İZMİR HABERLERİ

İçinizdeki Don Kişot'u yakalayın!

İzmir Şehir Tiyatroları'nın bu sezon sahnelediği ikinci oyun olan Don Kişot, aile tiyatrosu örneklerinden biri... Oyunun yönetmeni Ahmet Ayaz Yılmaz, Don Kişot'un yaratılış öyküsünü anlatarak tüm sanatseverleri oyunu izlemeye davet etti.

Abone Ol

Son Mühür/ Seçil Ünlü - Son Mühür Televizyonu'nda yayımlanan Sıcak Bakış programına konuk olan, İzmir Şehir Tiyatroları Sanatçısı, Oyuncu, Yönetmen Ahmet Ayaz Yılmaz Tunç Erciyas'ın Don Kişot oyunu ile ilgili sorularını yanıtladı.


Don Kişot çağdaş bir masal, aile tiyatrosu örneği...

Ahmet Ayaz Yılmaz aile tiyatrosu kavramını anlattı.

" 'Aile tiyatrosu ne demek?' diye çok soruldu. Bir taraftan Bakanlık bu yılı “Aile Yılı” olarak açıkladı, bir taraftan da bu yönde sorular aldım. Tamamen bağımsız bir seçimdi. Bizim projemiz yola çıktığı zaman Don Kişot gibi, 1605 yılında yazılmış ve belki de dünya roman tarihinin ilki olarak adlandırılan bir eseri sahneye taşımak istedik. Günün sonunda ben eser üzerinde çalışırken aklımıza böyle bir fikir geldi. Aslında biz, çocuklar tiyatromuza geldiği zaman ailelerin dışarıda beklemesini istemiyoruz. Ailelerle birlikte hafta sonu değerli vakit geçirsinler istiyoruz. Türk Tiyatrosu'nda böyle ayrımlar var, dünya tiyatrosunda ise bir genelleme söz konusu. İngiltere’de, Almanya’da sadece bu türler için yapılmış eserler var. Çocuk tiyatrosunu tek bir potada eritmemek lazım, kendi içerisinde çok gruplara ayrılması gerekir. Don Kişot'da da yapmaya çalıştığımız şey, anne, baba ve çocuğun bütün etkinlik boyunca beraber kalmasıydı. Hazırlığımızı buna göre yaptık, bunu elde etmek istedik."

Neden Don Kişot?

"Aslında çok küçük bir dünya, büyük sandığımız. Sanat dünyası da öyle. Herkes birbiriyle savaşıyor, herkes her dakika kılıcını çekiyor ve düşman arıyor. Don Kişot'un öyküsünde de biliyorsunuz, meşhur yel değirmenleri hikâyesi vardır. Don Kişot yel değirmenlerini düşman sanıyor ama aslında öyle bir düşman yok, o onun kendi hülyası. Biz bu eserde şunu söylüyoruz, kendi küçük dünyamızda birlikte üretirken bu kadar kılıç çıkarmayalım, dostça üretelim, birbirimizi düşman sanmayalım."

Prömiyer gecesi..

Seyircinin alkışı bambaşka bir duygudur. Yönetmen Yılmaz, seyirciler arasında izlediğinde neler hissettiğini anlattı.

"Biz bir sahne için çok uzun süre çalışıyoruz. Artık seyirciyle buluştuğundaki o gözlemi, o hissiyatı kaybediyoruz. Daha çok bir proje gibi bakıyoruz. Seyirciyle ilk defa birlikte izlemek çok heyecanlı bir tecrübeydi. Hiç beklemediğim yerlerde tepkiler geldi. Çok sayıda aile izledi, hiç beklemediğimiz yerler dikkat çekti. Son iki sahnede endişelerimiz vardı ama salondan çıktığımızda çok fazla yetişkinin dönüp bu sahnelerden çok etkilendiğini gördüm. Hatta oyunun iki gösteriminde çocukların nasıl tepki verdiğini izledim. Sanırım amacına ulaşmış bir proje oldu."

Şarkı sözlerinde Yılmaz imzası...


Yılmaz, şarkı sözlerini de kendisi yazdığını belirterek, yönetmenin önemini ve kendisinin yönetmen kimliği ile yaptıklarını anlattı. "Yönetmenin bir çerçeve tutması gerektiğine inanıyorum çünkü yönetmen bir dünya kuruyor. Yönetmenliği ben aşçılığa benzetirim. Elinizde nasıl malzemeler varsa öyle bir yemek yapabilirsiniz. Oyuncuya bir çerçeve vermek, o çerçeveyi çizmek çok önemli. Süreç içerisinde çok çabuk dağılabilir ya da çerçevenin dışına çıkılabilir. Evet, çok baskı yapılmamalı ama çerçevenin belirgin bir şekilde çizilmesi ve yönetmenin oyuncudan ne istediğini tamamen anlatması gerektiğine inanıyorum. Bizim için çok heyecanlı bir projeydi. İzmir Şehir Tiyatroları’nda çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu sene ekibimiz biraz daha genişledi, kendi kostümlerimizi dikmeye, kendi üretimlerimizi yapmaya başladık. Gece gündüz çalışıyoruz. Sahne önünde görülenlerin yanı sıra provada harıl harıl çalışan çok sayıda insan var. Benim için her bir birimle çalışmak çok değerliydi, müthiş bir deneyimdi. Bence İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları dördüncü senesinde hızla büyümeye ve güçlenmeye devam ediyor. Seyircilerimiz bizi yalnız bırakmasın. Bu süreçte sevgili genel sanat yönetmenimize ve yönetmen yardımcımıza çok teşekkür ediyorum çünkü tam olarak bu çağda buna ihtiyacımız var. Tabii bir yandan da usta yönetmenlerle çalışmaya çok ihtiyacımız var. Ustadan alma ve genç kuşaktan yukarıya verme arasında bir denge olduğunu düşünüyorum. Çalıştığımız bütün sahne arkası ekiplerine, Don Kişot'un oyuncularına ve teknik ekibine teşekkür ederim."

İzmirliler de şehir tiyatrolarını çok sevdi ama zaman zaman “bilet bulamıyoruz” diye şikâyetler oluyor. Yılmaz biletleri internet dışında gişelerde de bulabileceklerini vurguladı.

"Hem İsmet İnönü Sahnesi’nde hem de Konak Vapur İskelesi’nde gişemiz var. Bazı seyircilerimiz bunu bilmiyor olabiliyor. İnternet üzerinden biletler tükenmiş olabiliyor, buradan söylemek lazım." Bu sezon şimdilik planlanan bir çalışmasının olmadığını belirtti.

"Açıkçası söylemek gerekirse belki bir oyuncu olarak da rol alabilirim. Doktora eğitimimi tamamladıktan sonra ileride bir üniversitede öğretim üyesi olarak çalışmak istiyorum. Don Kişot’u da geceli gündüzlü çalışarak teslim ettim, şimdi çok kısa bir soluk arası. Henüz çok başlarındayım, kariyerimi yavaş yavaş, sindire sindire, kim olduğumu unutmadan devam ettirmek lazım."

Oyun artık seyircinin Şehir Tiyatroları'nın oyunlarına büyük bir ilgi var bu oyunda da yalnız bırakmayacaklarına inanıyoruz.

Yaratıcı Ekip

Dramaturg: Halil Ünsal

Dekor Tasarımı: Anıl Işık

Kostüm Tasarımı: Deniz Bilgili

Işık Tasarımı: Can Tangal

Koreograf: Serenay Oğuz

Müzik-Beste: Yavuz Cingöz

Şarkı Sözleri: Ahmet Ayaz Yılmaz

Yardımcı Yönetmen-Korrepetitör: Mehmet Onur Atbaş

Yönetmen Yardımcısı: İbrahim Alp Okur

Oyuncular
Don Kişot: Cengiz Eşiyok

Prenses Dulsina-Çocuk-Zıpzıp: Başak Akbay Barmanbek

Sanço-Çiftçi: Yiğit Aksütlü

Mikomona Prensesi Dorota-Yeğen: Dine Altıok

Öğretmen-Büyücü Merlin: Mehmet Onur Atbaş

Berber-Beyaz Şövalye-Mavi Büyücü: Ercan Erdil

Baterist: Ahmet Duman

Teknik Ekip
Sahne Amiri: İbrahim Alp Okur

Kondüvit: Emrah Oğuz

Işık Kumanda: Can Tangal

Sahne Işıkçısı: Semih Pamukçu

Sahne Makinisti: Hakan Dağlı

Sahne Aksesuarcısı: Salih Süt, Evren Til

Sahne Terzisi: Türkan Ezgi Ercan, Anna Evcimen

Fotoğraf-Video: Aslıhan Güçlü- Serhan Çiner

Afiş Tasarım: Doğa Temel

Basın-Yayın Halkla İlişkiler: Utkucan Akkaş, Mert Ersel Şahin