Son Mühür- Son Mühür TV ekranlarında yayınlanan Psikolog Sedef Yıldırım Saruhan ile Keşfet programında bu hafta bağımlılık konusu ele alındı. Programa, Seferihisar Uyuşturucu ile Mücadele ve Eğitim Derneği Kurucu Başkanı Serap Sarışen Zararcı konuk oldu.
Programda, özellikle gençleri madde kullanımına iten nedenler ve bu sürecin arka planındaki psikolojik ve toplumsal dinamikler kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Zararcı, bağımlılığın yalnızca Türkiye’ye özgü bir sorun olmadığını belirterek, bunun küresel ölçekte yaygın bir problem haline geldiğini ifade etti. Gençlerin korunmasının, bu alandaki en kritik başlık olduğunu vurguladı.
Programda dikkat çeken önemli noktalardan biri ise bağımlılığın neden değil, sonuç olarak ele alınması gerektiği oldu. Zararcı, madde kullanımının temelinde psikolojik zemin bulunduğunu ifade etti.
Uzman değerlendirmelerine göre, özellikle ergenlik dönemindeki bireyler kimlik arayışı ve aidiyet ihtiyacı nedeniyle daha kırılgan bir süreçten geçiyor. Aile içinde sağlıklı bağ kuramayan, kendini değersiz hisseden ya da duygularını ifade etmekte zorlanan gençlerin risk altında olduğu belirtildi.
Programda aile içi iletişimin önemi de öne çıkan başlıklardan biri oldu. Sürekli eleştirilen, bastırılan ya da duygusal olarak ihmal edilen çocukların ilerleyen dönemlerde farklı arayışlara yönelebileceği ifade edildi.
Ayrıca günümüzde ebeveynlik anlayışına da değinilerek, sınırsız özgürlük yaklaşımının çocuklar üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği vurgulandı. Uzmanlar, özgürlüğün sınırlarla birlikte anlam kazandığını ve sağlıklı gelişim için dengeli bir ebeveyn tutumunun gerekli olduğunu belirtti.
Programda, madde kullanımına yönelten faktörler arasında yalnızlık, umutsuzluk, düşük özsaygı ve duygularla baş edememe gibi psikolojik unsurların yanı sıra toplumsal ve ekonomik koşulların da etkili olduğu ifade edildi.
Aileler için önemli uyarıların yer aldığı programda, riskli durumların erken fark edilmesinin kritik olduğu belirtildi. İçe kapanma, ani öfke patlamaları, uyku ve iştah düzeninde değişiklikler, okul devamsızlığı ve sosyal çevreden uzaklaşma gibi belirtilerin dikkatle izlenmesi gerektiği vurgulandı.
Sevginin açıkça ifade edilmesi!
Programın öne çıkan mesajlarından biri de çocuklarla kurulan duygusal bağın önemi oldu. Zararcı, ailelerin çocuklarına sevgilerini açık şekilde göstermesi gerektiğini belirterek, sevginin ifade edilmesinin çocukların gelişiminde kritik bir rol oynadığını ifade etti.
Çocukların yaşadıkları sıkıntıları çoğu zaman doğrudan dile getiremediğini, bunun yerine davranışlarıyla yansıttığını belirten Zararcı, ebeveynlerin yargılamak yerine anlamaya odaklanması gerektiğini vurguladı.
Programın sonunda bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bireysel değil; aile, toplum ve kurumların birlikte ele alması gereken çok boyutlu bir süreç olduğu mesajı verildi.