İZMİR HABERLERİ

Orta Doğu geriliminde Çinli firmalara Türkiye daveti: Avrupa’ya İzmir’den açılın!

Orta Doğu’daki gerilimi değerlendirerek navlun krizinin Türkiye için tarihi bir fırsat doğurduğunu belirterek Salih Ertan, "Çinli devler İzmir ve çevresinde üretim yaparsa hem gümrük duvarlarını aşar hem de üç kıtanın merkezinde benzersiz bir lojistik avantaj elde eder" dedi.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - Çin İş Geliştirme Dostluk Derneği Ege Bölge Temsilcisi Salih Ertan, Orta Doğu’da yaşanan gerilim döneminde, Türkiye’nin jeopolitik konumundan teknoloji savaşlarına kadar geniş bir sahada dikkatleri çeken analizler paylaştı. Batı’nın stratejik bir gerileme içinde olduğunu ve ABD’nin "serbest düşüşe" geçtiğini savunan Ertan, özellikle İzmir ve çevresinin Çinli yatırımcılar için Avrupa’ya açılan en güvenli kapı olduğunu vurguladı. Ertan, küresel krizlerin gölgesinde Türkiye için sunduğu "üretim üssü" modelini ve Orta Doğu’daki savaş tamtamlarının arka planını yorumladı.

“ABD’nin İran’la uğraşmasının temel nedeni Çin”

Geçmişte Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan krizinin İpek Yolu’nun kuzey güzergahını kapattığını söyleyen Ertan, "Rusya’yı kat ederek Pasifik ile Avrupa’yı bağlayan en kısa yol artık kapalı. ABD’nin bugün İran ile uğraşmasının temel nedeni aslında Çin’in yükselişini engelleme kaygısıdır. Aslında ABD’nin çöküşü Vietnam ile başlamıştı, Trump ise bu inişi serbest düşüşe dönüştürdü" dedi. Teknolojideki dengelerin de hızla değiştiğini vurgulayan Ertan, “Çin çabuk öğreniyor. Microsoft'un hepimizin başının derdi olan Windows yazılımı, 45 yılda bugünkü haline geldi. Buna karşın Huawei iki yılda bir işletim sistemi yazdı. Bu sistem, Windows'un genetik hastalıklarını da barındırmıyor. Bu çok ciddi bir tablo. Ayın görünmeyen yüzüne araç indiriyorlar. Patentli buluş sayısı ABD artı Avrupa, artı Güney Kore ve Japonya'nın toplamından fazla. Her yıl 7.5 milyon üniversite mezunu var " diye konuştu.

İzmir’i işaret etti: Pire ve Napoli limanlarına rakip olur

Lojistik krizinin Türkiye için büyük bir fırsat kapısı araladığını belirten Salih Ertan, "Kızıldeniz kapalı, Basra güvenli değil. Navlun fiyatları 8 bin dolardan 13 bin dolara çıktı. Çinli firmalara diyoruz ki; gel üretimini Türkiye’de yap. Türkiye üç kıtanın ve üç denizin ağırlık merkezidir. Özellikle İzmir ve çevresi, Hollanda’dan daha geniş bir alana ve yüksek eğitim kalitesine sahip. Çinli firmalar burada üretim yaparak 'Made in Turkey' damgasıyla Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına gümrük duvarlarına takılmadan ulaşabilir" ifadelerini kullandı. Kuzey Ege Limanı’nın bu stratejideki önemine değinen Ertan, "Burası sadece bir konteyner limanı değil, Çinli yatırımcılar için bir lojistik aktarma merkezi olmalı. Bu proje hayata geçerse Pire ve Napoli limanlarıyla rekabet edebilecek bir güce ulaşır" dedi.

“Trump’ın kafasındaki şapka Çin’de üretiliyor”

“Peki bu savaş ne kadar sürer?” sorusuna da yanıt veren Ertan, şu ifadeleri kullandı: “Bence bitmez. Zaman zaman İran'ın mühimmatının bittiği söyleniyor. Peki Amerika'nın mühimmatıyla İsrail'in mühimmatından ne haber? Mesela bu savaşı bu tempoyla 4-5 ay sürdürebilirler mi? Hayır. İran'ın duyumlarımıza göre ayda 100 adet füze üretme kapasitesi var. Peki Amerika'nın bu füzesavar füzeleri üretmesi ne tempoda? İnanılmaz bir şey ama çoklu kaynaktan teyitlere göre ayda 5-6 ama 10 değil. O Beyaz Saray'da savunma sanayi şirketlerini toplamasının nedeni işte bu üretimi artırma isteği. Yani bu tükettiği mühimmatı yerine koyabilecek bir kapasitesi yok. Neticede üretmekten vazgeçmiş bir ülkeden bahsediyoruz. O Trump'ın kafasındaki şapka dahi Çin'de üretiliyor.”

“Kendi halkları haklarından gelecek”

Siyasi liderlerin halk nezdindeki durumunu da değerlendiren Ertan, "Hem ABD hem de İsrail yönetiminin hakkından gelecek olan kendi halklarıdır. 250 yıl önce Büyük Britanya’yı yenen ruh, bağımsızlık ruhuydu. Vietnam Savaşı’nı bitiren de Viet Kong değil, Beyaz Saray önünde yatan Amerikan halkıdır. Bugün de İsrail’de sokağa dökülen muhalif bir sol damar var; halklar ile yönetimlerin dış politikasını birbirine karıştırmamak gerek" açıklamasında bulundu. Amerika’nın küresel konumuna dair öngörülerini paylaşan Ertan, "Büyük Britanya İmparatorluğu tek bir savaş kaybetmesine rağmen kendi adasına çekilmek zorunda kaldı. ABD de nihayetinde iki okyanus arasında bir adadır ve oraya dönecektir. Amerika ancak zenginliğini yoksul güneyle paylaşırsa meşru bir konuma sahip olabilir" ifadelerini kullandı.

“Onlar yedikleri ayazı unutmaz”

ABD yönetiminden gelen askeri stratejileri eleştiren Salih Ertan, "Sokaktaki vatandaş bile bilir ki kara savaşı süreci hızlandırmaz, aksine yılları bulacak bir bataklığa dönüştürür. 'Kara operasyonu şart' diyen bir adamın nasıl savaş bakanı olduğuna akıl sır ermiyor. Trump geçmişte Kürtleri sattı, onlar yedikleri ayazı unutmadılar. Bu yüzden İran’da bir kara savaşında Amerika’nın askeri olmayacaklar gibi görünüyor" diye konuştu. Son olarak İran’da yönetim değişikliği beklentisinin gerçekleşmediğine dikkat çeken Ertan, "İran’da rejim değişmiyor, bu da İsrail ve ABD’nin bu savaşı kaybettiği anlamına gelir. Savaş ne kadar uzarsa Batı’nın göreceği hasar o kadar geniş olur. Çin ve Rusya’dan gelecek lojistik destekler artık daha açık hale gelebilir" diye konuştu.