İzmir'de ev sahiplerini ilgilendiren haber geldi. Apartman kültüründe son derece yaygın olan ve genellikle masum bir ihtiyaç gibi görülen balkon kapama işlemleri, hukuki bir çerçeveye oturtuldu. Komşular arası mutabakat sağlanmadan ahşap, cam veya PVC doğrama ile kapatılan balkonlar, yeni içtihatlar doğrultusunda kaçak yapı olarak tanımlanıyor.
Ağır Bedeller ve İdari Yaptırımlar
Resmi prosedürlere uyulmadan inşa edilen eklentiler, sadece bir komşunun mahkemeye veya İzmir'deki yerel yönetimlere bildirmesiyle yıkım tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Hukuki merciler tarafından açılan davaların geneli, yapının mimari projesindeki ilk haline döndürülmesi kararıyla sonuçlanıyor. Kesinleşen yıkım işlemlerinin ardından ortaya çıkan söküm bedelleri ve idari para cezaları, tamamen eklentiyi yaptıran ev sahibine rücu ediliyor.
Dış Cephenin Ortak Kullanım Statüsü
Ev satın alan bireylerin sıklıkla düştüğü bir yanılgı, tapu sınırları içerisindeki her alanın tamamen özgürce değiştirilebileceği fikridir. Kat Mülkiyeti Kanunu ve son emsal kararlar, binaların dış cephelerini, balkon ve teraslarını ortak mülkiyet çatısı altında birleştiriyor. Mimari yapının görünümünü etkileyen her türlü modifikasyon, tüm apartman paydaşlarının hakkına müdahale sayılıyor. İzmir'deki gayrimenkul hukukçuları, bireysel kararlarla cephe değiştirme devrinin bittiğini ifade ediyor.
Onay Sürecinde 4/5 Dengesi
• Mevcut yapıların yasal hale getirilmesi veya yeni projeler için net bir yol haritası mevcut.
• İşlemlerin onaylanması için bina kat maliklerinin en az %80’inin yazılı onayı gerekiyor.
• Onaylar, ilerideki uyuşmazlıkları önlemek için karar defterine kaydedilmeli.