GÜNDEM HABERLERİ

Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde yeni detay! Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesinin ifadesi ortaya çıktı

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Olay kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Zuhal Kalaycıoğlu’nun savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.

Abone Ol

19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak’ta meydana gelen olayda, rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay’ın, ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden görüşmek istediği öne sürülmüştü. Bu süreçte Canbay’ın, arkadaşı Kubilay Kundakçı’dan yardım talep ettiği belirtilmişti.

İddiaya göre Kundakçı, Canbay ve beraberindekiler, Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitmişti.

Grup araç içerisinde beklerken, olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen kişiler tarafından silahlı saldırı düzenlenmişti.

Saldırıda ağır yaralanan 21 yaşındaki Kubilay Kundakçı, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

7 şüpheli tutuklandı

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden Aleyna Kalaycıoğlu, İzzet Yıldızhan, Alaattin Kadayıfçıoğlu, M.R., H.C.A., M.K. ve E.T., tutuklama talebiyle sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Zuhal Kalaycıoğlu ile A.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

“Kundakçı’yı ortak arkadaş olması nedeniyle tanırım”

Zuhal Kalaycıoğlu ifadesinde, hayatını kaybeden Kundakçı ile olan tanışıklığını şu sözlerle anlattı: "Kubilay Kaan Kundakçı isimli kişiyi, kızım Aleyna ile erkek arkadaşı Vahap Canbay’ın ortak arkadaşları olmasından dolayı tanırım.

Kendisiyle tanışıklığım geçen yaz tatilinde Bodrum’a tatile gelmesinden dolayı tanırım. Ben tanıdığım zaman hiçbir iş yapmıyordu, daha önce futbol oynadığını, şu anda sağlık durumlarından dolayı futbol oynayamadığını bana anlatmıştı.

İstanbul’da da birkaç kez evime gelmişliği olmuştur. Geldiğinde de yanında kızım Aleyna ve Vahap Canbay vardı. Vahap Canbay’ın işlerini yapardı.

Telefon numarası telefonumda 'Kubilay' diye kayıtlıdır, ancak numarasını ezbere bilmiyorum. Nerede oturduğunu da bilmem. Kendisiyle aramda herhangi bir alacak verecek ve husumetim yoktur."

“Korktuğumuz için şikayetçi olamadık”

Kalaycıoğlu, kızının Vahap Canbay ile ilişkisine başından beri karşı çıktığını ve bu süreçte tehditler yaşandığını öne sürdü:

"Vahap Canbay ile kızımın arasında olan ilişkiyi ben ilk günden beri kabul etmedim. Etmememin sebebi de kızım ile ilişki yaşadığı süreç içerisinde kızıma birden çok kez şiddet uygulaması, tehdit etmesi, kızımı maddi olarak kullanması ve en son olarak ölümle tehdit ettiğinden dolayıdır. ...

Bu olaylar ile ilgili biz yalnız olduğumuz için, sahip olan kimse de olmadığı için tehdit edilip, korktuğumuzdan dolayı bugüne kadar adli mercilere şikayette bulunamadık"

Olay gecesi yaşananları anlattı: “Kızım şoktaydı, titriyordu”

Olay günü yaşananları da detaylı şekilde aktaran Kalaycıoğlu, kızının kendisini arayarak yardım istediğini belirtti. İfadesinde şu anlatıma yer verdi:

"Kızım evime geldiğinde panik halinde 'anne ne yapacağım, köpeğim orada aç' diye söylenip duruyordu. ... Gittiğimde kızım şoktaydı, hiçbir şey konuşmuyordu, tir tir titriyordu."

Aynı ifadede, olayın nasıl geliştiğine dair kendisine aktarılan bilgiler de yer aldı. Kalaycıoğlu, kızının Alaattin Kadayıfçıoğlu ile birlikte stüdyoya gittiğini ve burada taraflar arasında tartışma yaşandığını, ardından silah kullanıldığını şu sözlerle aktardı:

"Bertin de bana Aleyna’nın Alaatin Kadayıfçıoğlu ile birlikte köpeği almaya stüdyoya gittiklerini, gittiklerinde kapının önünde Vahap Canbay ve arkadaşlarının araçta beklediklerini gördüklerini, daha sonra Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun arabadan inerek Vahap Canbay ile tartıştıklarını, bu arada Alaattin’in Vahap'lara doğru ateş ettiğini, ancak olayda kimin yaralandığını bilmediğini, kendilerinin de korkarak olay yerinden uzaklaştıklarını bana anlattılar."

“Bir anne olarak o gece götürmek istemedim”

Zuhal Kalaycıoğlu, ifadesinin devamında kızını neden o gece teslim etmediğini şu sözlerle açıkladı: "Bir anne olarak iki kızım var. Birisi engelli, bakıma muhtaçtır.

Diğer kızım Aleyna ise bize bakan, maddi manevi destek veren kızımdır. Olayın tüm içeriğini, sebebini öğrendikten sonra kızımı avukatımız ile birlikte teslim edecektik.

Ancak kızım eve geldiğinde engelli kızıma sarılıp 'beni bırakma Cansu' şeklinde ağlayınca bir anne olarak o gece götürmek istemedim"