İstanbul’un Ümraniye ilçesinde geçtiğimiz günlerde meydana gelen silahlı çatışmada yaşamını yitiren Sakaryalı genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, gözyaşları arasında toprağa verildi.
Olay, 19 Mart tarihinde Aleyna Kalaycıoğlu ile şarkıcı Canbay arasındaki bir anlaşmazlıkta arabuluculuk yapmaya çalışan Kundakçı’nın, çakarlı lüks araçlarla gelen gruptaki A.K. tarafından açılan ateşle ağır yaralanmasıyla başlamıştı. Hastanedeki yaşam mücadelesini kaybeden futbolcu için memleketi Sakarya’nın Karasu ilçesinde cenaze töreni düzenlendi. Yuvalıdere Mahallesi Merkez Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kundakçı, son yolculuğuna uğurlandı.
“Belinde silahın ne işi var?”
Törende ayakta durmakta güçlük çeken baba Cemil Kundakçı, basın mensuplarına yaptığı açıklamada adaletin yerini bulmasını istediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Canımız yandı. Evladımızı kaybettik ama buna sebep olan kişi ortada yok. Kayıp şu an. Muhtemelen yurt dışına çıktığı düşünülüyor. Bu şahıs buraya nasıl geldi, niye geldi? Bu olay örtbas edilir kalırsa, bu olay kapanırsa, çok Kubilaylar ölür. Çok evlatlarımız gider. Oğlumun ölümüne sebep olan kişi bir iş adamı. O da bir baba. Onun eşi de bir anne. Onların çocuğuna bu olay olsaydı, benim ve eşimin nasıl canımız yanıyorsa onların da canı yanacaktı. Onların da sağ duyulu davranıp çocuklarını adalete teslim etmelerini rica ediyorum ve bunu bekliyorum. Bir baba olarak benim yerime kendilerine koymalarını ve gerçekleştirmelerini bekliyorum. Oğulları bir yanlış yaptıysa, bilerek ya da panikleyerek hiç önemli değil, oraya silahla gelmiş muhtemel, tepe lambalı bir araçla gelmiş olması önemli, o da genç bir çocuk. Onun altında tepe lambalı arabanın ne işi var? Belinde silahın ne işi var? Herkes silahla dolaşıp bunu kullanamaya kalkarsa kaos olur."
“Bana iki tane tehdit mesajı geldi”
Oğlunu kaybetmenin acısını yaşayan baba, süreç içerisinde yurt dışı numaralarından tehditler aldığını da dile getirerek kararlılığını şu sözlerle vurguladı:
"Bana iki tane tehdit mesajı geldi dün. İkisi de yurt dışı kaynaklı, mesajlaşma uygulaması üzerinden. Bu konunun üzerine gitmemem ‘çocuğunuzu öldürdük mezarında rahat bırakmayız, sizlere de rahat vermeyiz' tarzında yaklaşımlar içeren bazı mesajlar aldık. Aynı mesajın altından sesli arama geliyor. Bu mesajların gerçeklik payı yüzde 1 bile olsa bundan dolayı önemsedim. Bunu ben emniyet güçlerine de vereceğim. Bana bu konuda tehdit gelecekse bu konu ile alakalı, benim oğlum öldü, ben zaten öldüm. Benim hiçbir şeyden bir korkum endişem yok, vereceğimiz bir candır ama bu konu kapanmayacak. Canıma da mal olsa bu konunun üzerine gideceğim."