Tahran'ın asıl hedefi doğrudan Dubai değil. İran Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail'in 28 Şubat sabahı başlattığı büyük çaplı operasyona misilleme olarak bölgedeki Amerikan askeri üslerini ateş altına aldı. Dubai ve Abu Dabi'nin hedef listesine girmesinin temel sebebi, BAE topraklarında konuşlanan ABD askeri varlığı.
İran'ın Dubai saldırısının asıl hedefi ne?
İran'ın BAE'yi hedef almasının birinci nedeni Al Dhafra Hava Üssü. Abu Dabi yakınlarında bulunan bu üs, BAE ve ABD Hava Kuvvetleri tarafından ortaklaşa kullanılıyor. Pentagon'un Orta Doğu'daki en kritik hava operasyon merkezlerinden biri olan Al Dhafra, İran'a yönelik saldırılarda aktif rol oynadı. Tahran yönetimi bu nedenle üssü meşru hedef olarak ilan etti.
İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü durumu açık bir dille ortaya koydu: ABD ve İsrail'e yardım eden her üs hedef alınacak. Bu açıklama, saldırıların neden yalnızca İsrail'le sınırlı kalmadığını ve Körfez ülkelerine sıçradığını açıklıyor.
Dubai'de ne oldu? Saldırıların bilançosu
İran füzeleri Abu Dabi'deki askeri hedeflerin yanı sıra Dubai'nin sivil bölgelerine de isabet etti. Palm Jumeirah yakınlarındaki lüks Fairmont The Palm otelinin girişinde şiddetli bir patlama yaşandı ve büyük yangın çıktı. Burj Khalifa yakınlarındaki bir bölge de füze enkazından etkilendi. Dubai Havalimanı'ndaki tüm uçuşlar süresiz askıya alındı.
BAE Savunma Bakanlığı'nın açıklamasına göre toplam 165 balistik füze tespit edildi, bunlardan 152'si hava savunma sistemleri tarafından imha edildi. Ayrıca 541 İran insansız hava aracı belirlendi ve 506'sı etkisiz hale getirildi. Savunma sistemlerini aşan füze ve drone parçaları ise sivil bölgelere düştü. Saldırılarda 3 kişi hayatını kaybetti, 58 kişi yaralandı. Hayatını kaybedenlerin Pakistan, Nepal ve Bangladeş vatandaşı olduğu açıklandı.
İran neden Körfez ülkelerini hedef alıyor?
İran'ın Körfez stratejisi birkaç temel mantığa dayanıyor. Tahran, ABD-İsrail saldırısını rejim değişikliği girişimi olarak değerlendiriyor ve buna karşılık tüm Amerikan varlıklarını meşru hedef ilan etti. BAE dışında Katar'daki El-Udeid Hava Üssü, Bahreyn'deki 5. Filo Karargahı, Kuveyt'teki Ali Al-Salem Hava Üssü ve Ürdün'deki Muwaffaq Salti Üssü de saldırı listesinde yer aldı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise saldırıların ilgili ülkeleri değil yalnızca ABD askeri noktalarını hedef aldığını savundu. Ancak hava savunma sistemlerinin yetersiz kaldığı noktalarda füze enkazları sivil yerleşim alanlarına düştü. Dubai gibi küresel bir ticaret ve turizm merkezinin savaşın ortasına çekilmesi, krizin uluslararası toplumun kontrolünden çıktığı yorumlarına yol açtı.
Türkiye'nin diplomatik çabaları
Dikkat çeken bir detay olarak İncirlik Üssü İran'ın hedef listesinde yer almadı. Ankara ile Tahran arasındaki diplomatik ilişkiler ve Türkiye'nin çatışmada tarafsız kalma politikası bu durumun temel sebebi olarak gösteriliyor. Türkiye hava sahasını ve sularını saldırı amaçlı kullandırmayacağını açıklarken, arabuluculuk için hazır olduğunu yineledi.