İZMİR HABERLERİ

Prof. Yaşar’dan özelleştirme tepkisi: "Çiğli’yi gelin ettiler, şimdi satıyorlar!"

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU), Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nin işletilmesi için 3 yıllık hizmet alımı ihalesi açtı. 30 Eylül'de yapılması planlanan ihale, 7 Ekim 2025’e ertelendi. TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, tesisin özelleştirilmesine tepki göstererek, "Özelleştirme yapılırsa durum tam bir muamma haline gelir. Çiğli’yi adeta ‘güzel bir gelinlik kız’ haline getirdiler, şimdi de satıp para kazanmak istiyorlar" dedi.

Abone Ol

Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU), Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nin işletilmesine yönelik hizmet alımı için ihale süreci başlattı. Daha önce 30 Eylül 2025 saat 11.00’de yapılacağı duyurulan ihale, 7 Ekim 2025 Salı gününe ertelendi. İhale, belirtilen tarihte İZSU Genel Müdürlüğü’nde açık usulle gerçekleştirilecek.

Teklifler yalnızca Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) üzerinden, elektronik ortamda kabul edilecek. İşin süresi 1095 gün (3 yıl) olarak belirlenirken, sözleşmenin imzalanmasının ardından 60 gün içinde işe başlanması öngörülüyor.

İhaleye yerli ve yabancı firmalar katılabilecek. Katılımcılardan, mali ve teknik yeterlilik belgeleri ile birlikte teklif bedelinin yüzde 3’ü oranında geçici teminat sunmaları istenecek. Konsorsiyum başvuruları ise kabul edilmeyecek.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin işletmesinin özel sektöre devredilmesini eleştirerek, bu duruma tepki gösterdi.

"500 BİN METREKÜP SUYUN TARIM ALANINA KAZANDIRILMASI GEREKİYOR"
Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin 4. fazı yapıldı. Ancak şimdi neden özelleştirmeye gidildiğini anlamış değilim. Çiğli, özellikle de burada arıtılan suyun tarım alanlarına verilmesi açısından çok kritik bir tesis. Gediz ve Menemen tarafına günde yaklaşık 500 bin metreküp su çıkışı yapılacak. Bu suyun mutlaka tarım alanlarına kazandırılması gerekiyor. Çiğli çok daha önemli bir tesis, özelleştirilmesini doğru bulmuyorum. Belediye başkanlıklarının devreye girerek arıtılan suyun tarıma kazandırılması için adım atması gerekir. Özelleştirme olursa bu mümkün olmayacak” dedi.

"ANLAM VEREMİYORUM"
Londrada bir tesisin özelleştirilmesinden dolayı 5 milyar lira gibi ciddi yaptırımlar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yaşar, “Bugün dünyada da örnekleri var. Londra’daki özel şirket, çevreye zarar verdiği için 5 milyar lira gibi ciddi yaptırımlar uygulandı. Anlam veremiyorum. 4. faz tamamlandıktan sonra bu su bizim için çok daha önemli hale geldi. Çiğli tesisinin 1340 metreküp su potansiyeli var. İzmir’in günlük 600 bin metreküp suya ihtiyacı bulunuyor. Fakirin de fakiriyiz... Suyun tek bir damlasını heba etmemeliyiz. Şu anda günde 350 bin metreküp suyu yer altından çekiyoruz. Eğer 500 bin metreküp arıtılmış suyu Gediz’e ve Menemen’e yönlendirirsek ciddi bir rahatlama sağlanır”


"ÇİĞLİ’Yİ GÜZEL BİR GELİNLİK KIZ HALİNE GETİRDİLER, ŞİMDİ DE PARA KAZANMAK İSTİYORLAR..."
Yaşar sözlerine şu şekilde devam etti;

"Suyumuz tükendi. Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranı yüzde 3’e kadar düştü, barajın dibi göründü. Ekim sonuna kadar tamamen sıfırlanması bekleniyor. Özelleştirme yapılırsa durum tam bir muamma haline gelir. Çiğli’yi adeta ‘güzel bir gelinlik kız’ haline getirdiler, şimdi de satıp para kazanmak istiyorlar herhalde. Ama suyun bittiği gün tarım da biter, devlet de biter. İzmir, Türkiye’nin kışlık sebzesinin yüzde 70’ini karşılıyor. Su sorunu her geçen gün büyüyor. Özelleştirme olursa bu konuda gerekli çalışmalar yapılır mı, yapılmaz mı belirsiz. Yerel yönetimle merkezi yönetimin bir araya gelip çözüm üretmesi gerekir. Belediye başkanlarının en büyük görevi yaşadıkları kentin ekonomisini büyütmektir. Park ve bahçelerle uğraşmak değil, esas mesele sudur. ‘Yeteri kadar arıtmıyoruz’ deniyorsa daha fazla arıtma yapılmalı."