Son Mühür- Asrın felaketinin 3’üncü yılında Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde düzenlenen anma programında konuşan Özgür Özel, deprem sürecinde yaşanan ihmallere ve hazırlıksızlığa ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Basın mensuplarına hitap eden Özel, geçmiş depremlerle karşılaştırmalar yaparak arama kurtarma sürecindeki gecikmelere dikkat çekti.
“21 yıllık bir iktidar depreme hazırlıksız yakalandı”
Özgür Özel, konuşmasında deprem gerçeğine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bundan 3 yıl önceki deprem hazırlıksız yakalandık açıkça söylemek gerekir ki iktidar partisi depreme mazeretsiz yakalandı.
21 günlük, 21 aylık değil 21 yıllık bir iktidar vardı. Daha önceden yaşanmış bir deprem, o depremin üzerine gelmiş bir iktidar.
Özel iletişim vergisi 2 yıl alınacakken 21 yıl boyunca almış bir iktidar ve depreme hazırlık için halkın hazır olduğu, kanunun hazır olduğu ve özel iletişim vergileriyle toplanan paralarla depreme hazırlık için ihtiyaç olan paranın misliyle fazlasının toplandığı bir dönemde maalesef biz bu depremde hazırlıksız yakalandık ve bu kadar çok kaybımız oldu.”
“Bu depremde 53 bin 537 can kaybettik”
Depremlerin yarattığı kayıplara dikkat çeken Özel, 1999 depremiyle kıyaslama yaparak şu sözleri kullandı: “Bu kayıplardan ders çıkarmak için bir rakam vermek gerekir ki bu hepimizin kulağına küpe olsun.
99’da yaşanan depremle bu deprem arasında hiç şüphe yok ki depremin şiddeti de çok benzer, yaratacağı kayıp da çok benzer. Bu depremde biz 53 bin 537 kişi kaybettik, 99 depreminde de 15 bin kişi kaybedildi.”
“99 depreminde ordu ilk gün sahadaydı”
Özgür Özel, iki deprem arasındaki en büyük farkın arama kurtarma sürecinde yaşandığını belirterek ordunun sahaya çıkış zamanına dikkat çekti:
“99 depremiyle bu deprem arasındaki fark ordu. 99 depreminde günün ilk ışıklarıyla birlikte ordu çıktı ve arama kurtarma faaliyetlerine katıldı.
Bu depremde ise orduyu sokağa çıkarmak kolay, kışlaya geri sokmak zor deyimiyle 3 gün boyunca tam teçhizat emir bekledi.”
“99’da 10 bin 600 kişi kurtarıldı, bu depremde 360 kişi”
Arama kurtarma çalışmalarının zamanlamasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Özel, çarpıcı rakamları şöyle paylaştı:
“O günkü depremde ordunun kurtardığı hayat sayısı 10 bin 600. Adı belli, TC’si belli, hangi enkazdan çıkarılıp hangi hastaneye teslim edildiği belli.
Enkazdan çıkarılıp hâlâ yaşayan 10 bin 600 kişi var. Bu depremde ordumuzun kurtardığı hayat sayısı 360. Aradaki farka kimse şaşırmasın.”
“En büyük kayıp ilk 72 saatte yaşanıyor”
Özel, teknolojinin gelişmesine rağmen yaşanan kayıpların temel nedeninin gecikme olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Tersi beklenir; teknoloji daha iyi, araç gereç, eğitim daha iyi. 3 günün farkı bu. Bu depremde en büyük kayıp ilk 24 saatte, daha sonra ilk 72 saatte oluyor.
Ondan sonra işler mucizeye kalmaya başlıyor. Ordu hemen çıktığında 10 bin 600 kişi kurtarırken, 3 gün geç çıkardığınızda ancak 360 kişi kurtarıyor.”
“Bir daha felaket olursa kimse siyasi hesap yapmamalı”
Konuşmasının devamında geleceğe yönelik uyarılarda bulunan Özel, tüm kurumların gecikmeden sahaya sürülmesi gerektiğini vurguladı:
“Herkesin kulağına küpe olsun. O gün orduyu dışarıya çıkarmaya tereddüt edenlerin de yaptıkları o hatanın nasıl bir maliyeti olduğunu Türkiye Cumhuriyeti’ndeki tüm siyasetçiler ve milletimiz hatırlasın.
Bir daha felaket olduğunda bu ülkenin ne imkânı varsa kimse bir siyasi hesap yapmadan, hiçbir korkuya kapılmadan orduyu, polisi, jandarmayı, sahil güvenliği mutlaka çağıracak.”
“Yabancı ekipler geldi, TSK 3 gün sonra sahaya çıktı”
Özgür Özel, uluslararası yardımlara da değinerek sözlerini şöyle tamamladı: “Ertesi gün Kıbrıs Rum Kesimi’nden, Yunanistan’dan kurtarma heyeti geldi.
48 saat sonra Danimarka’dan kurtarma heyeti geldi. Türk Silahlı Kuvvetleri 3 gün sonra çıktı ancak 360 kişi kurtarabildi. Bunu hiçbirimiz unutmayalım ve unutturmayalım.”
Ayrıntılar geliyor...