Son Mühür/ Emine Kulak- CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün görevden alınmasının ardından il binasında başlayan nöbet krizi, yeni atanan İl Başkanı Utku Gümrükçü ve destekçilerinin dün, gece yarısı binaya girmesiyle son buldu. İki grup arasında ise arbede yaşanmış, tansiyon yükselmişti. Bu arbede sırasında Konak Belediyesi Meclis Üyesi Sinem Tokgöz ile Utku Gümrükçü yakın temas kurmuş ve iki tarafın arbede sırasında şiddete maruz kaldığı kameralara yansımıştı.
Bugün ise atanan CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, basın mensupları ile buluştu. Yaşanan arbedeye ilişkin, ‘gerekirse özür dilerim’ dedi.
Özüre cevap: “Kabul etmiyorum”
Meclis üyesi Tokgöz ise, Gümrükçü’nün özrüne cevap verdi. Tokgöz, yaşananların anlık bir refleks veya olayın sıcaklığıyla açıklanamayacağını belirterek, “ Olayın sıcaklığıyla yaşanmadı. Göğsünün ezildiğini ifade ediyor ama benim göğsümü eze eze içeri girdi. Daha sonra beni tuttuğu gibi koltuğa fırlattı, görüntülerde mevcut. Ben böyle bir anlayışın özrünü kabul etmiyorum. Böyle bir anlayışla da asla barışmayacağım. Ben sadece burada bir isimim, diğer kadın arkadaşlarıma da aynı şekilde muamele ettiler. Ben kendisinin özrünü kabul etmiyorum” dedi.
“Yaşadıklarımı unutmayacağım”
Öte yandan CHP’li Tokgöz arbede sonrası yaşadıklarını sosyal medya hesabından şu ifadeler ile anlatmıştı;
“Cumhuriyet Halk Partisi’nde gençlik kollarından başlayarak yıllarca emek vermiş, bugün de halkın oylarıyla seçilmiş bir belediye meclis üyesi olarak yaşadıklarımı unutmayacağım. Butlan sürecinin gölgesinde hareket eden anlayışın atadığı il başkanının parti binasına girişinde uğradığım darp, yalnızca şahsıma değil; örgütümüzün iradesine, demokrasiye ve partimizin köklü geleneklerine yapılmış bir saygısızlıktır. Bu yaşananlara sebep olanlara hakkımı helal etmiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü atamalardan değil, üyelerinin ve örgütün iradesinden gelir. Bu nedenle seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel’in ve seçilmiş İzmir İl Başkanımız Çağatay Güç’ün yanında olmaya devam edeceğim. Ne baskılar ne dayatmalar ne de antidemokratik girişimler bizleri yolumuzdan döndürebilir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni kişisel hesaplara teslim etmeyecek, örgütümüzün iradesine sonuna kadar sahip çıkacağız. Mücadelemiz, halkın iradesi ve partimizin geleceği içindir. Bu mücadeleyi büyüteceğiz.”