İZMİR HABERLERİ

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da Meslek Fabrikası nöbetine katıldı!

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nın tahliye girişimine karşı başlatılan nöbet eyleminde, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal polis barikatlarındaki kelepçeleri penseyle keserek hukuksuzluğa karşı sembolik bir protesto gerçekleştirdi. 40 yıllık hukukçu kimliğiyle yargı süreci devam eden bir kamu kurumuna yapılan müdahaleyi "zorbalık" ve "mülkiyet gaspı" olarak nitelendiren Tanal, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarını bu hukuk dışı uygulamayı durdurmaya çağırdı.

Abone Ol

Son Mühür/ Beste Temel- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası’nın tahliye girişimine karşı başlatılan direnişin sembol ismi CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal oldu. Gece boyunca süren nöbet eyleminde ön saflarda yer alan Tanal, binayı kuşatan polis bariyerlerini birbirine bağlayan plastik kelepçeleri penseyle keserek sert bir protesto gerçekleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve beraberindeki heyetle birlikte sabah saatlerine kadar alanı terk etmeyen Tanal, yapılan uygulamanın demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemez olduğunu vurguladı. Sınır güvenliği ile Meslek Fabrikası önündeki önlemleri kıyaslayan Tanal, "Ülke sınırları bu barikatlar kadar korunmuyor" diyerek tepkisini dile getirdi.

Penseyle gelen protesto: "Eğitim yuvası prangaya vurulamaz"

Meslek Fabrikası önünde bariyerleri birbirine bağlayan kelepçeleri tek tek kesen Mahmut Tanal, eylemiyle gecenin en çok konuşulan ismi oldu. Bu müdahalenin ardından emniyet yetkilileriyle görüşme talep eden Tanal, bir eğitim kurumunun polis gücüyle abluka altına alınmasını "despotizm" olarak nitelendirdi. Anayasa’nın eğitim ve öğretim hakkını güvence altına aldığını hatırlatan Tanal, işsizliği önlemek ve insanlara zanaat öğretmek için faaliyet gösteren bir kurumun kapısına kilit vurulmasının halkın çıkarlarına aykırı olduğunu savundu. Tanal, Kur'an'ın ilk ayeti olan "Oku" emrine atıfta bulunarak, cehaletle savaşan bir kurumun engellenmesine karşı sessiz kalmayacaklarını belirtti.

Mahmut Tanal’dan hukuk dersi: "Kaymakamlığın görevi bitmiştir"

Kırk yıllık avukatlık tecrübesiyle sürecin hukuki boyutuna ışık tutan Mahmut Tanal, tahliye prosedüründeki usulsüzlükleri tek tek sıraladı. 3091 sayılı taşınmaz mal zilyetliğine yapılan tecavüzlerin önlenmesi hakkındaki kanuna dikkat çeken Tanal, yargı sürecinin başladığı noktada idari müdahalenin durması gerektiğini ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı davalar ve yürütmeyi durdurma kararları varken kaymakamlığın zorla tahliye yetkisinin kalmadığını belirten Tanal, "Kanun açıkça der ki; dava açılmışsa kaymakam olarak senin görevin sona ermiştir. Buradan ancak mahkeme kararı ve icra memuru eşliğinde anahtar istenebilir. Yapılan bu işlem tamamen zorbalıktır" dedi.

İçişleri ve Adalet Bakanlarına acil çağrı

Olay yerinden kabine üyelerine seslenen Mahmut Tanal, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten bu "hukuksuzluğa" son vermelerini istedi. Belediye envanterinde yer alan yaklaşık 300 milyon liralık malzemenin emniyet kontrolündeki binada kalmasının mülkiyet hakkını çiğnediğini savunan Tanal, verilen talimatların "kanunsuz emir" niteliğinde olduğunu öne sürdü. Bu emri uygulayan kamu görevlilerinin de suç işlediğini hatırlatan Tanal, devletin mülk sahipleri ve kiracılar arasındaki dengeyi bozacak tehlikeli bir emsal oluşturduğunu, bu durumun tüm Türkiye’deki mülkiyet güvenliğini tehdit ettiğini savundu.

"2026 Türkiye’sine bu görüntüler yakışmıyor"

2026 yılı Türkiye’sinde bir eğitim kurumunun polis zoruyla kapatılmasının ülkenin uluslararası itibarını zedelediğini belirten Mahmut Tanal, mevcut durumu "tam kanunsuzluk hali" olarak tanımladı. Savaş halindeki ülkelerde bile eğitim merkezlerine bu denli sert müdahaleler yapılmadığını vurgulayan Tanal, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na da çağrıda bulunarak adaletin tesis edilmesini talep etti. Eğer bu hukuksuz uygulamadan geri dönülmezse, CHP Genel Merkezi ile koordineli bir şekilde yeni bir mücadele haritası çizeceklerini duyuran Tanal, İzmir halkının ve kursiyerlerin hakkını savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.