İzmir Haberleri

İzmir'de tıbbi facia: Bebeğini bile emziremeden felç kalan anne adalet arıyor!

İzmir’de doğum sonrası beyin kanaması geçirerek felç kalan Avukat Şinda Zorooğlu Akçay’ın davasına giren Adli Tıp Kurumu raporu, gebelik zehirlenmesine rağmen acil sezaryen kararının geciktirildiğini belirterek doktor ihmalini tescilledi. Genç kadının eşi Levent Akçay, doktorun "tahlillerde önemli bir şey yok" dediği saatten tam 5 saat önce zehirlenmeyi gösteren test sonucunun sisteme düştüğünü ama kimsenin dönüp bakmadığını söyledi.

Abone Ol

İzmir’de yaşayan 45 yaşındaki Avukat Şinda Zorooğlu Akçay’ın en mutlu günü, hayatını karartan bir kabusa dönüştü. Doğum yapmak üzere gittiği hastanede iddiaya göre doktor ihmali nedeniyle beyin kanaması geçiren ve sağ tarafı felç kalan talihsiz avukat, artık ne çok sevdiği mesleğini yapabiliyor ne de bebeğini emzirebiliyor. Yaşanan bu tıbbi facianın ardından açılan ceza davası sürerken, dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporu skandalı resmen tescilledi. Rapora göre, gebe zehirlenmesi (preeklampsi) yaşayan hastanın kan sonuçları zamanında incelenmedi ve acil sezaryen kararında geç kalındı.

Karşıyaka 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. K.K. 'bilinçli taksirle yaralama', 5 hastane çalışanı ise 'taksirle yaralama' suçundan yargılanıyor. Sanıklar suçlamaları kabul etmiyor.

Loading...

"Mesaj attım ama cevap gelmedi"

Olay gecesini anlatan Şinda Zorooğlu Akçay’ın kendisi gibi avukat olan eşi Levent Akçay, eşinin tansiyonunun aniden yükselmesi üzerine durumu hemen doktor K.K.'ye mesajla bildirdiğini söyledi. Doktordan "Sabah hastaneye gelin" yanıtı alan aile, ilerleyen saatlerde durumun ağırlaşmasıyla özel bir hastanenin acil servisine koştu.

Hastanede sabaha kadar bir odada bekletildiklerini dile getiren Levent Akçay, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle özetledi:

"Eşimin ağrıları artıyordu. Ebelere sorduğumuzda doktorun haberdar olduğunu söylediler. Sabah saat 08.00’de doktor mesaj atıp tahlillerde önemli bir şey olmadığını, ilaç verip bizi eve göndereceğini yazdı. Bu mesajdan sadece yarım saat sonra eşimi apar topar doğuma aldılar."

Test sonuçları 5 saat boyunca sümen altı edildi

Sezaryen kararı alındığı sırada Şinda Zorooğlu Akçay'ın bilincini çoktan kaybettiği ve tansiyonunun 180'e fırladığı öğrenildi. Doğum bitmesine rağmen genç kadının beyin kanaması geçirdiği saatler sonra fark edildi. Yoğun bakıma giren emekli ebe anne, kızının sağ elini oynatamadığını ve konuşamadığını görünce feryat etti. Ancak o zaman tomografi çekildi.

Adli Tıp Kurumu raporu, hastanede yaşanan bu büyük organizasyon bozukluğunu ve ihmaller zincirini gözler önüne serdi. Raporda, gebelik zehirlenmesinin ağırlaştığını gösteren net bulgulara rağmen Dr. K.K.'nin tahlil sonuçlarını erken dönemde sorgulamadığı ve bu yüzden operasyona geç kalındığı, yani eylemlerinin tıp kurallarına uymadığı açıkça belirtildi. Nabız ve tansiyon kayıtlarını düzenli tutmayan ebeler de kusurlu bulundu. İşin en acı kısmı ise, doktorun "Önemli bir şey yok" dediği saatten tam 5 saat önce, idrar testinde zehirlenmeyi gösteren albümin maddesinin zaten tespit edilmiş olmasıydı. Test sonucu sisteme düşmüş ama kimse bakmamıştı.

"Yuvamıza bomba düştü"

Hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini vurgulayan Levent Akçay, beş yıldır adalet beklediklerini ifade etti. Çok yıprandıklarını ama pes etmeyeceklerini söyleyen Akçay, "Eşimin motor korteksleri etkilendi. Bebeğine hiç bakamadı. Hayatımıza resmen bomba düştü" dedi.

Konuşma güçlüğü çeken ve uzun süre tekerlekli sandalyeye mahkum kalan Avukat Şinda Zorooğlu Akçay ise adalete sığındı. Zorlukla konuşan Akçay, "Mesleğimi yapamıyorum, çocuklarıma bakamıyorum. Önce Allah'a, sonra Türk adaletine güveniyorum" diyerek sorumluların cezalandırılmasını istedi.