İZMİR HABERLERİ

Emekliler İzmir’de haykırdı: Sadaka değil hakkımızı istiyoruz!

Tüm Emekliler Sendikası İzmir Şubesi, yılın ilk yarısında yapılması planlanan zam oranlarına tepki gösterdi. Hep bir ağızdan “Geçinemiyoruz” diye haykıran emekliler, “Emekliler sadaka değil, gasp edilen haklarını istiyor. Bu düzen değişecek” dedi.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubesi, 2026 yılının ilk yarısında emeklilere yapılması planlanan zam oranlarını protesto etmek için Konak SGK önünde basın açıklaması düzenledi. Artan hayat pahalılığına dikkati çekmek içen emekliler hep bir ağızdan “Geçinemiyoruz” diye haykırdı.

Emekliler adına basın açıklamasını Tüm Emeklilerin Sendikası Karşıyaka Şube Başkanı ve İzmir Şubeler Platformu dönem sözcüsü Ertunç Akpınar okudu. “Türkiye’de emeklilik, iktidarın bilinçli tercihiyle onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarılmış; sefalete mahkumiyetin adı haline getirilmiştir” sözleriyle açıklamalarına başlayan Akpınar, “Milyonlarca emekli bugün yoksullukla, borçla ve barınma kriziyle boğuşuyorsa bunun nedeni ekonomik zorunluluklar değil; tek adam rejimi ve neoliberal yağma politikalarıdır. Bu ülkede emeklilik artık bir huzur ve güvence dönemi değil, açlıkla ölmemek mücadelesidir” ifadelerini kullandı.

“Emekçilerin yaşam onuruna yönelmiş açık saldırı”

Yıllarca çalışmış, üretmiş, bu ülkenin tüm değerlerini yaratmış emekçilerin bugün bilinçli bir sınıf politikasıyla açlığa itildiğini ifade eden Akpınar, “Tek adam rejimi altında uygulanan neoliberal ekonomi programı; sosyal devleti tasfiye etmiş, kamusal kaynakları sermayeye ve ayrıcalıklı bir azınlığa aktarmış, emeklileri ise cezalandırılması gereken bir “yük” olarak görmüştür. Bu bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercihtir. Mart 2025 itibarıyla Türkiye’de emekli ve hak sahiplerinden oluşan 16,8 milyonu aşkın insanın 4,5 milyonu, 16 bin 881 TL gibi bir sefalet aylığına mahkum edilmiştir. Bir o kadar dul ve yetim hak sahibi ise bu tutarın çok daha altında aylık almaktadır. Bu rakamlar açlık sınırının altındadır, hatta yer yer yarısının bile altına düşmektedir. Bunun adı derin yoksulluktur. Emeklilere fiilen “aç kal” denmekte, sendika hakkı gasp edilerek “sus” denmektedir. Bu, emekçilerin yaşam onuruna yönelmiş açık bir saldırıdır” dedi.

Loading...

“Yoksullaştırma stratejisi”

2026 yılı için açıklanan net asgari ücretin 28 bin 075 TL olduğunu hatırlatan Akpınar, şunları söyledi: “İktidar bu rakamı bir “iyileştirme” olarak sunmaktadır. Oysa bu ücret, daha açıklandığı anda açlık sınırının altına düşmüştür. Araştırmalar, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutarın asgari ücreti aştığını; barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim giderleriyle birlikte yoksulluk sınırının 100 bin TL bandına dayandığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, asgari ücretin bir geçim ücreti olmaktan çıkarılıp yoksulluğun taban ücreti haline getirildiğini göstermektedir. Bugün Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısı asgari ücret ve civarında gelirle yaşamaktadır. Yani milyonlarca emekçi daha çalışırken yoksullaştırılmakta, emeklilik ise bu yoksulluğun derinleştirilmiş hali olarak dayatılmaktadır. Bu bir tesadüf değil; tek adam rejimiyle bütünleşmiş neoliberal bir yoksullaştırma stratejisidir.”

“TÜİK’in açıkladığı makyajlı enflasyon oranları, emeklinin ve emekçinin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmamaktadır” mesajı veren Akpınar, “Gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki gerçek artışlar gizlenmekte; düşük zamlar bu sahte verilerle meşrulaştırılmaktadır. Bu açık bir emek gaspıdır. Ocak 2026’da; İşçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılması planlanan artışların yüzde 12–13, memur emeklilerine ise yüzde 18’ler bandında kalacağı görülmektedir. Bu bir artış değil; yoksulluğun güncellenmesi, sefaletin kalıcılaştırılmasıdır. Ekonomik yıkım barınma krizini derinleştirmiştir. Büyük şehirlerde binlerce emekli; pansiyon ve ucuz otel odalarında, sağlıksız yapılarda, hatta kamusal alanlarda yaşamaya zorlanmaktadır. Sosyal konut üretmeyen, barınmayı piyasanın insafına bırakan neoliberal anlayış, emekliler için barınma hakkını fiilen ortadan kaldırmıştır” dedi.

Taleplerini tek tek sıraladılar

Tüm Emeklilerin Sendikası olarak emeklilerin taleplerini de sıralayan Akpınar, şunları söyledi: “Tüm emeklilere derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılsın. Bu artış, kök aylık oyunlarına kurban edilmeden tüm emekli aylıklarına eşit biçimde yansıtılsın. En düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur aylığına eşitlensin. Enflasyon kayıpları tam olarak telafi edilsin, refah payı eklensin. Sağlıkta soyguna son verilsin: katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farkları kaldırılsın. Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlansın, kamusal sosyal konutlar derhal hayata geçirilsin. Emeklilerin ve emekçilerin örgütlenme, ifade ve demokratik hakları üzerindeki tüm baskılar sona erdirilsin. Tek adam rejimi ve neoliberal politikalar bu ülkede çalışmayı yoksulluk, emekliliği sefalet haline getirmiştir. Emekliler sadaka değil, gasp edilen haklarını istiyor. Bu düzen değişecek. Bu yağma rejimi yıkılacak. Çare biziz! Çare örgütlü gücümüzdür!”