İZMİR HABERLERİ

İnciraltı'nın yeni dönemi hakkında Özgener'den dikkat çeken açıklama!

İzmir’de düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı’nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İnciraltı bölgesinin sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, bu alanın doğru planlama ve yatırımlarla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Tugay, bölgenin sağlık turizmine kazandırılmasının İzmir’e büyük katkı sağlayacağını ifade etti.

Abone Ol

Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir’de sağlık turizminin geliştirilmesine yönelik önemli bir buluşma gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in katılımıyla İzmir Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı yapıldı.

Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanarak İzmir İnciraltı Turizm Merkezi İptal edilmişti. Toplantıda Konuşan ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Uzun yıllardır farklı yönleriyle tartışılan, geçtiğimiz günlerde de Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla turizm merkezi statüsü kaldırılan İnciraltı’nı; atıl bir alan olmaktan çıkarıp, İzmir’in geleceğini şekillendirecek stratejik bir dönüşüm projesi olarak ele almamız gerektiğine inanıyoruz. Bizler, İzmir’de İnciraltı’nın merkezde olduğu bir Sağlık Turizmi Vadisi modeli oluşturulmasının mümkün olduğuna inanıyoruz. İnciraltı’nın bu model doğrultusunda planlanması; sağlık hizmetlerinin sunulduğu, ileri teknoloji ve Ar-Ge’nin üretildiği, uluslararası hastaların ağırlandığı, aynı zamanda yaşam kalitesi yüksek bir çevre sunan yeni nesil bir destinasyon anlamına geliyor. Çünkü doğru değerlendirilirse, İnciraltı’nın, İzmir’in sağlık turizminde dünya ligine çıkmasını sağlayacak bir kaldıraç olacağı kanaatindeyiz. Bu nedenle; yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen bu alan için artık kararlılık, uzlaşma ve ortak akıl ile somut adım atma zamanı olduğunu düşünüyoruz. Tüm kurumlarımızın katkısıyla, İnciraltı’nın planlama sürecinin tamamlanarak kent ekonomisine kazandırılmasının, İzmir adına stratejik bir eşik olacağına inanıyoruz. Bugün burada hep birlikte atacağımız adımlar, İzmir’in bu alanda geleceğin öncü şehirlerden biri olma hedefinin önünü açacaktır” dedi.

“Pazardaki payını arttırabilecek tüm dinamiklere sahip”

Özgener'in konuşmasının devamı şu şekilde konuştu;

“Sağlık turizmi, dünyada hızla büyüyen ve rekabetin giderek derinleştiği stratejik bir alan haline gelmiş durumda. Artan sağlık maliyetleri, yaşlanan dünya nüfusu ve kaliteli hizmete erişim ihtiyacı; hastaları sınır ötesi çözümlere yönlendiriyor. Bu küresel eğilimler, doğru konumlanan şehirler için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. Medical Tourism Market (2023-2032) araştırma raporuna göre, bugün 100 milyar dolar bir pazar hacmine sahip sektörün 2032 yılına kadar 300 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. Yılın oniki ayına yayılan kapasitesiyle, ülke ekonomileri için kritik önem taşıyor. Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını arttırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz: Medikal Turizm, Termal Turizm, Sağlıklı Yaşam ve Üçüncü Yaş Turizmi.

Medikal turizmde İzmir estetik operasyonlar, saç ekimi ve diş tedavileri gibi alanlarda Avrupa’dan hasta çekebilen bir şehir. Hem yüksek kalite sunuyoruz hem de ciddi bir maliyet avantajımız var. Termal turizmde sadece mevcut kapasitemizle değil, henüz tam anlamıyla değerlendirilmemiş büyük bir zenginlikle öne çıkıyoruz. Balçova’daki aktif tesislerimizin yanı sıra Dikili ve Seferihisar gibi bölgelerde, doğru yatırımlarla dünya ölçeğinde cazibe merkezi haline gelebilecek güçlü kaynaklarımız bulunuyor.”

Coğrafi konum vurgusu

“Yine kentimizin iklimi, yaşam kalitesi ve güvenli şehir yapısı özellikle uzun süreli konaklama ve tedavi süreçleri için önemli bir avantaj sağlıyor. Avrupa’da milyonlarca emeklinin, yılın önemli bir bölümünü farklı ülkelerde geçirmeyi tercih ettiği düşünüldüğünde; İzmir bu talebi karşılayabilecek en güçlü adaylardan biri olarak öne çıkıyor. Coğrafi konumumuz ve güçlü sağlık altyapımız sayesinde Almanya’dan veya Hollanda’dan gelen bir ziyaretçi, sabah uçağa binip aynı gün İzmir’de tedavi sürecine başlayabiliyor. Dolayısıyla bu erişilebilirlik, kentimizi hızlı ve pratik bir merkez haline getiriyor. İzmir’in sunduğu imkanlar yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı değil. Kentimize tedavi için gelen bir ziyaretçi aynı seyahat içerisinde Efes Antik Kenti’ni ziyaret edebiliyor, Meryem Ana Evi gibi önemli inanç turizmi merkezlerini görebiliyor veya Kemeraltı ya da Urla’da gastronomi deneyimi yaşayabiliyor. Bu çok katmanlı turizm deneyimi, İzmir’i yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomi turizmini bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon haline getiriyor.”

“Rekabet şehirler arasında da yaşanıyor”

“Ancak bu potansiyeli kalıcı bir başarıya dönüştürebilmek için, sağlık turizmini yalnızca sağlık hizmetleri perspektifinden değil; bütüncül bir değer zinciri olarak ele almak durumundayız. Çünkü sağlık turizmi; ulaşım altyapısından konaklama kalitesine, dijital tanıtımdan uluslararası akreditasyona, insan kaynağından şehir deneyimine kadar uzanan çok boyutlu bir ekosistemi gerektiriyor. Bu noktada İzmir’in en büyük avantajı, güçlü kurumları, nitelikli insan kaynağı ve iş birliği kültürü ile bu ekosistemi oluşturabilecek kapasiteye sahip olması. Önümüzdeki dönemde; uluslararası tanıtım faaliyetlerini daha hedef odaklı hale getirmeli, dijital platformlarda görünürlüğümüzü artırmalı, sağlık kuruluşlarımızın uluslararası akreditasyon süreçlerini desteklemeli, nitelikli ara insan kaynağı yetiştirmeye odaklanmalı ve en önemlisi, tüm paydaşları kapsayan koordineli bir yönetim modeli oluşturmalıyız. Çünkü artık rekabet sadece ülkeler arasında değil, şehirler arasında yaşanıyor. Ve bu rekabette öne çıkanlar; vizyonunu net ortaya koyan, birlikte hareket edebilen ve kendini doğru anlatabilen şehirler oluyor. İzmir olarak bizler; sahip olduğumuz doğal zenginlikler, güçlü sağlık altyapımız, yaşam kalitemiz ve stratejik konumumuzla bu yarışta güçlü bir konumdayız.”

“Turizm altyapısını sağlıkla entegre edebildikleri için başarı”

“İzmir Ticaret Odası olarak, gerek yerelde gerek uluslararası düzeyde bu alanda yürüttüğümüz çalışmalar bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Dünyada sağlık turizminde öne çıkan şehirler; yalnızca güçlü hastanelere sahip oldukları için değil, planlı sağlık yerleşkeleri kurabildikleri, kümelenme modellerini hayata geçirebildikleri ve turizm altyapısını sağlıkla entegre edebildikleri için başarıya ulaşıyor. Bugün dünyada rekabet eden şehirler; sadece bina yapan değil, yaşam alanı tasarlayanlar. İzmir’in de bu vizyonla hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz. Artık mesele tekil yatırımlar değil; bütüncül vizyon ortaya koyabilmek. İşte tam da bu noktada, İzmir için önümüzde güçlü bir fırsat bulunuyor.”