İZMİR HABERLERİ

İHH İzmir’den sarsıcı rapor! "Ortak irade yoksa zulüm bitmez!"

İHH İzmir İl Teşkilat Başkanı Avukat Halit Çelik, İslam coğrafyasında sistematik hale gelen çocuk katliamlarına karşı uluslararası kamuoyuna ve Müslüman liderlere tarihi bir birlik çağrısında bulundu. Küresel sistemin Epstein dosyaları gibi kirli ağlarla rehin alındığını belirten Çelik, Gazze’den Doğu Türkistan’a uzanan vahşetin ancak mezhep kavgalarını bir kenara bırakan ortak bir iradeyle durdurulabileceğini vurguladı.

Abone Ol

Son Mühür- İHH (İnsani yardım derneği) İzmir İl Teşkilat Başkanı Avukat Halit Çelik tarafından gerçekleştirilen açıklamada, İslam dünyasının maruz kaldığı sistematik saldırılar ve küresel güçlerin bu zulümdeki payı sert bir dille eleştirildi. Çelik, parçalanmışlığın bedelini çocukların canıyla ödediğini vurgulayarak acil birlik çağrısında bulundu.

Değişen coğrafyalar, değişmeyen kurbanlar: Masumiyet ateş hattında

İslam dünyasının dört bir yanından yükselen feryatlar, modern çağın en büyük trajedisini gözler önüne seriyor. Dün Bosna, Çeçenistan ve Afganistan’da tanık olduğumuz kanlı sahneler; bugün Suriye, Irak, Sudan ve Gazze gibi bölgelerde aynı şiddetle devam ediyor. İHH İzmir İl Teşkilat Başkanı Avukat Halit Çelik’in ifadelerine göre, takvimler ve mekânlar değişse de namluların ucundaki kurbanlar hiç değişmiyor: Kadınlar, yaşlılar ve en acısı, tonlarca ağırlıktaki bombaların hedefi olan masum çocuklar. Failin ve kullanılan mühimmatın menşeinin belli olduğunu belirten Çelik, ABD ve İsrail menşeli silahların şehirleri haritadan silerken, Müslümanların kendi içindeki parçalanmışlığı beslemesinin en büyük düşman olduğunu dile getirdi.

Emperyalist kuşatma ve mezhepsel tuzakların ağır bedeli

Emperyalist güçlerin İslam topraklarını adım adım işgal ederek aileleri parçaladığına dikkat çeken Halit Çelik, enerjimizi tüketen etnik tartışmaların ve mezhep kavgalarının yalnızca katillerin işine yaradığını hatırlattı. Havadan düşen bombaların kurbanın inancını, mezhebini ya da meşrebini sorgulamadığını vurgulayan Çelik, hedefin doğrudan İslam dünyasının varlığı olduğunu ifade etti. 1,8 milyar nüfusa ve 57 ülkeye sahip olan İslam coğrafyasının, Gazze’deki bir çocuğun canını kurtaracak ortak bir irade sergileyememesinin bir güçsüzlükten ziyade derin bir dağınıklık hali olduğu gerçeğiyle yüzleşilmesi gerektiğini savundu.

Gazze’den Doğu Türkistan’a: Rakamlarla insanlık dramı

2023 yılının Ekim ayından bu yana yaşanan veriler, vahşetin boyutlarını dehşet verici bir noktaya taşıdı. Gazze’de 21 binden fazla çocuğun yaşamını yitirdiği, 44 bin 500’den fazlasının ise ağır yaralanmalar ve uzuv kayıplarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Özellikle tıbbi imkânsızlıklar nedeniyle anestezi dahi yapılmadan gerçekleştirilen cerrahi müdahaleler, insanlık onurunun nerede can çekiştiğini gösteriyor. Batı Şeria, Kudüs ve Lübnan’da binden fazla çocuğun katledildiği, İran’da ise 200’den fazla evladın saldırıların kurbanı olduğu ifade edildi. Sudan’daki iç savaş ve kıtlık nedeniyle yarım milyonu aşkın çocuğun vefatı ile Doğu Türkistan’da 1 milyona yakın çocuğun ailelerinden koparılması, küresel sessizliğin en acı sonuçları olarak kayda geçti.

Küresel sistem ve Epstein dosyaları

Dünya sisteminin zalimi koruyup mazlumu cezalandıran çarpık yapısına değinen Avukat Halit Çelik, Batı’nın "medeniyet" maskesinin ardındaki kirli pazarlıklara dikkat çekti. Epstein dosyalarının ortaya koyduğu sapkın ilişkiler ağının, aslında İslam coğrafyasındaki çocuk kıyımıyla görünmez bağları olduğunu iddia eden Çelik, Batılı karar vericilerin bu katliamlar karşısında "sağır ve dilsiz" kesilmesinin nedeninin, şantajla rehin alınmış vicdanlar olduğunu belirtti. Ruhunu karanlık odaklara satmış bir sistemden Müslüman çocuklar için adalet beklemenin beyhude bir çaba olduğu, bu küresel çarkın ancak Müslümanların birliğiyle durdurulabileceği ifade edildi.

Saldırı zinciri ve son halkalar

Günümüzde İran’a yönelen saldırıların yalnızca bu ülke ile sınırlı kalmayacağının altı çizildi. Filistin, Lübnan, Yemen ve Suriye’yi kapsayan geniş bir saldırganlık zincirinin parçası olarak nitelendirilen bu süreçte, işgalcilerin mevcut konjonktürü kendilerine tehdit teşkil eden tüm unsurları tasfiye etmek için bir fırsat olarak gördüğü belirtildi. İran’ın geçmişteki politikalarının yol açtığı acılar bilinse de bugün yürütülen savaşın tüm İslam coğrafyasına karşı bir varoluş savaşı olduğu ve bu bilinçle hareket edilmesinin bir zorunluluk olduğu basın açıklamasının can alıcı noktalarından birini oluşturdu.

Ortak irade ve küresel vicdan çağrısı

Açıklamanın sonunda, İslam dünyasının liderlerine seslenilerek siyasi, ekonomik ve askeri gücün mazlumları koruyacak bir "ortak iradeye" dönüştürülmesi talep edildi. Uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler’e ve bölge ülkelerine acil müdahale çağrısı yapan İHH İzmir İl Teşkilat Başkanı Avukat Halit Çelik, bu küresel vahşetin sadece çocukları değil, tüm insanlığın onurunu hedef aldığını belirtti. Eğer İslâm dünyası kendi iç çekişmelerinden sıyrılıp birleşmezse, kirli çarkların masumların kanıyla yağlanmaya devam edeceği uyarısında bulunularak adaletin tesisi için topyekûn bir duruş sergilenmesi gerektiği vurgulandı.