Son Mühür / Atakan Başpehlivan CHP İletişim Koordinatörü Dr. Ali Haydar Fırat, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı yayın ile ilgili değerlendirmelerde ve açıklamalarda bulundu.
Ali Haydar Fırat: Yayın öncesi hiçbir yönlendirme asla yapılmadı
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı yayın öncesinde herhangi bir soru müdahalesi ve çalışması olmadığının altını çizen Dr. Ali Haydar Fırat, gazetecilere teşekkür ederek, “Öncelikle Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibinden hiç kimse yayında hangi gazetecilerin olması gerektiğine ilişkin tek bir telkinde bulunmadı. Bu çerçevede yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştır. Yayına katılan gazeteci arkadaşlar ile hangi soruların sorulacağına dair hiçbir temas kurulmadı ve hiçbir soru sorulmadı.
Gazeteci arkadaşlarımız yayına yaklaşık 1 saat kala Genel Merkezimize geldiler. Sadece bir bardak çay içip yayının olacağı salona geçtiler. Genel Başkanımız ile de orada karşılaştılar. Yayın öncesi hiçbir yönlendirme asla yapılmadı, yapılması da söz konusu değildir. Yayın sonrasında Genel Başkanımız gazeteci arkadaşlarımızı makamına davet ederek orada ağırladı ve sonrasında da onları yolcu ettik. Bu yayın nedeniyle Genel Yayın Yönetmeni İpek Özbey’e; yayında soruları yönelten Senem Tolunay Ilgaz, Aslı Kurtuluş Mutlu ve Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Özgür bir gazeteciliğin ve cesur bir siyasetin ne denli özlendiği ve hayati olduğu ortaya çıkmıştır”
Son olarak, dün akşam gerçekleşen yayınla ilgili konuşan Fırat, söz cesur siyasetin ve özgür gazeteciliğin toplum tarafından özlendiğini vurgulayarak, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Sorulan sorular ve verilen cevaplara ilişkin olumlu olumsuz çok sayıda yorum yapılmıştır, yapılacaktır. Herkesin kendi ölçeğinde bir değerlendirmesi olacaktır.
Ancak dün akşam özgür bir gazeteciliğin ve cesur bir siyasetin ne denli özlendiği ve hayati olduğu ortaya çıkmıştır. Bu program hem gazetecilik açısından hem de siyaset ve medya ilişkisi açısından bir referans noktası olacaktır. Bundan sonra liderlerin çıktığı her program hem gazetecilerin soru sormaları açısından hem de bir liderin cevaplama biçimiyle bu programa göre bir değerlendirmeye tabi tutulacaktır.
Bir televizyon programının kendi sınırlılıklarını aşacak düzeyde başka bir yoruma tabi tutulması doğru değildir. Pozisyonel bir karşıtlıktan hareketle üretilen düşüncelerin zamanla daha sağlıklı ve sağlam bir zemine oturacağına inanıyor, programa gösterilen yoğun ilgi nedeniyle teşekkürlerimizi sunuyoruz”