Son Mühür / Beste Temel- İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Meslek Fabrikası, kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen projeleriyle ilham verici başarı hikayelerine kapı aralamaya devam ediyor. Bu hikayelerin son kahramanlarından biri de Kemalpaşa Ören’de yaşayan Yasemin Erday Koç oldu. Başlangıçta sadece hobi amaçlı ve kendi tüketimi için tıbbi aromatik bitkilerle ilgilenmeye başlayan Koç, aldığı eğitimlerin ardından rotasını profesyonel üretime ve ticarete kırdı.
Emeklilikte toprakla buluştu
Aslen ziraat mühendisi olan ancak ömrünün 26 yılını sınıf öğretmenliğine adayan Koç, emeklilik döneminde toprakla yeniden buluşma kararı aldı. 2025 yılının sonbaharında katıldığı Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursu, onun için bir dönüm noktası oldu. Kendi bahçesinde ilk salep yumrularını toprakla buluşturan girişimci kadın, bugün hasat gününü bekleyen ve işini büyütmeyi hedefleyen bir üretici konumunda.
Koç, bu süreci şu sözlerle aktarıyor: “Meslek Fabrikası benim hayata bakış açımı değiştirdi. Kurslara kendim için bir şeyler yapmak amacıyla katılmıştım, ancak kendimi bahçede üretim yaparken buldum.”
"20 metrekarelik alanda 2 bin fide"
Emeklilik sonrası atıl kalmak yerine üretmeyi seçen Yasemin Erday Koç, akademik bilgisini pratikle birleştirerek bahçesini bir üretim sahasına dönüştürdü. Gelecek planlarını paylaşan Koç, “Emekli olduktan sonra mesleğimi yapmak istedim. Ne yapabilirim diye düşünürken Kemalpaşa’daki bahçemizi değerlendirmek istedim. 2025 yılının ekim ayında Meslek Fabrikası’nda Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursuna katıldım. Bu kurstan sonra kafamda salep bitkisi yetiştirme fikri uyandı. Aralık ayında ilk salep yumrularını bahçemize diktim. Bu yıl mayıs-haziran aylarında ilk ürünlerimizi toplamayı hedefliyorum. İlk etapta 20 metrekarelik alanda 2 bin fide ile dikime başladım, önümüzdeki yıldan itibaren fide sayısını artırmayı planlıyorum” diye konuştu.
“Hayata bakış açımı değiştirdi”
Koç, yalnızca kendi bahçesinde üretim yapmakla kalmayıp, edindiği bilgileri çevresindeki kadınlara ve çocuklara da aktarıyor. Mahalledeki üç komşusunun daha salep üretimine başlamasına vesile olan Koç, ev hanımlarının bu tür teknik eğitimlerle desteklenmesinin önemine inanıyor. Bitkilerin işlenmesi konusunda da uzmanlaşan girişimci, “Ev hanımları bahçe işleriyle uğraşıyor ancak bazı bitki türlerini tanımıyor. Özellikle salep içeceğinin hangi bitkiden elde edildiğini pek çok kişi bilmiyor. Tıbbi aromatik bitki yetiştiricilerinin artmasını çok isterim. Meslek Fabrikası benim hayata bakış açımı değiştirdi. Kurslara kendim için bir şeyler yapmak amacıyla katılmıştım, ancak bugün kendimi üretim yaparken buldum. Mesleği olmayan kişiler için de bu kursların önemli bir kariyer kapısı açacağına inanıyorum” dedi.
Eğitimci kimliğini üretim heyecanıyla birleştiren Koç, sözlerine şöyle devam etti: “İlk baştaki amacım yalnızca kendi salebimizi üretip içmekti. Ancak eğitimci yönüm ağır basınca bu endemik bitkiyi çevreme tanıtmak istedim. Farkındalık oluşturmak için mahallemdeki üreticilerle iletişim kurdum. Lavanta, biberiye ve mercanköşk gibi bitkilerim vardı. Bu kurstan sonra o bitkilerden yağ elde etmeyi öğrendim. Elde ettiğim yağlarla kendi sabunumu üretmeye başladım.”
“O binanın Büyükşehir’de kalması için ne gerekirse yapalım”
Başarısında büyük payı olan eğitim merkezine sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Yasemin Erday Koç, Halkapınar’daki kurs merkezinin korunması için dayanışma çağrısında bulundu. Merkezin bir yönetim üssü olduğunu belirten Koç, “Halkapınar’daki binanın Meslek Fabrikası’nın beyni olduğunu düşünüyorum. Tüm çalışmalar oradan yönetiliyor. O binanın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kalması için ne gerekiyorsa yapalım. Hepimiz destekliyoruz. Hem tarihi yapısı hem de kursların yönetim merkezi olması nedeniyle çok önemli bir yer” ifadelerini kullandı.