İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki tarihi kopukluğu gidermeyi hedefleyen çok taraflı diplomatik süreç, küresel siyasetin odak noktasında kalmaya devam ediyor. Bölgedeki ticari, siyasi ve askeri dengeleri sil baştan kuran bu adımlar, yoğun bir diplomasi trafiğini de beraberinde getirdi. Yaşanan bu gelişmelerin ardından Orta Doğu siyasetini yakından takip eden okurlar, "İbrahim Anlaşmaları maddeleri neler?", "Türkiye İbrahim Anlaşmaları'na dahil olacak mı?" ve "Anlaşmayı imzalayan ülkeler hangileri?" şeklindeki sorguların peşine düştü. Yeni bölgesel iş birliği modeline dair tüm siyasi çerçeve netleşiyor.
İBRAHİM ANLAŞMALARI NEDİR?
ABD’nin arabulucu rolü üstlendiği bu diplomatik süreç, Orta Doğu’da bölgesel iş birliğini sağlamak ve ülkeler arasında yeni iletişim kanalları açmak amacıyla hayata geçirildi. Sürecin ilk resmi imzası 15 Eylül 2020 tarihinde Beyaz Saray’da atıldı. Bu tarihi adım, İsrail ile Arap dünyası arasında uzun yıllar süren diplomatik krizlerin ardından gelen en kapsamlı normalleşme süreci olarak kayıtlara geçti. Anlaşma sadece siyasi bir masada kalmadı; taraflar arasında ticaret, teknoloji, güvenlik ve kültür alanlarında da geniş bir iş birliği ağı kurmayı hedefledi.
İBRAHİM ANLAŞMASI'NA HANGİ ÜLKELER DAHİL?
Sürecin ana omurgasını ABD ve İsrail oluştururken, anlaşmaya katılan Arap ülkeleriyle birlikte diplomatik harita hızla genişledi. Normalleşme sürecine resmi olarak katılan ülkeler ve sürece dahil olma tarihleri ise şu şekilde:
-
Birleşik Arap Emirlikleri: Sürece öncülük ederek 13 Ağustos 2020'de normalleşme kararını duyurdu ve Beyaz Saray'da ilk imza atan devletlerden oldu.
-
Bahreyn: 11 Eylül 2020'de sürece katıldığını açıkladı.
-
Sudan: Ekim 2020'de niyetini beyan etti ve Ocak 2021'de resmi deklarasyona imza attı.
-
Fas: Aralık 2020'de, ABD'nin Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıması karşılığında İsrail ile diplomatik ilişkileri başlattı.
Bu dört ülkenin haricinde uluslararası kamuoyu, Suudi Arabistan'ın da ilerleyen süreçte bu denkleme olası katılımını yakından izliyor.
İBRAHİM ANLAŞMALARI MADDELERİ NELER?
Çerçeve metin, ülkeler arası kopukluğu gidererek siyasi ve ekonomik entegrasyonu sağlamak üzerine kuruldu. Bölgesel izolasyonu bitirmeyi amaçlayan anlaşmanın ana unsurları şu adımlardan oluşuyor:
-
İsrail ile Arap devletleri arasında karşılıklı diplomatik ilişkilerin resmen başlaması.
-
Başkentlerde büyükelçiliklerin ve diplomatik temsilciliklerin faaliyete geçmesi.
-
Ulaşım ağlarının, turizm faaliyetlerinin ve yeni ticaret rotalarının belirlenmesi.
-
İnovasyon ve teknoloji alanlarında ortak projelere imza atılması.
-
Güvenlik politikalarında ve askeri konularda ortak hareket etme kanallarının açılması.
-
Ülkeler arası toplumsal ve kültürel etkileşimin hızlandırılması.
TÜRKİYE İBRAHİM ANLAŞMALARI'NA DAHİL OLACAK MI?
Doğu Akdeniz ve Orta Doğu jeopolitiğinin kilit aktörlerinden biri olan Türkiye, bu sürecin doğrudan bir parçası veya imzacısı konumunda bulunmuyor. Ancak bölgede kurulan yeni ticaret yolları ve değişen güvenlik politikaları, Türkiye'nin dış politika adımlarını dolaylı yoldan etkiliyor.
Türkiye'nin bu tarz yeni bölgesel denklemlerin dışında bırakılmaması gerektiği yönünde görüşler dillendirilse de Ankara yönetimi, pozisyonunu tamamen kendi dış politika öncelikleri doğrultusunda belirliyor. Türkiye sürece doğrudan taraf olmak yerine, anlaşmanın Orta Doğu'daki yansımalarını dikkatle izleyen ve buna göre bölgesel strateji üreten bir konumda yer alıyor.