Son Mühür- Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin siyasi gündemini sarsacak "ara seçim" ve "şeffaflık" çağrıları kapsamında başlattığı muhalefet turunun ilk ayağında DEM Parti genel merkezini ziyaret etti. Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile bir araya gelen Özel, görüşme sonrası yaptığı açıklamalarda mal varlıklarının denetlenmesinden yargı müdahalelerine kadar pek çok hayati konuda iktidara meydan okudu.
Muhalefet turunun ilk durağında "Demokrasi" vurgusu
CHP lideri Özgür Özel’in başlattığı siyasi temas trafiği, DEM Parti ziyaretiyle resmen start aldı. Saat 12.00’de gerçekleşen zirvede, Türkiye’nin son bir yıldır içinde bulunduğu siyasal iklim ve yargı mekanizması üzerinden siyasete yönelik müdahaleler masaya yatırıldı. Görüşmenin ardından kameraların karşısına geçen Özel, ekonomiden dış politikaya, hukuktan etik yasalara kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin kırılgan yapısının, bölgesel gerilimler karşısında vatandaşı korumasız bıraktığını ifade eden Özel, özellikle dar gelirli grupların ekonomik şoklar altında ezildiğini ve bu durumun temel sorumlusunun kötü yönetim olduğunu dile getirdi.
"Bütün mal Varlıkları şeffaf bir şekilde incelenmeli"
Açıklamalarının en dikkat çekici kısımlarından birini "şeffaflık" konusuna ayıran Özgür Özel, siyaset kurumunun halka hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Siyasi Etik Yasası’nın bir an önce Meclis gündemine alınması gerektiğini belirten CHP Lideri, belediye başkanlarından cumhurbaşkanına, milletvekillerinden yüksek bürokratlara kadar herkesin mal varlığının mercek altına alınması çağrısında bulundu. "Kendine güvenen hesabını ortaya koysun" diyen Özel, bu incelemeden ne kendisinin ne de Ekrem İmamoğlu’nun muaf tutulmasını istemediklerini, ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ilgili yargı mensuplarının da aynı denetime tabi olması gerektiğini savundu. Siyaset yoluyla zenginleşmenin önüne geçilmesi için anlık denetim mekanizmalarının şart olduğunu ifade etti.
Can Atalay ve kayyım uygulamalarına sert tepki
Yargı kararlarının uygulanmaması ve seçme-seçilme hakkına yönelik müdahaleler de toplantının öncelikli gündem maddeleri arasındaydı. Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay hakkındaki kararlarının görmezden gelinmesini sert bir dille eleştiren Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un bu konuda anayasal sorumluluğu olduğunu hatırlattı. Milletvekili kütüğünde Atalay’ın isminin yer alması ve yemin töreni için beklenmesi gerektiğini belirten Özel, hukukun üstünlüğünün ancak bu adımlarla tesis edilebileceğini söyledi. Ayrıca, yerel yönetimlere atanan kayyım uygulamalarının demokrasiyle bağdaşmadığını ifade ederek, bu sürecin bir an önce sonlandırılması için tüm siyasi partilerin ortak sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi.
Anayasal zorunluluk: Ara seçim tartışması
Siyaset gündemine bomba gibi düşen "ara seçim" konusuna da açıklık getiren Özgür Özel, anayasadaki hükümleri hatırlatarak mevcut durumda bir seçim zorunluluğu doğduğunu savundu. Anayasa’ya göre meclis üyeliklerinde boşalma olması halinde, belirli süreler dışında ara seçime gidilmesinin bir tercih değil, anayasal bir emir olduğunu vurgulayan Özel, şu an Meclis'te 8 milletvekilliğinin boş olduğunu belirtti. Bu tablonun bir ara seçim gerektirdiğini ve bu sürecin işletilmemesi durumunda hem Meclis Başkanı’nın hem de iktidar partisinin ağır bir sorumluluk altında kalacağını ifade etti. Özel, halkın iradesinin sandığa yansımasının engellenemeyeceğini de sözlerine ekledi.
DEM Parti’den seçim ve etik yasası mesajı
Özgür Özel’in ardından söz alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da istişarelerin önemine değindi. Türkiye ve Orta Doğu’daki gelişmelerin toplumsal yankılarını değerlendirdiklerini belirten Hatimoğulları, ülkede yaşanan derin ekonomik krizin sadece dış etkenlerle değil, yapısal sorunlarla ilgili olduğunu söyledi. Siyasi Etik Yasası’nın sadece seçilmişleri değil, geniş bir bürokratik kesimi de kapsaması gerektiğini savunan Hatimoğulları, demokratikleşme adımları için her türlü iş birliğine açık olduklarını belirtti. Toplumda güçlü bir erken seçim beklentisi olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Hatimoğulları, DEM Parti olarak olası bir seçim sürecine her an hazırlıklı olduklarının altını çizdi.