Dünyanın en büyük varlık fonu olarak bilinen Norveç Varlık Fonu, Türkiye’de yaklaşık 600 milyon dolarlık varlığını yöneten İstanbul Portföy Yönetim ile ilişkisini sonlandırma kararı aldı. Kararın arkasında, İzmir merkezli iki çimento şirketinin hisselerinde yapıldığı öne sürülen manipülasyon ve buna bağlı olarak verilen SPK cezasının bulunduğu belirtildi.
Fonun küresel büyüklüğü 2,1 trilyon dolar seviyesinde bulunurken, Türkiye’de ortak olduğu banka aracılığıyla yönettiği toplam varlık miktarının ise yaklaşık 1,8 milyar dolar olduğu ifade ediliyor.
18,5 milyon TL’lik ceza
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), İstanbul Portföy’ün yönetici ortağı Tufan Deriner’e, Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii AŞ (BTCIM) ve Batısöke Söke Çimento Sanayii TAŞ (BSOKE) hisselerinde “arz, talep ve fiyat hakkında yanıltıcı izlenim oluşturduğu” gerekçesiyle 18,5 milyon TL idari para cezası uyguladı.
Kararın 23 Ekim 2025 tarihli SPK bülteninde yer aldığı öğrenildi. Söz konusu ceza, fonun Türkiye’deki iş ortaklığına dair değerlendirmelerini yeniden gözden geçirmesine neden oldu.
“Proaktif açıklama yapılmadı” vurgusu
Konuya yakın kaynaklar, Norveçli fonun ilişkiyi sonlandırma kararında, cezanın ciddiyetinin yanı sıra ilgili gelişmenin kamuoyuna proaktif biçimde duyurulmamasının etkili olduğunu belirtti.
Öte yandan, cezaya konu işlemlerin Norveç fonunun yatırım bankası üzerinden yürütülen Türkiye fonlarıyla bağlantılı olmadığı, bu fonların İstanbul Portföy bünyesinde farklı bir portföy yöneticisi tarafından idare edildiği ifade edildi.
Manipülasyon iddiaları nedeniyle ceza alan Deriner’in konuya ilişkin yorum yapmadığı, İstanbul Portföy’ün ise SPK kararında doğrudan taraf olarak yer almadığı kaydedildi.
Yeni portföy şirketi arayışı başladı
Norveç Varlık Fonu’nun, Türkiye’de yönettiği varlıklar için yeni bir portföy yönetim şirketi arayışına girdiği ve çeşitli Türk varlık yönetim şirketlerinden teklif aldığı öğrenildi.
Yeni iş ortağına ilişkin kararın önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor. Gelişme, yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarındaki düzenleyici süreçlere ve kurumsal yönetişim standartlarına verdiği önemi bir kez daha gündeme taşıdı.