan şeylerin kullanılmasını kesinlikle önermiyoruz. Yani o zaten araştırılıyor. Bunların hepsini çok ciddi, bütün dünya, yani sadece biz değil, bütün dünya araştırıyor bunu. Herkesin işi bu."