İZMİR HABERLERİ

Eski CHP İlçe Başkanlarından İzmir’e uyarı: “Örgüt ve yönetim kopuk, sahadaki görünürlük azaldı”

İzmir’de eski CHP ilçe başkanları, partinin örgüt ve yerel yönetimlerdeki sorunlarını eleştirerek uyarıda bulundu. Açıklamada, parti içi ayrışmalar, örgüt ile yönetim arasındaki kopukluk ve sahadaki görünürlük kaybının ciddi risk oluşturduğu belirtildi. Eski başkanlar, CHP’nin kurumsal kimliğine sahip çıkarak İzmir’de yeniden güçlü bir ivme kazanabileceğini söyledi.

Abone Ol

İzmir’de geçmiş dönem CHP ilçe başkanları bir araya gelerek partinin yürüttüğü siyaset ve mevcut durumlara ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı. Bir yemek organizasyonu sonrasında kaleme alınan basın açıklamasında, CHP İzmir özelinde tespit edilen sorunlar ve öneriler detaylı bir şekilde dile getirildi. Eski ilçe başkanları açıklamada, partinin kurumsal kimliğinin korunması, örgüt ile yönetim arasındaki uyumun güçlendirilmesi ve İzmir’de sahadaki görünürlüğün artırılması gerektiğini vurguladı. Yapılan açıklama şu şekilde:

Türkiye tarihinde görülmemiş derin bir ekonomik ve siyasal bunalım yaşıyor. Türkiye’yi çok daha zor günler bekliyor. Bu anlamda CHP’ye yönelik baskılar ve saldırılar aslında Türkiye’nin geleceğine yönelik baskılardır. CHP bu baskılara ve saldırılara karşı alanlarda cesaretle direniyor, hakkını verelim sayın Genel Başkan yoğun bir çalışmayla topluma umut veriyor ama parti içi tartışma ve ayrışmalar ile yerel yönetimlerde yaşanan olumsuz davranışlar ile yeni örgüt kadrolarının yetersizliği bu direnişin toplumdaki etkisini azaltıyor. CHP’nin ilkelerine - halkın ahlakı değerlerine - toplumun kültürel dokusuna ve partinin kurumsal kimliğine zarar veren tüm unsurların ayıklanması ve bu olumsuzluklardan partinin arındırılması şarttır.

Cumhuriyetin kurucu iradesini temsil eden CHP’nin kuruluş felsefesinin temelinde ATATÜRK’ün bağımsızlık - uygarlık, laik, demokrat cumhuriyet düşüncesi vardır. Bu anlamda cumhuriyetin en güçlü teminatı olan CHP ülkemizin içinden geçtiği bu zorlu süreçte toplumun çoğunluğu önümüzdeki dönemde CHP’yi “SİYASAL İKTİDARİN” müstakbel adayı yapıyor. CHP bu daveti kabul ederek iktidar sorumluluğunu üstlenmelidir.

CHP Sosyaldemokrat bir parti olduğu gerçeği ile ideolojik, ahlakı parti içi en geniş demokratik önermelerle vesayet ve kapıkulu üyeliğinden özgürleşmiş seçen, seçilen, konuşan, tartışan yarışan ve eleştiri hakkını kullanabilen demokratlaşmış üyelik sistemine geçmelidir. Yoksa siyası belleği, ütopyası ve ideolojik inancı olmayan kadrolar partiyi iktidara taşıyamaz.

İzmir Türkiye ve CHP siyasetinin tarihsel yönünü belirleyen stratejik ve kadim bir kenttir. Ve CHP İzmir’de uzun yıllardır iktidardadır. Bu anlamda İzmir CHP’nin siyasi kalesi olarak büyük önem taşımaktadır. Ancak son dönemlerde gözlemlediğimiz gelişmeler bu güçlü konumun zayıfladığını gösteriyor. İzmir’e özel tespitlerimiz;

  • Partinin hafızası ile yeni kadrolar arasındaki kopukluğun derinleşmesi;
  • Örgütün her kademedeki adaylarını belirleme katkısı olan ÖNSEÇİMİN uygulanmaması ve bir seçim çevresine en çok bir kontenjan adayı gösterilmesi
  • Örgütleri belediyenin tahakkümünden kurtarılması gerekliliği
  • Bu güne kadar CHP’ye ve CUMHURİYET değerlerine karşı durmuş olanlarla irtibat kurulmaması
  • Yönetim kadroları ile örgüt arasındaki iletişim kopukluğu sahaya doğrudan yansıması;
  • Yapılan EĞİLİM YOKLAMASI sonuçlarının uygulamaya esas olmaması ve yok sayılması;
  • Yönetimlerin danışma toplantılarına örgütün katılımını sağlamaması;
  • Parti içi çekişme ve ayrışmaların kurumsal yapının önüne geçmesi ve partinin bundan zarar görmemesi;
  • Yerel yönetimlere ilişkin ulaşım, altyapı, kentsel dönüşüm ile şehrin düzeni ve şehrin temizliğinin aksaması;
  • Belediye Başkanlarının örgütün hizmet odaklı taleplerine duyarsız kalması;
  • Belediye ile örgüt yönetimleri arasındaki uyumun sağlanmamış olması;
  • Partinin içinde bulunduğu mücadele döneminde birlik duygusunu büyüten bir yönetim anlayışının İzmir’de sağlanamaması

… CHP’nin emekçi örgütünü çok rahatsız ediyor, bu nedenle:

  • CHP’nin sahadaki varlığı ve görünürlüğünün ciddi şekilde azaldığı;
  • Gençlik ve Kadın Kollarının etkinliğinin düşüş gösterdiği;
  • İzmir’de seçmenle temasın azaldığı ve “ULAŞABİLİNİR PARTİ” kimliğinin zarar gördüğü gözlemlenmektedir.

Bu tablo yalnızca bir eleştiri değil, aynı zamanda bir uyarıdır. Çünkü İzmir seçmeni artık karşıtlık nedeniyle değil, hizmet ve performans üzerinden değerlendirme yapmaktadır. Olumsuzluklar küskün seçmen yaratmıştır, küskün seçmenin sandığa gitmeme ihtimali rakip partiler için fırsat oluşturacağı asla unutulmamalıdır.

Eğer CHP doğru adımlar atarsa İzmir’de yeniden daha güçlü bir ivme kazandıracak güçlü ve birikimli kadrolar vardır.

CHP’nin yerelde ve kamuda görevlendireceği kişilerin parti ilkelerine bağlı, kamunun ve toplumun çıkarlarını önceleyen, partiye emek vermiş, liyakatli, birikimli, deneyimli parti üyeleri arasından seçilmesi esas olmalıdır. Bu tavır toplumu ve örgütü rahatsız eden ahlakı ve çıkarcı davranışları önleyici bir uygulama olacaktır.

CHP’de geçmiş dönemde görev yapmış İLÇE BAŞKANLARI olarak bizim toplantılarımızı bir ayrışma ya da karşı duruş hareketi olarak değerlendirmek asla doğru değildir. Bu toplantılar da bir araya gelen ilçe başkanları partimizin birikimini, mücadele tecrübesini ve sorumluluk duygusunu bugüne taşımayı hedeflemektedir. Bizler yaşadığımız son 45 yılın İzmir’deki Sosyaldemokrat siyaseti binlerce parti emekçisi ile birlikte bugüne taşıyan, oyumuzu yüzde 24’ten yüzde 60’lara çıkaran o büyük örgütün yönetim kadrolarına başkanlık yapmış kişiler olarak gerektiğinde sorumluluk almak, birliği ve bütünlüğü sağlamak, yapıcı katkı sunmak, ortak aklı büyütmek gibi bir kararlılığımız vardır. Bu kararlılığı sürdürmeye ve partimizi savunmaya devam edeceğiz çünkü bizim için geçerli olan 102 yıllık CHP’nin KURUMSAL KİMLİĞİDİR.

GEÇMİŞ DÖNEM İLÇE BAŞKANLARI