Gündem Haberleri

Konkordato ilan eden Türk İlaç'la ilgili flaş detay! 444 milyon liraya satıp şirketteki payını sıfırlamış!

Türk İlaç ve Serum Sanayi A.Ş. hakkında konkordato süreci sonrası dikkat çeken detaylar gündeme geldi. 2026 yılının ilk çeyreğinde kâr açıkladıktan sonra sürpriz şekilde konkordato ilan eden şirketin Genel Müdürü ve hissedarı Yunus Emre Battal’ın, süreçten yaklaşık bir ay önce elindeki tüm hisseleri sattığı KAP bildirimiyle ortaya çıktı. Daha önce de bazı büyük fonlar ve yatırımcıların hisselerde yoğun satış yaptığı ve takas boşalttığı yönünde iddialar gündeme gelmişti.

Abone Ol

Son Mühür - Kamuoyuna yansıyan KAP bildirimine göre Türk İlaç ve Serum Sanayi A.Ş.’nin sahibin oğlu Yunus Emre Battal, 8 Mayıs 2026 tarihinde elinde bulunan ve şirket sermayesinin yüzde 11,59’una karşılık gelen hisselerin tamamını yaklaşık 444 milyon lira bedelle sattı.

Zamanlama manidar bulundu

Yapılan satış sonrası Battal’ın şirketteki payı tamamen sona erdi. Türk İlaç ve Serum Sanayi A.Ş.’nin dün konkordato ilan etmesinin ardından, hisse satışının zamanlaması da tartışma konusu oldu. Son dönemde bazı büyük yatırımcılar ve fonların hissede yoğun satış yaptığı, takasların önemli ölçüde boşaldığı yönündeki iddialar yeniden gündeme taşındı.

İhalelerdeki vade krizi nakit akışını çökertti

Türk İlaç ve Serum Sanayi A.Ş.’nin yaşadığı mali sıkıntıların arkasında, DMO ve Sağlık Bakanlığı üzerinden alınan yüksek tutarlı ihalelerin yarattığı nakit baskısının bulunduğu belirtiliyor. Özellikle Mart 2026 döneminde yaklaşık 230 milyon TL + KDV büyüklüğündeki ihalenin ödeme vadelerinin 6 ila 12 aya uzaması, şirketin nakit akışında ciddi bozulmaya neden oldu. Artan faiz oranlarıyla birlikte şirketin borç yükünün sürdürülemez seviyeye ulaştığı ifade edilirken, TRILC’nin 2025 yılında finansman giderlerinin etkisiyle 622,6 milyon TL net zarar açıkladığı kaydedildi.

Kısa vadeli borçlar 5,5 Milyar TL’yi aştı

2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla şirketin bir yıl içinde ödemesi gereken kısa vadeli yükümlülüklerinin 5,57 milyar TL seviyesini geçtiği belirtildi. Dönen varlıkların ise 5,53 milyar TL’de kalması nedeniyle net işletme sermayesinin negatife döndüğü ifade edildi. Yönetimin, duran varlıkları yeniden değerleme yöntemiyle 1,95 milyar TL seviyesine çıkardığı aktarılırken, muhasebe departmanının da 90,8 milyon TL’lik enflasyon muhasebesi zararını dengelemeye çalıştığı öne sürüldü.

Küçük yatırımcı da etkilendi

Türk İlaç ve Serum Sanayi A.Ş.’nde yaşanan süreçte riskin büyük ölçüde kurucu ortaklardan bağımsız yatırımcılara geçtiği değerlendiriliyor. Şirketin 2021 yılındaki halka arz döneminde fiili dolaşım oranı yüzde 30,40 seviyesindeyken, konkordato kararının alındığı Haziran 2026 itibarıyla bu oran yüzde 73,20’ye yükseldi.

Net banka borcu 1,98 milyar TL seviyesine ulaşan TRILC’nin kredi notunun kurumlar tarafından CC (TR) seviyesine düşürüldüğü belirtilirken, şirket yönetiminin bedelsiz sermaye artırımlarıyla toplam hisse sayısını 1 milyar adedin üzerine çıkardığı ifade edildi. Öte yandan bağımsız denetim şirketinin Şubat 2026’da finansal tablolar için olumlu görüş verdiği aktarılırken, ortaya çıkan milyarlarca liralık zararın büyük bölümünün küçük yatırımcının üzerinde kaldığı yorumları yapılıyor.