Son Mühür/ Osman Günden - Son Mühür TV’de Kemal Kamburoğlu’nun sunduğu Hayatın Nabzı programının konukları Avukat Serap Demir ve Psikolog Semra Aydın, son dönemde toplumda yaşanan şiddet olaylarını, kadın cinayetlerini, çocukların suça sürüklenmesini ve kamuoyunda tartışılan yeni yargı paketlerini değerlendirdi.
Serap Demir: “Cezasızlık algısı ortadan kalkacak”
Avukat Serap Demir, toplumdaki değer kaybı, göçler ve sosyal medyanın etkisiyle çocukların şiddete daha yatkın hale geldiğini belirterek önceki yıllarda uygulanan akran arabuluculuğu projelerini hatırlattı. Demir, özellikle çocukların sosyal medyada şiddet içeriklerine maruz bırakıldığını dile getirdi. Yaşlarından dolayı da “bize bir şey olmaz” algısının güçlendiğini vurguladı.
Demir, yeni yargı paketiyle ilgili şu detayları aktardı: 2022 sonrası işlenen suçlarda çocukların mutlaka kapalı cezaevinde yatması gerektiğini ifade etti. 15 yaş altı çocuklara yönelik cezaların 24 yıla kadar çıkabileceğini, ailelerin de bazı durumlarda sorumlu tutulabileceğini belirtti. Çocukların dijital hareketlerinin tespit edilebildiğini, suça sürüklenen çocuklara yönelik koruyucu önlemlerin artırıldığını söyledi. Trafikte yaşanan şiddet olayları ve araç içindeki kesici-delici alet taşıma oranlarının arttığını belirterek bu konuda ayrı bir suç paketi hazırlandığını ifade etti.
Çetelerin çocukları kullanmasının önüne geçileceğini, çocukları suça teşvik eden yapılara ağır yaptırımlar getirileceğini dile getirdi. Kumar ve yasa dışı bahisle mücadele kapsamında sınırlı sayıda SIM kart uygulamasının gündemde olduğunu söyledi. Üniversite öğrencilerinin de bazı çeteler tarafından “komisyon karşılığı kullanıldığını”, bu konuda birçok kişinin mağdur edildiğini belirtti.
Semra Aydın: “Şiddet bireysel değil toplumsal bir olgu”
Programın bir diğer konuğu Psikolog Semra Aydın, şiddetin temel nedenlerinin psikolojik boyutuna dikkat çekti. Şiddetin bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunu vurgulayan Aydın, öfkeli davranışların kökeninin erken çocukluk döneminde tamamlanmamış duygusal ihtiyaçlara dayandığını ifade etti.
Aydın’ın değerlendirmelerinden öne çıkanlar: Akran zorbalığının çocukların içindeki öfkenin dışavurumu olduğunu, şiddet gösteren çocuğun değil onun yetiştiği ev ortamının ele alınması gerektiğini söyledi. Sevgi ve ilginin çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimi için vazgeçilmez olduğunu, toksik ebeveyn tutumlarının çocukları okulda ve dijital ortamda daha kırılgan hale getirdiğini belirtti.
Son yıllarda toplumsal değerlerin aşınmasıyla birlikte şiddetin görünürlüğünün arttığını, özellikle dijital dünyanın çocukların mahrem alanına izinsizce girdiğini vurguladı. Ailelerin yetersiz kaldığı noktada devletin ve kurumların devreye girmesi gerektiğini, ancak umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini ifade etti.
Aydın, kültürel dönüşüme dikkat çekerek şu örneği verdi:
“Eskiden baltanın ucunu kapatırlardı ki ağaçlar korkmasın. Bir meyve koparıldığında parasını bırakmanın kültürel bir karşılığı vardı. Bugün ise bambaşka noktadayız; bu değişim bir anda gerçekleşmedi.”
Yeni yargı paketinde çocuk suçlulara yönelik düzenlemeler
Avukat Serap Demir, 11. Yargı Paketi ve üzerinde çalışılan diğer paketlerle ilgili ayrıntıları da paylaştı: 10 yılı aşan ceza alan çocukların kapalı cezaevine gönderileceğini, önceden açık cezaevine daha erken geçilebildiğini, ancak bu uygulamanın sınırlanacağını, örgüt suçlarına karışan çocukların aile görüşme hakkının kaldırılacağını, diğer suçlar için haftanın belirli günlerinde görüşme hakkı olacağını, örgüt suçlularının ise kameralı görüşmeden de yararlanamayacağını ifade etti.
Demir, suça sürüklenen çocukların rehabilite edilmesinin taslakta yer aldığını, kamuoyu tepkileri doğrultusunda uygulamanın genişleyebileceğini söyledi. Ayrıca: Trafikte yol kesme suçuna 3 yıla kadar ceza verileceğini, pişmanlık göstermeden suç işleyen çocukların kapalı cezaevine gönderileceğini, hakimlerin indirim uygulamalarının yalnızca suçun işleniş biçimi, kast ve pişmanlık gibi kriterlerle değerlendirileceğini vurguladı.
Akran zorbalığı ve aile–okul işbirliği
Psikolog Semra Aydın, akran zorbalığının çocukların maruz kaldığı ya da uyguladığı şiddetin bir yansıması olduğunu belirtti. Aydın’a göre: Zorbalık uygulayan da zorbalığa uğrayan da mağdur konumunda. Ailelerin bilinçlenmesi, çocukların psikolojik olarak güçlendirilmesi ve öğretmen–okul–aile üçgeninin sağlıklı kurulması sürecin çözümünde belirleyici. Sosyal medya ve televizyon içeriklerinin sürekli şiddet pompaladığını, fakat ev içi iletişim güçlendirilmeden çocukların dış dünyaya sağlıklı şekilde hazırlanamayacağını söyledi.
Aydın son olarak şunları ekledi: “Akran zorbalığı, toplumun çocuklarına nasıl davrandığının aynasıdır. Bazı çocuklar sevilmek için sessiz kalır, bazıları ise sessiz kaldığı için zorbalığa uğrar. Çocuklarınıza sarılın, onları sevin.”
Kadın cinayetlerinde indirim uygulanmayacak
Avukat Serap Demir, 2019 raporlarına göre kadınların en çok eşleri, eski eşleri, babaları ve eski sevgilileri tarafından öldürüldüğünü hatırlattı. Bu raporlarda yakma gibi ağır nitelikli cinayetlerin de görüldüğünü belirtti.
Demir, kadınlara karşı işlenen suçlar konusunda net bir mesaj verdi: Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddette yeni yargı paketinde indirim olmayacak. Diğer bazı suçlarda indirim düzenlemesi gündeme gelebilir ancak kadınlara yönelik şiddet bunun dışında tutulacak.