İZMİR HABERLERİ

CHP'li Bulut'tan İzmir'de basın özgürlüğü çağrısı: "Bu sistemde gazetecilik yapma şansı yok!"

Konak Belediyesi tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında düzenlenen “Kadın Gazetecilerin Gözüyle Türkiye’de Haberciliğin Geleceği” başlıklı etkinlikte, gazetecilik mesleğinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar, basın özgürlüğü ve kadın gazetecilerin medya alanındaki konumu ele alındı.

Abone Ol

Son Mühür / Atakan Başpehlivan Konak Belediyesi, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında İzmir Mimarlık Merkezi’nde ‘Kadın Gazetecilerin Gözüyle Türkiye’de Haberciliğin Geleceği’ başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, gazetecilik mesleğinin dönüşümü ve karşı karşıya olduğu sorunlar ele alındı.

Burhanettin Bulut: Yerel gazeteciler Konak’ta ne olduğunu vatandaşa aktarmak zorunda

Türkiye’de gazeteciliğin çok zor olduğunu vurgulayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, “10 Ocak’ın çok kutlanacak bir durumu olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de gazetecilik çok zor, Türkiye’de kadın olmak çok zor. Yakından tanıdığımız arkadaşlarımız bu konuda fikirlerini paylaşacaklar. Ben daha çok işin siyasi boyutundan sorumluyum. Gazetecilik sadece gazeteci arkadaşların sorunu ve problemi üzerinden değerlendirilen bir meslek değil ve vatandaş imtiyazına sahip bir meslektir. Vatandaşın anayasal hakkı olan haber alma hakkı vardır. Yani herkes kendi kentinde seçtiği yöneticilerin ne yaptığı öğrenme hakkı vardır.

Bir yerel basın mensubu Konak’ta ne olduğunu vatandaşa aktarmak zorundadır. RTÜK’e baktığınızda bu kurumun en önemli işlevi görsel basının sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlamaktır. Ama bakıldığın aynı Tanzimat Dönemi öncesi gibi bir baskı ile basın karşı karşıya. Türkiye’de muhalif kanallar günlerce kapatılıyor. Birçok yerde yerel basını tekleştirmeye çalışıyorlar. Siz bunu çeşitli yöntemlerle sağlayabilirsiniz. Bunun yerine yaptıkları sistem gazetelere devlet kanalıyla verdikleri yardımları kesmek şeklinde oluyor ve hep kestikleri muhalif kanat oluyor. Basını hükümet aparatı gibi çalışır hale getirdiler. Bu sistem var olduğu müddetçe Türkiye’de gazetecilik yapma şansı yok.” dedi.

Nilüfer Çınarlı Mutlu: Gazetecilik suç değil kamusal bir düzendir

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü daima halkın hizmetindeyiz şiarı ile yola çıkan basın mensuplarının her yıl hatırlandığı bir gün. Halkın doğru bilgi alması için çalışan gazeteciler bu hak 65 yıl önce verildi. Bu ülkede gazetecilik çok zor koşullar içinde yapılırken, kutlama konusu git gide azalıyor. 10 Ocak Gazeteciler için bir mücadele günüdür. Gerçeği görünür kılmanın bedeli her geçen gün daha da artıyor. Gazetecilik bir suç değil, kamusal bir görevdir.” diye konuştu.

Elvin Sönmez: Kadınların sözünün özgürce duyulduğu bir medya düzenine ihtiyaç var

Konuşmasına Türkiye’nin kadın gazetecisi Selma Rıza’yı anarak başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Elvin Sönmez, “Hepimiz biliyoruz ki İzmir düşünce özgürlüğünün güçlü bir şekilde yaşatıldığı bir kenttir. Bu değerlerin en önemli taşıyıcılarından biride güçlü basındır. Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi Selma Rıza’yı anmadan geçmek istemiyorum. Kendisi çok önemli bir kadın figürdür bizim için. Kadınlar sürekli kadın oldukları için sürekli bir sorgulamanın içinde bırakıldı. Bu nedenle kadınların var olma mücadelesi yalnızca mesleki değil derin bir adalet meselesidir. Gerçek bir demokrasiden söz edebilmek için kadınların sözünün özgürce duyulduğu bir medya düzenine ihtiyaç var.” dedi.

Çağatay: Güç: Gazetecilik yalnızca haber üretmek değil, toplumsal gerçekliği görünür kılmaktır

Basının iktidardan yana değil halktan yana olması gerektiğini vurgulayan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Gazetecilik yalnızca haber üretmek değil, toplumsal gerçekliği görünür kılmaktır. Gazetecilik toplumun nefesidir. İnsanın olduğu her alanda var olan çok kıymetli bir meslektir. Çünkü kadın gazeteciler vicdanı ve etiği merkeze alan bir fikriyatı öne koyuyor. Değerli basın emekçileri dünyada medya hızla iyileşirken, algoritmalar haberciliğin tarzını değiştiriyor. Bu dönüşüm demokratik fırsatlar barındırırken, hakikati de her geçen gün zayıflatıyor. Basın iktidarın değil halkın yanında olacak bir unsurdur. Bugün dünyaya baktığımızda basını ve kadını baskılayan ülkelerin ne halde olduğunu hep birlikte görüyoruz.” ifadelerini kullandı.