SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Belediyelerin yerel spor faaliyetlerini desteklemek amacıyla kendi bünyelerindeki amatör spor kulüplerine sağladığı finansal destekler, son dönemde Sayıştay denetimlerinin en kritik başlığı haline geldi. Birçok belediyenin "sporu teşvik" vizyonuyla hareket ederken, mevzuattaki ince çizgileri aşması sebebiyle ağır hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kaldığı görülüyor. Özellikle belediye bünyesinde kurulan dernek statüsündeki kulüplere yapılan yardımların usulü, hem mali hem de cezai sorumlulukları beraberinde getiriyor.
Yardım ve Bağışlarda "Üst Sınır" ve "Nitelik" Krizi
Mevcut yasal düzenlemeler, belediyelerin amatör kulüplere yardım yapma yetkisini belirli şartlara bağladığını belirten Ceza Hukukçusu Ergün Vardar, '5393 Sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen bütçe sınırları, belediyelerin kendi kurdukları kulüpler için de katı bir şekilde uygulanıyor. Ancak uygulamada, bu sınırların sadece nakdi yardımlarla değil, belediye kaynaklarının (araç, personel, yakıt) kulüp emrine verilmesiyle de aşıldığı saptanıyor. Sayıştay, bu tür dolaylı destekleri "gizli yardım" olarak nitelendirerek kamu zararı değerlendiriyor' dedi.
Bağışların Riski: 'İrtikap ve Görevi Kötüye Kullanma'
Belediye bünyesindeki kulüplerin en büyük finans kaynağı olan bağışlar ise hukukçular tarafından "mayınlı bölge" olarak tanımlanıyor. Özellikle ruhsat, imar veya ihale süreçleri devam eden iş insanlarından "gönüllülük" adı altında alınan bağışlar, yargı nezdinde büyük risk taşıdığını altını çizen Avukat Ergün Vardar, 'Bir kamu hizmetinin yerine getirilmesinin kulübe yapılacak bağış şartına bağlanması, Türk Ceza Kanunu kapsamında "irtikap" veya "görevi kötüye kullanma" suçlarının kapısını aralıyor. Bu durum, sadece belediye bürokratlarını değil, kararda imzası bulunan seçilmişleri de Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanma riskiyle baş başa bırakıyor' dedi.
Kişisel Servetle Ödeme Tehlikesi: Rücu Mekanizması
Hukuki yaptırımlar sadece ceza davalarıyla da sınırlı kalmadığını belirten Avukat Vardar,'Denetimler sonucunda "usulsüz" bulunan her kuruşluk aktarım, belediye kasasından değil, kararı alan belediye başkanı ve meclis üyelerinin şahsi servetlerinden tahsil ediliyor. Sayıştay’ın "tazmin" kararları, amatör spor kulübü yöneticilerinden belediye harcama yetkililerine kadar uzanan geniş bir sorumluluk zincirini kapsıyor' diyerek uyarılarda bulundu.
Şeffaf Yönetim Şart
Yargı kararları ve denetim raporları, belediyelerin bu risklerden korunması için kulüp tüzüklerinin profesyonel branşlardan tamamen arındırılmasını ve yardım süreçlerinin şeffaf birer protokol ile kayıt altına alınmasını şart koştuğunu son olarak anlatan Avukat Ergün Vardar, belediye ile kulüp arasındaki organik bağın, hukuki birer "kelepçeye" dönüşmemesi için nakdi yardımların yasal sınırların altında tutulması ve her bağışın tam bir gönüllülük esasıyla, hizmetten bağımsız şekilde makbuzlandırılması gerektiği konusunda uyarıyor.