Son Mühür/ Beste Temel- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığı, 5 Nisan Avukatlar Günü kapsamında kentin hukuk camiasını bir araya getiren anlamlı bir organizasyona imza attı. Tarihi Havagazı Fabrikası’nın ev sahipliği yaptığı geleneksel kahvaltı buluşmasına, CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen’in yanı sıra yaklaşık 300 avukat katılım sağladı. Hukukun üstünlüğü ve savunma hakkının karşı karşıya kaldığı zorlukların masaya yatırıldığı etkinlikte, özellikle cezaevindeki hukukçuların yaşadığı hak ihlalleri ve infaz yakma uygulamaları gündeme damga vurdu. Genç avukatların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada, idealist bir hukuk düzeninin yeniden tesisi için kararlılık mesajları verildi.
Gökçe Gökçen: "Hak savunuculuğu pişmanlık duyulacak bir suç değildir"
Etkinlikte kürsüye çıkan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, hukuk fakültelerinde anlatılan teorik ilkeler ile adliyelerdeki pratik uygulamalar arasındaki derin uçuruma dikkat çekti. Özellikle cezaevlerinde tutulan avukatlar ve siyasi figürlerin maruz kaldığı "pişmanlık" dayatmasını eleştiren Gökçen, cezaevi gözlem kurullarının objektiflikten uzak kararlarını sert bir dille eleştirdi. Hak savunuculuğu yaptığı için özgürlüğünden mahrum bırakılan bir bireyin, savunduğu değerlerden pişmanlık duymasının beklenemeyeceğini vurgulayan Gökçen, bu tür zorlamaların hukuki değil, tamamen siyasi saiklerle yapıldığını ifade etti. Gökçen, üniversiteden yeni mezun olan genç meslektaşlarının mesleğe adım atarken yaşadıkları hayal kırıklığının, ancak birlikte yürütülecek güçlü bir mücadeleyle aşılabileceğini belirtti.
Tutuklu hukukçulara selam: "Hukuksuzlukla mücadelemiz sürecek"
Konuşmasının önemli bir bölümünü tutuklu meslektaşlarına ayıran Gökçen; Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Can Atalay, Selçuk Kozağaçlı ve Mehmet Pehlivan gibi isimlerin yaşadığı mağduriyetleri tek tek sıraladı. Oya Tekin’in belediye kaynaklarını tasarruflu kullandığı ve ihaleleri kamu eliyle gerçekleştirdiği için hedef alındığını söyleyen Gökçen, Can Atalay’ın ise Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen hukuksuz bir şekilde içerde tutulduğunu hatırlattı. Selçuk Kozağaçlı’nın infaz sürecindeki keyfi uygulamalara ve Mehmet Pehlivan’ın sadece Ekrem İmamoğlu’nun avukatlığını üstlendiği için tutuklanmasına da değinen Gökçen, savunma makamına yönelik bu baskıların aslında halkın hak arama hürriyetine yapılmış bir saldırı olduğunu dile getirerek cezaevindeki yol arkadaşlarına dayanışma selamlarını gönderdi.
Sercan Kaya: "Bağımsız yargı demokrasinin teminatıdır"
Buluşmanın bir diğer önemli ismi olan CHP İzmir Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Sercan Kaya ise konuşmasında, avukatlık mesleğinin toplumsal sorumluluk boyutuna vurgu yaptı. Avukatlığın sadece bir profesyonel faaliyet olmadığını, aynı zamanda özgürlüklerin ve insan haklarının sarsılmaz kalesi olduğunu belirten Kaya, adalet duygusunun zedelendiği bir toplumda kimsenin hukuk güvenliğinin kalmayacağını ifade etti. Güçlü bir demokrasinin ancak etkin bir savunma ve bağımsız bir yargı ile mümkün olabileceğini söyleyen Kaya, hukukun siyasallaşmasına karşı durmanın her avukatın asli görevi olduğunu hatırlattı. Kaya, mesleğini onuruyla icra eden tüm avukatların gününü kutlayarak, hayatını kaybeden meslektaşlarını rahmetle andı.
Dayanışma mesajı: "Daha adil günlerde buluşacağız"
Etkinliğin kapanış bölümünde, savunma makamının karşılaştığı sistematik baskılara rağmen geri adım atılmayacağı mesajı verildi. Gökçe Gökçen, İzmir Barosu’nun ve İzmirli avukatların tarihsel süreçteki dik duruşunun tüm Türkiye’ye örnek olduğunu belirterek, haksızlıkların karşısında set oluşturmaya devam edeceklerini söyledi. Avukatların bir araya gelerek sergilediği bu dayanışmanın, hukuka aykırı adımları atanlar üzerinde caydırıcı bir güç oluşturduğunu ifade eden Gökçen, geleceğin çok daha adil ve demokratik bir Türkiye’de inşa edileceğine olan inancını paylaştı. Katılımcı avukatlar, mesleki sorunların çözümüne yönelik görüş alışverişinde bulunurken, bu tür organizasyonların mücadele azmini güçlendirdiğini vurguladı.