Son Mühür- Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kapsamında üç milletvekilinin Kasım 2025’te İmralı’da gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin 16 sayfalık tutanaklar yayımlandı. Belgelerde, terör örgütü PKK’nın yapısından Suriye politikalarına, geçmişte yürütülen temaslardan bölgesel değerlendirmelere kadar çok sayıda başlık yer aldı.
Üç partiden ortak ziyaret
Tutanaklara göre, 24 Kasım 2025 tarihinde MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’dan oluşan heyet İmralı’da görüşme gerçekleştirdi. Ziyarette yapılan değerlendirmeler ve Abdullah Öcalan’ın ifadeleri, tutanaklara ayrıntılı şekilde yansıdı.
PKK’nın etnik yapısına ilişkin değerlendirme
Teröristbaşı Öcalan, PKK içindeki etnik dağılıma ilişkin açıklamalarında, Kandil’deki üst düzey kadronun başında Türk kökenli Duran Kalkan’ın bulunduğunu belirtti. Örgüt yapısı içerisinde geçmişten bu yana Türk kökenli bir grubun etkili olduğunu ifade etti.
Suriye için “Demokratik entegrasyon” vurgusu
Tutanaklarda, Suriye’ye yönelik değerlendirmeler de yer aldı. Öcalan, İsrail’in önerdiği İbrahim Anlaşması yaklaşımının ya da İran merkezli Şii eksenli projelerin Suriye için uygun olmadığını dile getirdi. Bunun yerine demokratik entegrasyonun önemine dikkat çekti.
SDG ve yerel demokrasi açıklamaları
Öcalan, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Mazlum Abdi’nin kendisine yakın isimlerden biri olduğunu ifade etti. Suriye’de üniter devlet yapısına doğrudan karşı çıkmadığını belirten Öcalan, yerel demokrasi ve sivil toplumun yok sayıldığı bir modelin kabul edilemeyeceğini söyledi.
“Kürt devletçiliği” ifadesi
Tutanaklarda yer alan bir diğer başlıkta, Öcalan’ın İsrail’e atfen “Kürt devletçiliğinin gerekli olduğu, aksi halde bölgede ayakta kalmanın ve hegemonya kurmanın mümkün olmayacağı” yönündeki sözleri dikkat çekti.
Devletle geçmiş temaslar ve Özal değerlendirmesi
Öcalan, terör sorununun çözümüne ilişkin olarak devletle 1992 yılından bu yana temas halinde olduğunu belirtti. Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Necmettin Erbakan dönemlerinde yürütülen, kamuoyuna yansımamış diplomatik görüşmelere değindi.
Cumhurbaşkanı Turgut Özal dönemindeki girişimleri değerlendiren Öcalan, o dönemde yapılan uyarıların değerini yıllar sonra anladığını ifade etti. Özal’ın, silahlı mücadelenin sürdürülmesi halinde tüm çabaların boşa gideceğini söylediğini aktaran Öcalan, bu süreçte geç kaldığını ve o dönemde “toy” davrandığını dile getirdi.