Ekonomi Haberleri

Ekonomide gözler TCMB'nin faiz kararında! Eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş'a göre karar ne olur?

Geçtiğimiz hafta teknoloji hisselerinde yaşanan dalgalanmanın ardından altın, gümüş ve Bitcoin'de geri çekilme gözlenmişti. TCMB'nin 11 Haziran'da faiz kararını açıklayacağı haftada bizi nelerin beklediğini mercek altına alan Eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, ''Mevcut makroekonomik görünüm; TCMB’yi enflasyonla kararlı mücadele ile ekonomik aktivitedeki yavaşlama sinyalleri arasında hassas bir denge kurmaya zorluyor'' hatırlatmasında bulundu.

Abone Ol

Son Mühür- Mayıs ayı enflasyon rakamlarının belirlendiği haftayı geride bırakan ekonomi, gözünü 11 Haziran'daki TCMB'nin faiz kararına çevirdi.
Ekonominin nabzını tutan Eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, ekonomide bizi nasıl bir hafta bekliyor sorusunu değerlendirdi.

Perşembe günü ECB...


''Önümüzdeki hafta küresel piyasalarda tam bir merkez bankası ve enflasyon trafiği yaşanacak. Çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisi, Fed’in önümüzdeki döneme ait faiz yol haritasını şekillendirecek önemli bir parametre olacak'' diyen Toptaş,
Aynı gün Kanada Merkez Bankası’nın faiz kararı da küresel faiz trendinin yönü açısından kritik bir sinyal niteliği taşıyor. Perşembe günü ise Avrupa Merkez Bankası’nın faiz kararı açıklanacak.
Banka büyük olasılıkla politika faizini sabit tutacak; ancak piyasa asıl olarak Başkan Christine Lagarde’ın vereceği mesajlara odaklanıyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik risklerin enflasyonu yeniden yukarı itip itmeyeceği konusunda yapacağı açıklamalar, euro ve Avrupa tahvil piyasaları açısından belirleyici olabilir. ECB’nin büyümedeki zayıflamayı kabul ederken “erken gevşeme” sinyali vermekten kaçınması bekleniyor'' mesajı verdi.


TCMB'nin faiz kararı ne olur?


Dr. Atyhan Bülent Toptaş'ın değerlendirmesinden öne çıkan detaylar şöyle...
İçeride ise gözler 11 Haziran Perşembe günü toplanacak Para Politikası Kurulu’nda. Mevcut makroekonomik görünüm; TCMB’yi enflasyonla kararlı mücadele ile ekonomik aktivitedeki yavaşlama sinyalleri arasında hassas bir denge kurmaya zorluyor.
Nisan ayındaki %37’lik sabit tutma kararı ve mayıs ayında alınan makroihtiyati tedbirler bu temkinli duruşun yansımasıydı. 11 Haziran’da bu çerçevenin korunması en dengeli seçenek olarak öne çıkıyor.
Piyasa beklentisi; haftalık reponun %37’de sabit bırakılması, fiili fonlamanın ise gecelik faiz üzerinden %40 seviyesinde sürdürülmesi yönünde. Yani TCMB’nin sıkı duruşunun devam etmesi bekleniyor.


Jeopolitik riskler devam ediyor...


İran merkezli jeopolitik gerilimler nedeniyle önümüzdeki hafta enerji fiyatlarında oynaklığın devam etmesi kaçınılmaz görünüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’na yönelik riskler petrol fiyatlarını yukarı itebilir.

Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde döviz kuru, akaryakıt fiyatları ve enflasyon beklentileri üzerinde yeni bir baskı yaratabilir.
Güvenli liman arayışıyla altın ve dolara talep artabilir, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışları tetiklenebilir. Diplomatik bir yumuşama gelmezse, piyasalardaki dalgalanma borsalara ve lojistik maliyetlerine de yayılacaktır.


İzmir ekonomisini nasıl etkiler?


Bu küresel ve ulusal tablonun İzmir ekonomisindeki en hassas yansımaları; ihracatçı sanayi, liman bağlantılı lojistik ve perakende sektörlerinde görülecektir.
Kur ve enerji fiyatlarındaki oynaklık doğrudan maliyetlere etki etmeye devam edecek. Özellikle Aliağa’daki ağır sanayi ve petrokimya faaliyetleri, petrol fiyatlarındaki hareketlere karşı oldukça duyarlı.
Akaryakıt ve navlun maliyetlerindeki olası artışlar, üretim maliyetlerine yansıyabilir. Turizm sezonunun başında olmamız nedeniyle jeopolitik belirsizlikler kısa vadeli harcama eğilimlerini kısmen etkilese de, bu etkinin şimdilik sınırlı kalmasını bekliyorum.