İZMİR HABERLERİ

Buca Şahin Tepesi yine mahkemelik!

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, daha önce yargıdan dönen Fırıncılar Toplu İşyeri planlarının, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden onaylanmasına karşı dava açtı. Yapılan açıklamada “Bu ısrar hukuk devleti ilkesine aykırı” denildi.

Abone Ol

Son Mühür / İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Buca Tınaztepe Mahallesi’nde hayata geçirmek istediği ve daha önce yargı kararıyla iptal edilen Fırıncılar Toplu İşyeri’ne ilişkin imar planları yeniden yargıya taşındı. Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, belediye meclisi tarafından yeniden onaylanarak askıya çıkarılan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine karşı 19 Şubat 2026 tarihinde dava açtığını duyurdu. ŞPO İzmir Şubesi, plan değişikliğinin plan bütünlüğü, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı olduğunu vurgularken; daha önce aynı alana ilişkin benzer nitelikteki plan değişikliklerinin mahkemelerce iptal edildiğini hatırlattı. Oda, mahkeme kararlarının bağlayıcılığına rağmen aynı planlama yaklaşımında ısrar edildiğini belirterek durumu hukuk devleti ilkesine aykırı buldu.

"Şahin Tepesi" olarak biliniyor

Planlama alanı, Buca’da kamuoyunda “Şahin Tepesi” olarak bilinen ve İzmir manzarasına hâkim bir noktada bulunuyor. Alanın bitişiğinde ise 15 katlı OYAK Buca Konutları yer alıyor. Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nin açtığı son davayla birlikte, daha önce yargı kararlarıyla iptal edilen planların geleceğini bu kez mahkemenin vereceği yeni karar belirleyecek.

Söz konusu alanın mülkiyet yapısı da süreç içerisinde değişti. 1988 yılında Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunan 7586 ada 3 ve 4 numaralı parseller, ilerleyen dönemde SS Buca Şirinyer Fırıncılar Kooperatifi’ne satıldı. Daha sonra 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında yapılan imar uygulamasıyla alanda 7678, 7679, 7680, 7681, 7682, 7683 ve 7684 numaralı adalar oluşturuldu ve bu parseller şahıs mülkiyeti adına tescil edildi.

ŞPO İzmir Şubesi’nin açıklamasının tamamı şöyle:

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.10.2025 tarih, 04.1062 sayılı kararı ile uygun bulunarak onaylanan ve 27.11.2025 – 26.12.2025 tarihleri arasında askıya çıkarılan İzmir İli, Buca İlçesi, Tınaztepe Mahallesinde, 7678, 7679, 7680, 7681, 7682, 7683 ada muhtelif parselleri kapsayan alana ilişkin hazırlanan L18-A2 Pafta 1/25.000 Ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı Değişikliği Şubemiz tarafından 19.02.2026 tarihinde dava konusu edilmiştir. Söz konusu plan değişikliği, plan bütünlüğü, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından ciddi aykırılıklar içermektedir.

Dava konusu plan değişikliğinde, geçmiş planlarda "Büyük Alan Kullanımı Gerektiren Kamu Kuruluş Alanı" gibi kamusal kullanım kararı getirilmiş bölgenin, parçacıl bir yaklaşımla "Kentsel Gelişme Alanı" kullanımına dönüştürüldüğü görülmektedir. Kamusal kullanım kararı getirilmiş bölgede yalnızca ilgili şahıs mülkiyetlerinin bulunduğu bir alanın parçacıl bir şekilde Kentsel Gelişme Alanı (Konut Alanı) kullanımına dönüştürülmesine yönelik dava konusu planlar, şahıs menfaatlerini öncelemekte olup, kamu yararı ile bağdaşmamaktadır. Bu yaklaşım, planlamanın temel ilkelerinden olan eşitlik, nesnellik ve bütünlük ilkelerini zedelediği gibi plan kararlarının kamu yararı dışında bireysel talepler doğrultusunda şekillendirildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Benzer planlar daha önce mahkemelerce iptal edildi

Dava konusu alanda daha önce benzer nitelikte onaylanmış plan değişiklikleri mahkeme kararlarıyla iptal edilmiştir. Bu yargı kararları dikkate alındığında, planın uygulanması halinde telafisi güç ve kamu zararına yol açabilecek sonuçlar doğuracağı açıktır. Bu kararlar söz konusu alanda benzer içerikte plan değişikliklerinin yargı tarafından daha önce iptal edildiğini ortaya koymakta, planlama esaslarını ve şehircilik ilkelerinin sistematik biçimde ihlal edildiğini göstermektedir. Bu nedenle söz konusu plan değişikliği yargıya taşınmıştır.

2018 ve 2024 planları da yargıdan döndü

Dava konusu alana ilişkin olarak, ilgili idare tarafından 2018 ve 2024 yıllarında onaylanan mükerrer plan değişiklikleri de Odamızca yargıya taşınmış; kentsel donatı alanlarının eşdeğer alan ayrılmadan küçültülmesi ve altyapı dengesinin bozulması gerekçeleriyle ilgili İdare Mahkemeleri tarafından iptal edilmiştir. Bu kararlar söz konusu alanda benzer içerikteki plan değişikliklerinin yargı tarafından hukuka aykırı bulunduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.

İzmir 2. İdare Mahkemesi Kararı (2020)

İzmir 2. İdare Mahkemesinin 03.06.2020 tarih ve E:2018/1118, K:2020/440 sayılı kararında;

"… her ne kadar dava konusu plan değişikliğinin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı‘nda öngörülmüş olan ‘Kentsel Yerleşik Alan` plan kararına aykırı olmamasına karşın, yapılan değişikliğin; mevzuat hükümleri açısından, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından uygun bilimsel ve nesnel gerekçelerinin bulunmaması ve bu amaçla gerçekleştirilen plan değişikliği çalışmasının yasal olarak zorunluluk içermemesi, diğer yandan; bölgede kısmen öngörülen Kentsel Gelişme Alanı kullanım kararının gerek plan ana kararlarında kamusal amaçlı planlanmış olan kullanım alanlarının bütünlüğünü zedeleyici mahiyette olması, nüfus projeksiyon hesaplarında öngörülmeyen ilave bir nüfus getirecek olması nedenleri ile hizmet bölgesi içerisinde küçültülen teknik ve sosyal altyapı alanları için eşdeğer alan ayrılmadan yapılan dava konusu plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğu…" gerekçesiyle söz konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği iptal edilmiştir.

İzmir 7. İdare Mahkemesi Kararı’nı hatırlattılar

İzmir 7. İdare Mahkemesinin 22.09.2025 tarihli E:2024/935, K:2025/959 sayılı kararında;

"… dava konusu alanda çevre düzeni ölçeğinde kısmen öngörülen Kentsel Gelişme Alanı ve nazım plan ölçeğinde öngörülen Ticaret–Konut Alanı kullanım kararının gerek plan ana kararlarında kamusal amaçlı planlanmış olan kullanım alanlarının bütünlüğünü zedeleyici olduğu, gerekse nüfus projeksiyon hesaplarında öngörülmeyen ilave bir nüfus yaratacağı, bu durumun mevcut plan ana kararlarını bozucu ve kamusal amaçlı planlanmış olan kullanım alanlarının bütünlüğünü zedeleyici olduğu, ilave nüfusun gereksinim duyacağı sosyo-kültürel tesis, ibadet alanı ve sağlık tesis alanı gibi kentsel sosyal altyapı alanlarının öngörülmemiş olduğu, sadece eğitim ve yeşil alan miktarlarının artırılmış olmasının alandaki donatı alanı dengesini olumsuz yönde etkileyeceği, belediye hizmet alanları ile resmi hizmet alanlarının da kentsel donatı alanı olduğu, ….alansal büyüklüğü azaltılan Belediye Hizmet Alanı kullanımına ilişkin eşdeğer herhangi bir alan öngörülmemiş olmasının planlama ilke ve esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, … plan değişikliği kararları ile yoğunluk artırıcı plan kararları öngörülmekle beraber, kentsel sosyal altyapı alanlarına dair, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu ve analizine dair bilgilere ve kurum ve kuruluş görüşlerini içeren analitik bilgilere plan değişikliği açıklama raporunda yer verilmemesi…" gerekçesiyle söz konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği iptal edilmiştir.

“Mahkeme kararlarına rağmen aynı yaklaşım”

Mahkeme kararlarının bağlayıcılığı açık olmasına rağmen, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi`nin 16.10.2025 tarihli kararı ile aynı içerikteki planlama yaklaşımında ısrar edilmiş; mahkeme kararlarında belirtilen hukuka aykırılıklar giderilmeden yeni bir idari işlem tesis edilmiştir. Bu durum, hukuk devleti ilkesine ve yargı kararlarının bağlayıcılığına aykırı bir uygulama niteliği taşımaktadır.

Bunlara ek olarak;

Plan değişikliğinin, yürürlükteki 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı‘nın nüfus değerlerinin aşılamayacağına ve donatı alanlarını azaltıcı plan değişikliği yapılamayacağına dair uygulama hükümlerine (6.7 ve 6.13 maddeleri) açıkça aykırı olduğu,

Yürürlükteki planlarda öngörülen sosyal ve teknik altyapı alanlarının azaltılmasına rağmen eşdeğer alan ayrılmadığı,

Yoğunluk artıran bu plan değişikliğine yönelik etkilerin belirlenmesi amacıyla zorunlu olan kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporunun hazırlanmadığı, Dava konusu planda getirilen "Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan" gösteriminin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği lejant teknikleriyle uyumsuz olduğu gerekçeleri doğrultusunda bahse konu plana 19.02.2026 tarihinde İzmir 4. İdare Mahkemesi, 2026/256 E. kayden dava açılmıştır.