Son Mühür /Osman Günden- Bu ayki teması “Sivil Özgürlükler” olan seçkide, farklı dönemlerde çekilmiş beş önemli film ücretsiz olarak izleyiciyle buluşacak. Gösterimlerle birlikte izleyiciler, toplumsal yapının kırılma noktalarına, sınıf mücadelesine ve bireyin sistem karşısındaki direnişine tanıklık edecek.
Ayrıntılı bilgi için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kültür-sanat platformu kultursanat.izmir.bel.tr
adresi ziyaret edilebilir.
Çağının ötesinde bir distopya: Metropolis
Alman dışavurumcu sinemanın öncülerinden Fritz Lang’ın yönetmenliğini yaptığı 1927 yapımı Metropolis, dünya sinema tarihinin en etkileyici bilim kurgu klasiklerinden biri kabul ediliyor. Endüstrileşmenin hız kazandığı bir dönemde çekilen film, sınıf ayrımlarının keskinleştiği distopik bir şehirde geçiyor. Toplumsal adaletsizlik, makineleşme ve insan emeğinin sömürülmesi gibi temaları işleyen yapım, sinema tarihine görsel diliyle de damga vurdu. Film, Goethe Institut iş birliğiyle 2 Kasım’da gösterilecek.
Diktatörlüğe karşı bir başkaldırı: Yaşasın Zapata
1952 ABD yapımı Yaşasın Zapata filminde efsane oyuncular Marlon Brando ve Anthony Quinn başrolleri paylaşıyor. Yönetmenliğini Elia Kazan’ın, senaryosunu ise ünlü yazar John Steinbeck’in üstlendiği yapım, Meksika Devrimi’nin simge isimlerinden köylü lider Emiliano Zapata’nın adaletsiz düzene ve diktatör Porfirio Díaz’a karşı verdiği mücadeleyi anlatıyor. Cannes Film Festivali ve Akademi Ödülleri’nden birçok ödülle dönen film, Zapata the Unconquerable eserinden uyarlandı. İzleyiciler filmle 9 Kasım’da buluşacak.
Gerçek bir adalet mücadelesi: Babam İçin
Jim Sheridan’ın yönetmenliğini üstlendiği 1993 yapımı Babam İçin filminde, usta oyuncu Daniel Day-Lewis başrolde yer alıyor. İrlanda-Birleşik Krallık ortak yapımı olan film, 1994 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülüne layık görüldü. Gerçek bir olaya dayanan yapım, 1974’te İngiltere’nin Guildford kentinde yaşanan bombalı saldırı sonrası haksız yere mahkum edilen “Guildford Dörtlüsü”nün adalet arayışını beyaz perdeye taşıyor. Film 16 Kasım’da gösterilecek.
Emeğin sesi: Norma Rae
Martin Ritt’in yönettiği 1979 yapımı Norma Rae, işçi sınıfının hak mücadelesini anlatıyor. Başrolündeki Sally Field, bu performansıyla Cannes Film Festivali ve Oscar’da “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazandı. Tekstil fabrikasında çalışan, yalnız bir annenin sendikal örgütlenme mücadelesini konu alan film, sinema tarihine emek temalı unutulmaz yapımlar arasında adını yazdırdı. Norma Rae 23 Kasım’da izleyiciyle buluşacak.
Kapitalist düzene karşı gençlik: Eğitmenler
2004 yapımı Eğitmenler (The Edukators), Hans Weingartner imzası taşıyor. Senaryosunu Weingartner ile Katharina Held’in kaleme aldığı film, kapitalist düzene başkaldıran üç gencin hikayesini konu alıyor. Jan, Peter ve Jule adlı karakterlerin politik tepkilerle dolu eylemleri üzerinden toplumsal sistem eleştirisi yapan film, Münih Film Festivali’nde “Genç Alman Sineması” ödüllerini kazandı. Gösterim, Goethe Institut iş birliğiyle 30 Kasım’da gerçekleştirilecek.