Perakende yasasındaki değişiklik talebinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Açılış-kapanış saatlerinin belirlenmesi, bulundukları semtteki nüfusa göre oranların düzenlenmesi ve perakende sektöründe ‘her şeyi ben satarım’ anlayışının önüne geçilmesi, esnafın el emeği göz nuru ürünlerini veya sattığı emtiaları güvenle sunabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması şarttır” dedi.
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 1 Ekim’de TBMM mesaiye başlamadan önce perakende yasasında değişiklik talep etti. Açılış-kapanış saatlerinin belirlenmesinin, esnafın bulundukları semtteki nüfusa göre oranların düzenlenmesinin şart olduğunu vurgulayan Palandöken, bunun yaklaşık 2,5 milyona yakın esnafın işlerinin rahatlamasıyla devletin gelirlerinin de artmasının sağlanacağına dikkat çekti.
"Enflasyonun düşmesi için bu adımlar atılmalıdır"
Enflasyonun düşmesi için bu adımların atılması gerektiğine işaret eden Palandöken, “Vatandaşın daha kaliteli ürünlere daha uygun fiyatlarla ulaşabilmesi, esnafın ise bulundukları il ve ilçelerde ticaretini sürdürebilmesi için şartların iyileştirilmesi ve hayatlarının kolaylaştırılması gerekiyor. Bunu kısaca, Perakende Yasası’nda yapılacak yeni düzenlemelerle özetleyebiliriz. Açılış-kapanış saatlerinin belirlenmesi, bulundukları semtteki nüfusa göre oranların düzenlenmesi ve perakende sektöründe ‘her şeyi ben satarım’ anlayışının önüne geçilmesi, esnafın el emeği göz nuru ürünlerini veya sattığı emtiaları güvenle sunabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması şarttır. Perakende sektörü çok önemlidir, enflasyonun düşmesini ve sağlıklı bir rekabet ortamının oluşmasını istiyorsak bu adımların atılması gerekir” ifadelerini kullandı.
"Borç yükü hafifletilerek esnaf rahatlatılmalı"
Öte yandan esnafın uzun süredir dile getirdiği bir diğer talebin de borç yapılandırması olduğunu ifade eden Palandöken şu ifadeleri kullandı:
“Borçlarını ödeyememiş insanların tekrar ticaretini sürdürebilmesi için önünün açılması, kendi sermayesiyle hem devlete katkı sağlaması hem de bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin bu imkânlardan yararlanabilmesi için yeni ve köklü bir yapılandırma yapılması gerekiyor. Halk bunu af ile karıştırıyor ancak biz af istemiyoruz. Bizim talebimiz borçların yapılandırılması ve ödeyebileceğimiz bir ölçekte sunulması. Böylece borcumuzu ödeyelim diyoruz. Yani bir hakkaniyetsizlik talebimiz yok, ‘bizim borcumuz büyüktü, alınmasın’ demiyoruz. Sadece borçlarımızı yapılandırın ki ödeyebilir hale gelelim. 1 Ekim’den sonraki Meclis gündeminde bu sorunların ele alınması ve bu konuda çalışmanın başlatılması esnafın beklentileri arasında. İnşallah 2025 yılında bu meseleler çözülür ve 2026’dan sonra insanlar rahat eder. Çünkü bildiğiniz üzere pandemi, deprem, enflasyondaki olumsuzluklar ve fiyat hareketleri insanları zor durumda bıraktı. Bu nedenle öncelikli olarak bu haksız düzenlemelerin giderilmesi gerekiyor.”
“Prim günü eşitlenmeli ve çıraklık süresi düzenlenmeli"
Palandöken, esnaf ve sanatkârın yıllardır beklediği en önemli düzenlemelerden birinin de sosyal güvenlikte norm birliğinin sağlanması olduğunu vurguladı. Palandöken, “Yine esnafın en büyük sorunlarından biri Bağ-Kur prim gün sayısıdır. Bilindiği üzere yanında çalışan 7 bin 200 gün primle emekli olurken, esnafın kendisi 9 bin günde emekli olabiliyor. Bu sürenin 7 bin 200 güne indirilmesi ve bu konuda esnafın yaşadığı sıkıntıların giderilmesi büyük önem taşıyor” dedi.