İzmir’in Menderes ilçesinde infial yaratan asansör kazasına ilişkin hukuk mücadelesinde çarpıcı bir gelişme yaşandı. 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın yaşamını yitirdiği olayla ilgili dosyaya giren bilirkişi raporu ve kederli annenin feryadı, duruşmaya damga vurdu.
Nakliye sırasında gelen zamansız ölüm
Yürekleri dağlayan olay, 20 Eylül 2025 tarihinde Menderes’in Cüneytbey Mahallesi'nde gerçekleşti. Bölgedeki bir evin taşınma işlemleri sürerken, binanın dış cephesine kurulan nakliye asansöründeki üçlü koltuk, henüz belirlenemeyen bir sebeple dengesini kaybederek aşağıda bulunan 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın üzerine düştü. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan küçük Ebrar, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu. Olayın ardından başlatılan geniş kapsamlı soruşturmada, nakliye firması yetkilileri Efecan ve Mustafa Güngör tutuklanırken, Suriye uyruklu çalışan A.H.M. ise adli makamlarca serbest bırakıldı.
Bilirkişi raporu: Anneye şok suçlama
Menderes 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci celsesinde, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun detayları açıklandı. Teknik incelemeler sonucunda hazırlanan raporda, sanık Efecan Güngör "asli kusurlu", Mustafa Güngör ise "tali kusurlu" olarak nitelendirildi. Raporun en dikkat çeken ve tartışma yaratan kısmı ise, olay anında kızının yanında bulunmadığı gerekçesiyle anne Songül Lök’ün de "tali kusurlu" bulunması oldu. Hayatını kaybeden Ebrar’ın ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı resmi kayıtlara geçti. Sanıklar ise savunmalarında, asansör kurulumunda teknik bir hata olmadığını, facianın o an başlayan şiddetli rüzgar nedeniyle gerçekleştiğini öne sürdüler.
"Ben kızıma git öl mü diyeceğim?"
Duruşma salonunda bilirkişi raporuna ve sanık savunmalarına karşı söz alan anne Songül Lök, gözyaşları içinde isyan etti. Yaşadığı evlat acısının tarif edilemez olduğunu vurgulayan kederli anne, suçlamaları reddederek hayatının en karanlık döneminden geçtiğini belirtti. Kızının bir anlık boşlukta, kendisinden habersiz dışarı çıktığını ifade eden Lök, "Ben şu an cehennemi yaşıyorum. Kızımın telafisi yok. Bir anne evladına bilinçli olarak böyle bir zarar gelmesini ister mi? Çok doluyum, acım tazeyken bir de kusurlu ilan edilmemi kabul edemiyorum" sözleriyle mahkeme heyetine seslendi.
Yargılama Şubat ayına ertelendi
Savcılık makamı, sanıkların "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep ederken, mevcut delil durumunu göz önünde bulundurarak tutukluluk hallerinin devamını istedi. Sanık avukatlarının tahliye taleplerini değerlendiren mahkeme hakimi, Efecan ve Mustafa Güngör’ün tutukluluk halinin devamına karar verdi. Hakkında yakalama kararı bulunan firari sanık A.H.M.’nin dosyasının akıbeti ve eksik hususların giderilmesi için duruşma 27 Şubat tarihine ertelendi.