İZMİR HABERLERİ

Ramazan öncesi beslenme alarmı! Metabolizmayı hazırlamadan başlamayın

Uzmanlar, Ramazan ayına hazırlıksız girilmesinin kan şekeri dalgalanmaları, sindirim sorunları ve halsizlik riskini artırdığına dikkat çekti. Beslenme ve yaşam tarzı düzenlemelerinin en az 2–3 hafta önceden planlanması önerildi.

Abone Ol

Son Mühür/ Seçil Ünlü - Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Mısra Aydın, Ramazan ayının vücut için önemli fizyolojik adaptasyonlar gerektirdiğini belirtti. Öğün saatlerindeki değişim, uzun süreli açlık ve uyku düzenindeki farklılaşmaların metabolizma üzerinde belirleyici etkiler yarattığını ifade eden Aydın, bu sürece hazırlıksız girilmesinin çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydetti.

Aydın, “Bilimsel çalışmalar, metabolizmasını hazırlamadan oruç tutmaya başlayan bireylerde kan şekeri dalgalanmaları, sindirim sistemi problemleri, baş ağrısı, halsizlik ve bilişsel performans düşüşünün daha sık görülebildiğini ortaya koyuyor” dedi.

Metabolik adaptasyon vurgusu

Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Mısra Aydın, Ramazan öncesi dönemin metabolizmanın uzun süreli açlığa uyum sağlaması açısından kritik olduğunu belirtti. Ramazan ayının yalnızca öğün saatlerinin değiştiği bir dönem olmadığını vurgulayan Aydın, bu sürecin aynı zamanda vücudun enerji kullanım biçiminin yeniden düzenlendiği bir adaptasyon dönemi olduğunu ifade etti.

Hazırlıksız girilen Ramazan sürecinde halsizlik, dikkat azalması ve sindirim sorunlarının daha sık görülebildiğini aktaran Aydın, planlı beslenme değişiklikleriyle bu etkilerin azaltılabileceğini dile getirdi.

Öğün düzenlemesi önemli

Öğün planlamasının Ramazan öncesi en önemli adımlardan biri olduğunu belirten Aydın, ana öğünlerin yapılandırılmasının metabolik ritmi düzenlediğini kaydetti. Öğün sayısının kademeli azaltılması, geç saatlerde ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılması ve akşam yemeklerinin daha erken saatlere çekilmesinin sindirim sisteminin yükünü azalttığını söyledi.

Aydın, bu düzenlemeler sayesinde Ramazan’da sık görülen şişkinlik, mide yanması ve hazımsızlık gibi sorunların önüne geçilebileceğini belirtti.

Kan şekeri dengesine dikkat

Uzun süreli açlık dönemlerinde kan şekerinin dengede kalmasının fiziksel ve zihinsel performans açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Aydın, düşük ve orta glisemik indeksli besinlerin daha uzun süre tokluk sağladığını ifade etti.

Tam tahıllar, kuru baklagiller, sebzeler, yeterli protein ve sağlıklı yağ kaynaklarının önceliklendirilmesi gerektiğini belirten Aydın, rafine şeker ve beyaz un içeren besinlerin kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olabileceğini söyledi.

kafein ve şeker kademeli azaltılmalı

Yoğun çay ve kahve tüketimi olan bireylerde Ramazan döneminde görülen baş ağrısı ve halsizliğin büyük ölçüde kafein yoksunluğuyla ilişkili olduğunu belirten Aydın, kafein tüketiminin Ramazan öncesinde kademeli olarak azaltılmasının önemine dikkat çekti.

Aydın, aynı yaklaşımın ilave şeker tüketimi için de geçerli olduğunu ifade ederek, kompleks karbonhidrat kaynaklarına yönelmenin adaptasyon sürecini kolaylaştıracağını kaydetti.

Su tüketimi alışkanlık haline getirilmeli

Sıvı tüketiminin iftar ve sahur arasına sıkışmasının dehidratasyon riskini artırabileceğini belirten Aydın, yetersiz su alımının baş ağrısı, kabızlık, kas krampları ve bilişsel performans düşüşüyle ilişkili olduğunu söyledi.

Düzenli su içmenin alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, liften zengin beslenme ve probiyotik tüketiminin de sindirim sisteminin Ramazan sürecine uyumunu kolaylaştırdığını ifade etti.

Kronik hastalar için uyarı

Kronik hastalığı bulunan bireylerin Ramazan öncesinde mutlaka uzman kontrolünden geçmesi gerektiğini belirten Aydın, diyabet hastalarında uzun süreli açlığın hipoglisemi ve hiperglisemi riskini artırabileceğini söyledi.

Hipertansiyon ve kalp-damar hastalarında sıvı ve tuz dengesinin önemine dikkat çeken Aydın, tiroid hastalarının ise ilaç saatleri ve beslenme düzenini uzman kontrolünde planlaması gerektiğini ifade etti.

Bütüncül yaklaşım çağrısı

Uzm. Dyt. Mısra Aydın, Ramazan’a hazırlanmanın yalnızca aç kalmaya alışmak anlamına gelmediğini vurgulayarak, bu sürecin bilimsel temelli beslenme, yeterli sıvı alımı, düzenli uyku ve bireysel sağlık durumunu gözeten bütüncül bir yaklaşımla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Bilinçli ve planlı hazırlığın Ramazan ayının daha sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde geçirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti.