İzmir'in Kurtuluş Savaşı'ndaki önemi yalnızca askeri zaferle sınırlı değil. Türk milletinin örgütlü direnişe geçişi, Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Milli Mücadele'nin ortak bilince dönüşmesi büyük ölçüde bu şehrin etrafında şekillendi.
İzmir'in Kurtuluş Savaşı'ndaki önemi işgalin uyandırdığı milli bilinç
Birinci Dünya Savaşı sonunda Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması Anadolu'nun işgaline zemin hazırladı. 15 Mayıs 1919'da Yunan kuvvetlerinin İzmir'e çıkması, dağınık ve örgütsüz olan direniş düşüncesini bir anda milli bir uyanışa dönüştürdü.
İzmir'in işgali, İstanbul'dan Anadolu'nun en küçük kasabasına kadar protesto mitinglerine yol açtı. Damat Ferit Hükümeti'nin düşmesine zemin hazırlayan bu süreç, Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışından sadece dört gün önceydi. Yani şehrin işgali, Milli Mücadele'nin doğrudan tetikleyicisi oldu.
İzmir'in Kurtuluş Savaşı'ndaki önemi Büyük Taarruz'un nihai hedefi
Birinci İnönü, İkinci İnönü, Sakarya ve Dumlupınar Muharebeleri ile şekillenen savaşın son halkası 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz oldu. 30 Ağustos'ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde Yunan ordusunun ana kuvvetleri etkisiz hale getirildi.
Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri" emriyle Türk ordusu Ege'ye doğru hareket etti. Fahrettin Altay Paşa komutasındaki 5. Süvari Kolordusu'nun öncü tümenleri farklı kollardan İzmir'e ilerledi.
İzmir'in Kurtuluş Savaşı'ndaki önemi 9 Eylül zaferi
9 Eylül 1922 sabahı Türk süvarileri İzmir'e girdi. Yüzbaşı Şerafettin komutasındaki birlik Hükümet Konağı'na ulaştı. 4. Alay 2. Takım Komutanı Teğmen Ali Rıza, Yunan bayrağını indirip yerine bir İzmirli kadının el yapımı diktiği Türk bayrağını çekti. Türk bayrağı Kadifekale, Sarıkışla, Karşıyaka ve Paket Postanesi'nde de göndere çıktı.
3 yıl 3 ay 24 gün süren işgal sona erdi. Mustafa Kemal Paşa, Fevzi ve İsmet Paşalarla birlikte 10 Eylül sabahı şehre girdi; Hükümet Konağı'nın balkonundan halka seslendi.
İzmir'in Kurtuluş Savaşı'ndaki önemi siyasi sonuçları
İzmir'in kurtuluşu sadece bir şehrin özgürleşmesi değil, Mudanya Ateşkes Antlaşması'na ve ardından 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması'na giden yolu açan kritik adım. 18 Eylül 1922'ye kadar süren Takip Harekâtı ile Batı Anadolu'daki Yunan birlikleri tamamen sınır dışı edildi. Bu süreç hem Boğazların hem Çanakkale ve İstanbul hattının barış yoluyla kurtarılmasının zeminini hazırladı. 9 Eylül, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolun son taşıydı.