Son Mühür / Atakan Başpehlivan Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) 27. olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Genel kurulda özellikle son aylarda Orta Doğu’daki çatışma ortamı ve bu ortamın yarattığı ekonomik belirsizlikler ön plana çıktı. Toplantıda söz alan konuşmacılar, bölgedeki gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendirirken, iş dünyasının karşılaştığı zorluklara dikkat çekti.
Sibel Zorlu: Yönümüz; teknoloji yatırımı ve kurumsal güven ortamıdır. Yolumuz ise akıl ve iş birliğidir
Bir süredir Orta Doğu’da devam eden gerilim atmosferinin yüksek faiz ortamında boğuşan iş dünyası için ciddi bir baskı anlamına geldiğini vurgulayan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının cari açıkta ciddi bir sapma yaratacağını hatırlatarak, “İran, Türkiye için üçüncü büyük doğalgaz tedarikçisi. Hürmüz boğazının kapatılmasının ardından petrol fiyatlarının 100 dolarları geçmesi, enerji faturamıza milyarlarca dolarlık ek yük getirecek ve cari açığımızda ciddi sapma riski yaratacak.
Bu maliyet artışları, Merkez Bankası’nın yüzde 15-21 aralığındaki enflasyon tahminine ulaşılmasını neredeyse imkansız hale getiriyor, dezenflasyon sürecini zorlaştırıyor. Jeopolitik gerilimler yüksek faiz ortamındaki iş dünyamız için ilave bir baskı anlamına gelir. Ayrıca İran, yalnızca bir enerji tedarikçisi değil; Orta Asya’ya açılan stratejik bir ticaret koridoru. Sınır geçişlerinde yaşanabilecek aksamalar, ihracat ve transit ticaret gelirlerimizi doğrudan etkileyecek.
Buna ek olarak, olası insani hareketlilik ve artan güvenlik maliyetleri de kamu maliyesi üzerinde yeni yükler oluşturabilir. Dünya hızla değişiyor, jeopolitik riskler artıyor ve rekabet sertleşiyor. Böyle dönemlerde en büyük gücümüz; ortak aklımız, kurumsal hafızamız ve birlikte hareket etme irademizdir. Bizim yönümüz; yüksek katma değerli üretimdir. Yönümüz; enerji ve kaynak verimliliğidir. Yönümüz; teknoloji yatırımı ve kurumsal güven ortamıdır. Yolumuz ise akıl ve iş birliğidir.” şeklinde konuştu.
Bülent Akgerman: Ülkemizde en çok ihtiyaç duyduğumuz kavramların başında güven geliyor
Öte yandan, Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu kavramların başında güvenin geldiğini belirten ve şeffaflığın tam olarak tesis edilmesi gerektiğini kaydederek, ESİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Bülent Akgerman, “Zor dönemler, pusulanın en net olması gereken dönemlerdir.
Bugün ülkemizde en çok ihtiyaç duyduğumuz kavramların başında güven geliyor. Ekonomik, kurumsal ve toplumsal güven olmadan yatırım olmaz, uzun vadeli planlama olmaz, sermaye kalıcı olmaz. Bu güveni duyabilmemiz için yargının bağımsızlığı, öngörülebilirlik ve şeffaflığın tam olarak tesis edilmesi gerekiyor.” dedi.
Kemal Çolakoğlu: Türkiye’de sanayicinin ve iş insanının üretime dört elle sarılması gerektiğini anlatmaya devam edeceğiz
Son olarak, Türkiye’de sanaycinin ve iş dünyasının üretime dört elle sarılması gerektiğini vurgulayan ESİAD 10. Dönem YİK Başkanı Kemal Çolakoğlu ise yaptığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“İnovasyondan, çevreden, kültürden, sanattan bahsetmek isterdim. Bunları konuşup ardından ekonomiyi değerlendirelim isterdim. Ama maalesef bunlara ayıracak ne vaktimiz var ne de gündemimiz. Bu nedenle Türkiye’de sanayicinin ve iş insanının üretime dört elle sarılması gerektiğini anlatmaya devam edeceğiz.”