Son Mühür- İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve ESHOT başta olmak üzere Çeşme, Urla, Karaburun ve Ödemiş gibi çevre ilçelerdeki belediyeleri kapsayan yetki tespit süreci tamamlandı. 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında 15 Mayıs 2026 tarihinde hazırlanan resmi tutanaklara göre, KESK’e bağlı TÜM BEL-SEN İzmir 1 Nolu Şube yetkili sendika unvanını korumayı başardı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile sendika temsilcilerinin karşılıklı imza altına aldığı veriler, belediyelerdeki örgütlenme oranının dikkat çekici seviyeye ulaştığını ortaya koydu. Açıklanan rakamlara göre kurum bünyesinde görev yapan 6 bin 131 kamu çalışanının 5 bin 885’i herhangi bir sendikaya üye olarak kayıtlara geçti. Böylece sendikalaşma oranı yüzde 96’ya yaklaşarak rekor düzeye ulaştı.
Verilerde çalışanların cinsiyet dağılımı da yer aldı. Buna göre belediyelerde görev yapan memurların 4 bin 369’unu erkekler oluştururken, 1.762 kadın memurun da kamu hizmetinde görev yaptığı belirtildi.
Yetki tespit sonuçlarında TÜM BEL-SEN 2 bin 818 üyeyle ilk sırada yer alırken, 1.955 üyeye sahip TÜM YEREL-SEN ikinci sıraya yerleşti.
Tüm Bel-Sen Genel Merkezi Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu şu açıklamalarda bulundu:
"YETKİ YİNE EMEĞİN, MÜCADELENİN VE DAYANIŞMANIN
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve ESHOT Genel Müdürlükleri, Çeşme, Ödemiş, Selçuk, Seferihisar, Urla ve Karaburun'da emekçilerin tercihi bir kez daha mücadeleden, dayanışmadan ve örgütlü güçten; Tüm Bel-Sen'den yana oldu. Bugün imza altına alınan bu sayılar, bizim için yalnızca yetkili sendikayı belirleyen üye sayıları değil! Bu sayılar; baskılara rağmen geri adım atmayanların, toplu sözleşme hakkına sahip çıkanların, irade gasplarına karşı halkın ve emekçilerin sözünü savunanların; eşitlikten, özgürlükten, barıştan ve dayanışmadan yana olanların ortak emeğidir. Bugün bir kez daha görüyoruz ki yerel yönetim emekçileri; susanları değil konuşanları, seyredenleri değil mücadele edenleri, yalnız kendi üyelerini değil bütün işçi sınıfının mücadelesini sahiplenenleri tercih etmiştir. Maden işçilerinin yerin metrelerce altında verdiği yaşam kavgasında, depo işçilerinin insanca çalışma mücadelesinde, Flormar ve Digel Tekstil işçisi kadınların direnişinde, Temel Conta grevinde ve ülkenin dört bir yanında emeğin yükselttiği her direnişte tarafımız hep emekten yana oldu. Çünkü biz, sendikal mücadeleyi yalnızca yetki dönemlerinde hatırlanan bir prosedür değil; hayatın her alanında büyüyen sınıf mücadelesinin bir parçası olarak görüyoruz. Bizler; “Haklar yasalardan önce gelir” diyerek yola çıkan bir geleneğin bugünkü temsilcileriyiz. Sendikamız bugünlere; onursal başkanımız İkram Mihyaz’ın, kuruluşundan bu yana kaybettiğimiz mücadele arkadaşlarımızın, baskı ve sürgünlere rağmen sendikasına sahip çıkan üyelerimizin, KHK’lerle işinden ve ekmeğinden edilen dostlarımızın, halk iradesinin gaspına, kayyum politikalarına, doğa talanına ve sömürü düzenine karşı yan yana duranların emeğiyle gelmiştir. Tutanaklarda görülen kadın üye sayıları da göstermektedir ki; Kadın Komisyonumuz başta olmak üzere, eşit ve özgür bir yaşam mücadelesini yıllardır büyüten kadın yoldaşlarımızın emeği ve kararlılığı sendikamızın en büyük güçlerinden biri olmaya devam etmektedir."
"Tüm Bel-Sen; kadınların yaşam hakkını, toplumsal cinsiyet eşitliğini, engelli haklarını, ayrımcılığa uğrayan herkesin eşit ve özgür yaşam hakkını savunan; bunu yalnızca sözde değil toplu sözleşme masalarında da kazanıma dönüştürmeye çalışan bir mücadele geleneğinin adıdır. “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” sloganlarımızda kastettiğimiz tam da bu! Sendikal bölünmelere, ayrımcı ve şoven dile, emek mücadelesini etkisizleştirmeye çalışan anlayışlara karşı; Tüm Bel-Sen’in mücadeleci çizgisini aynı kararlılık, aynı heyecan ve aynı kolektif iradeyle büyütmeye devam ediyoruz. KESK’li olmak, Tüm Bel-Sen’li olmak bizim için yalnızca bir sendikal kimlik değil; emeğin, dayanışmanın ve mücadele geleneğinin taşıyıcısı olmaktır. Bu süreçte emeği olan başta işyeri temsilcilerimiz, aktivistlerimiz ve tüm üyelerimiz olmak üzere; bu mücadeleye omuz veren tüm dostlarımıza teşekkürü borç biliriz. Yetki döneminden yetki dönemine değil, yaşamın ve mücadelenin her anında örgütlenmeye, dayanışmayı büyütmeye, emekçilerin sözünü güçlendirmeye devam edeceğiz. Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz! Yaşasın Tüm Bel-Sen! Yaşasın KESK!"