Son Mühür / Erkan Doğan - CHP İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen bayramlaşma töreninde konuşan İl Başkan Çağatay Güç, İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının satış kararını eleştirerek, “Peki kime sordunuz, halk bunu istiyor mu?” dedi.
"Gasilhanelerimizdeki hizmetleri aksatmak istiyorlar, Meslek Fabrikamızda verilen eğitimleri engellemek istiyorlar”
CHP İl binasındaki bayramlaşma törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ve partililer katıldı. Yapılan açıklamaların ardoından Güç ve belediye başkanları partililerle bayramlaştı. Törendeki konuşmasında Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinin aksatılmak istendiğini belirterek, “Gasilhanelerimizde verilen hizmetleri aksatmak istiyorlar. Meslek fabrikalarımızda verilen eğitimleri engellemek istiyorlar. Bununla da kalmıyorlar. Cumhuriyetin kazanımları olan köprüleri, otoyolları ve kamu varlıklarını özelleştirme adı altında satışa çıkarıyorlar. İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının satışına karar alıyorlar. Peki kime sordunuz? halk bunu istiyor mu? hayır. Ama her zamanki gibi “ben yaptım oldu” anlayışıyla hareket ediyorlar. Bunları yaparken de saldırgan dille başarısızlıklarını örtmeye çalışıyorlar. Gerçekler ortaya çıktıkça, halkın vicdanı konuşmaya başladıkça, iktidar temsilcilerinin nasıl savrulduğunu biz de,halkımız da çok net görüyoruz” dedi.
“19 Mart darbesinin yanlışlığını Saraçhane’de haykırdık”
“Ramazan ayında dahi bu kadar hoyrat bir dil kullananların aslında neyi kaybettiği ortadadır” diyen Güç, “Halkla bağını koparmış, vicdanını yitirmiş ve samimiyetini kaybetmiş bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız. Artık Anadolu’nun o vakur insanlarının arasına karışamayan, onların derdini dinleyemeyen ve ülkemizi sağduyuyla yönetemeyen bir anlayış söz konusudur. Bu milletin aklıyla ve vicdanıyla alay edenleri, gerçekleri çarpıtanları ve siyaseti kirletenleri çok net görüyoruz. Dün istanbul’da Saraçhane’deydik. tüm izmir il ve ilçe örgütlerimizle birlikte, birinci yılını dolduran 19 mart darbesinin yanlışlığını haykırmak için Saraçhane’ye gittik. Ülkemiz dün tarihi günlerden birini yaşadı. Dimdik duran bir milletin, güçlü bir partinin ve cumhurbaşkanı adayımızın sesini hep birlikte tüm dünyaya duyurduk. Ancak üzülerek ifade etmek isterim ki; iktidar, hukuk dışı, akıl ve mantıktan uzak, keyfi uygulamalarla; türkiye’nin geleceğini inşa edecek kadroları, hiçbir somut gerekçe olmadan, sadece kendilerine rakip olabilecekleri için hapse atarak, ülkemizi dünyanın gündemine bu şekilde taşıması gerçekten üzücüdür. Bu durum, ülkemizin saygınlığı ve itibarı açısından da son derece olumsuzdur. Ama görüyoruz ki mevcut iktidarın, ülkenin imajı, itibarı ve saygınlığı gibi bir kaygısı kalmamıştır. Tek dertleri, kendi iktidarlarını zorla sürdürmektir. Amaca ulaşmak için her yolu mübah gören; akıldan, bilimden, hukuktan ve adaletten uzaklaşmış, halkından kopmuş bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız” diye konuştu.
Bu zulme hep karşı duracağız
"Ülkemiz, hiç olmadığı kadar ağır bir baskı ve adaletsizlik içerisindedir. halkımız gerçekten çok zor durumdadır. Genciyle, yaşlısıyla, emeklisiyle, memuruyla, işçisiyle herkes bu kötü yönetimin sonuçlarını derinden yaşamaktadır. Biz bu zulme hep birlikte karşı duracağız. geldikleri gibi göndereceğiz. Göndermek zorundayız. halkımızın bizden istediği bu. Seçimin bir an önce gelmesi için halkımızla birlikte mücadele edecek ve bu iktidarı sandıkta değiştireceğiz. Evet, bugün aynı zamanda özel bir gün. ramazan ayını geride bıraktık ve bayrama ulaştık. Tüm halkımızın Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Daha mutlu, daha huzurlu ve daha güzel bayramlarda buluşmayı diliyorum. Ancak bu bayramı da, ne yazık ki ceberut bir iktidar anlayışının yarattığı ekonomik zorluklar altında karşılıyoruz"
"İftar programlarına gelen ailelerimizin durumunu hepimiz biliyoruz"
"Biz, ramazan ayı boyunca belediyelerimizle birlikte halkımızın yanında olmaya devam ettik. İzmir Büyükşehir Belediyemiz ve ilçe belediyelerimiz, iftar sofralarında halkımızı yalnız bırakmadı. İzmir’in dört bir yanında kurulan iftar sofralarıyla vatandaşlarımızın yanında olduk. Rakamlar çok çarpıcı. İzmir Büyükşehir Belediyemiz 1 milyon 100 binin üzerinde, ilçe belediyelerimiz ise 500 binin üzerinde vatandaşımıza iftarlarda sıcak yemek ulaştırdı. Yani toplamda 1,6 milyondan fazla vatandaşımıza ramazan ayında yemek ulaştırdık. Bu hizmetin, özellikle ailelerimiz ve annelerimiz için, ne kadar önemli olduğunu bizzat sahada gördük. çocuklarının karnını doyurabilmek için iftar programlarımıza gelen ailelerimizin durumunu hepimiz biliyoruz."
Bu tablo normal değildir
"Ama bu tablo normal değildir. bu durum kabul edilemez. Halkımızın bu noktaya gelmesinin sorumlusu iktidardır. Ancak iktidar, halkın yaşadığı zorlukları görmek istemiyor. Pazardaki sıkıntıyı da görmüyor, mutfaktaki yangını da duymuyor. Bunun yerine sürekli dikkatleri chp’li belediyelere çekmeye çalışıyorlar. sosyal medyada laf yetiştirme derdine düşmüş durumdalar. Üstelik bunu yaparken, toplumumuzun örf ve adetleriyle, ahlaki değerleriyle bağdaşmayan bir üslup kullanıyorlar. Oysa siyasetçi, kullandığı dile dikkat eder. Sözlerinin herkes tarafından duyulacağını bilerek konuşur. İktidar temsilcilerinin bu konuyu da umursamadıkları ortadadır ve halkımızın gözünde de bu nedenle itibar kaybetmişlerdir. Çünkü bu millet; saygısızlığı da,nezaketsizliği de, ahlaksız dili de kabul etmez. Ayrıca, belediyelerimizin hizmet verdiği alanlara müdahale ederek, halkımıza sunulan hizmetleri engellemeye çalışıyorlar. Amaçları sadece gelir elde etmek değil; belediyelerimizin halkla kurduğu bağı zayıflatmak.