GÜNDEM HABERLERİ

DEVA Partisi lideri Babacan belediyelerdeki skandallara patladı: "Savunulacak bir tablo yok!"

DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, grup toplantısında iktidarı belediyelere müdahale etmekle, ana muhalefeti ise yönetimindeki yolsuzluk skandallarıyla eleştirerek iki tarafı "tencere kapak" olarak nitelendirdi. Türkiye'nin bölgesel savaş riskine zayıf bir ekonomiyle yakalandığını savunan Babacan, Merkez Bankası'nın şeffaf olmayan yöntemlerle 40 milyar doların üzerinde döviz sattığını iddia etti.

Abone Ol

DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeni Yol Partisi grup toplantısında gündeme dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. 31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden geçen iki yıllık süreci mercek altına alan Babacan, hem iktidarın belediyelere yönelik müdahalelerini hem de ana muhalefet partisi yönetimindeki belediyelerde patlak veren skandalları sert sözlerle eleştirdi. Siyasetin iki kutup arasında sıkıştığını belirten Babacan, demokratik yetkinin yok sayıldığı bir tarafta, diğer yanda ise denetimsizliğin ve yolsuzluk iddialarının gölgesinde kalan bir yerel yönetim anlayışının hüküm sürdüğünü savundu.

Belediye hizmetlerinde "Skandal" ve "Yargı sopası" kıskacı

Konuşmasında yerel yönetimlerin mevcut tablosunu "savunulamaz" olarak nitelendiren Ali Babacan, iktidarın yargı yoluyla belediyeleri ele geçirme çabalarına dikkat çekerken, ana muhalefetin yönetimindeki aksaklıkları da pas geçmedi. Bir yanda seçmen iradesinin kayyım atamalarıyla baypas edildiğini, diğer yanda ise muhalefet belediyelerinde yolsuzluk iddialarının ayyuka çıktığını ifade eden Babacan, bu durumun bedelini hizmet bekleyen vatandaşın ödediğini vurguladı. "İktidar yargı sopasıyla devşirmeye çalışıyor, ana muhalefet ise hesapsızlık ve iş bilmezlik içinde" diyen Babacan, her iki tarafın da belediyecilik meselesinde birbirini tamamlayan birer yanlış haline geldiğini ileri sürdü.

"Türkiye bölgesel savaşa ekonomik olarak savunmasız yakalandı"

Ortadoğu’da ABD, İsrail ve İran hattında tırmanan savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine de değinen DEVA Partisi Genel Başkanı, ülkenin bu sürece hazırlıksız yakalandığı uyarısını yaptı. Geçmiş yıllarda Merkez Bankası’nın yedek akçelerinin tüketilmesinin ve maliye politikalarındaki alanın daraltılmasının faturasının bugün çıktığını savunan Babacan, Türkiye’nin ekonomik bağışıklığının düşük olması nedeniyle dış şoklara karşı savunmasız kaldığını belirtti. Ekonomik şeffaflığın bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini hatırlatan Babacan, mali kuralların yokluğunun kriz anlarında hareket alanını sıfırladığını dile getirdi.

Merkez Bankası’nın "Gizli" döviz satışları ve şeffaflık eleştirisi

Ekonomi yönetiminin döviz kurlarını dengede tutmak için attığı adımları "karartma" olarak nitelendiren Babacan, Merkez Bankası’nın savaşın başlangıcından bu yana 40 milyar doların üzerinde döviz satışı gerçekleştirdiğini iddia etti. Bu müdahalelerin şeffaf bir şekilde yapılmamasını eleştiren Babacan, 2019 yılından itibaren başlayan "örtülü müdahale" döneminin halen devam ettiğini savundu. Vatandaşın, 44 lira seviyesindeki dolar kurunun piyasa dengesi mi yoksa milyarlarca dolarlık satışla tutulan suni bir rakam mı olduğunu bilmeye hakkı olduğunu belirten Babacan, bu bilgi gizliliğinin arkasında kimlerin menfaat elde ettiğini sorguladı.

Denetim mekanizması ve siyasi etik vurgusu

Siyasi partilerin kendi belediyeleri üzerinde güçlü iç denetim mekanizmaları kurması gerektiğini söyleyen Ali Babacan, yerel yönetimlerdeki gerilemenin temel sebebinin denetimsizlik olduğunu ifade etti. Menfaat şebekelerinin içine sızdığı veya korku ikliminin hakim olduğu belediyelerin asli işlerini yapamaz hale geldiğini belirten Babacan, milletin bu iki siyasi kutup arasında "ehvenişer" aramak zorunda bırakılmaması gerektiğini söyledi. Şehirlerin kronikleşen sorunlarının sümen altı edildiği bu tabloda, siyasi ahlak ve profesyonel denetimin tek çıkış yolu olduğunu vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.