Son Mühür/ Merve Turan- Karşıyaka Belediyesi, modern şehircilik anlayışını toplumsal cinsiyet eşitliğiyle harmanlayan vizyoner bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Çatı Bostanlı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Kent ve Kadın” temalı söyleşide, şehir yaşamının kadın perspektifiyle yeniden nasıl inşa edilebileceği ve yerel yönetim politikalarında kadının rolü derinlemesine incelendi. Kent Düşünce Merkezi’nin organizasyonuyla düzenlenen etkinlikte, uzman konuklar daha erişilebilir, güvenli ve adil bir Karşıyaka için stratejik çözüm önerilerini paylaştı.
Bilim, hukuk ve şehircilik ışığında kadın dostu kentler
Söyleşinin panelist koltuğunda akademik dünyadan, hukuk camiasından ve yerel yönetim mekanizmalarından yetkin isimler yer aldı. Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mercan Efe Güney, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Başkanı Av. Leyla Gündüz ve Karşıyaka Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Mimar Dr. Begüm Erdoğmuş, kentsel planlamanın sadece fiziksel yapılar değil, aynı zamanda sosyal bir denge unsuru olduğunu vurguladı. Etkinlik boyunca paylaşılan istatistiki veriler ve analizler, kadınların şehir yaşamındaki konforunu artıracak somut adımların yol haritasını çizdi.
Başkan Yıldız Ünsal: "Kadın bakış açısı yönetim merkezimizde"
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, ilçeyi her bir fert için daha huzurlu ve eşit imkanlara sahip bir yaşam alanına dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. Şehir planlamasından sosyal donatı alanlarına kadar her projede kadın duyarlılığını önceliklendirdiklerini ifade eden Başkan Ünsal, yapılan bu bilimsel çalışmaların belediye stratejileri için rehber niteliğinde olduğunu söyledi. Ünsal, "Sunduğunuz kıymetli analizler, geleceğin Karşıyaka’sını inşa ederken en güçlü dayanağımız olacaktır. Birikimleriyle bu sürece katkı sunan değerli konuşmacılarımıza ve tüm katılımcılarımıza şükranlarımı sunuyorum," diyerek toplumsal cinsiyet eşitliğinin kurumsal bir kimlik haline getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Şehircilikte "Biz" kültürü ve sosyal entegrasyon
Kentin tarihsel mirasının günümüz sosyal dinamikleri üzerindeki etkilerini irdeleyen Mimar Dr. Begüm Erdoğmuş, Karşıyaka’da kadın olmanın sunduğu ayrıcalıkları ve geliştirilmesi gereken alanları katılımcılarla paylaştı. Kadının kentteki varlığının tekil bir kavram olmadığını, çocuklardan yaşlılara kadar tüm toplumsal kesimleri kapsayan kolektif bir yapıyı temsil ettiğini belirten Erdoğmuş, meydanların ve kültürel alanların bu kapsayıcı anlayışla yeniden tasarlanması gerektiğini savundu. Erdoğmuş’a göre kadın dostu bir şehir, aslında toplumun her kesimi için en konforlu ve güvenli şehri simgeliyor.
Mevzuat ve hukuki perspektiften kentsel planlama
Hukuki ve teknik boyutların da ihmal edilmediği oturumda, Prof. Dr. Mercan Efe Güney, kadın dostu kent uygulamalarının resmi mevzuatlara ve imar planlarına entegrasyon sürecini anlattı. Gelişmekte olan toplumlarda kadına yüklenen rollerin yarattığı zorlukların, ancak toplumsal normlarla ve doğru planlama kararlarıyla aşılabileceğini ifade etti. Avukat Leyla Gündüz ise konuyu hak eksenli bir çerçeveye taşıyarak, şehirlerin sadece beton bloklar ve caddelerden ibaret olmadığını, planlama süreçlerinin insanın ruhuna ve hukuki haklarına dokunacak şekilde bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini hatırlattı.