Son Mühür / Yağmur Daştan - Buca’daki eski cezaevi arazisinin, mahkeme kararlarıyla yeşil alan ve kamusal kullanım amacıyla ayrılmasına karşın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bölgede yeniden inşaat sürecini gündeme taşıması tepkilere neden oldu. Meslek odaları ile çeşitli sivil inisiyatifler, plan değişikliğine karşı çıkarak duruma itiraz etti. Bu kapsamda TMMOB, İzmir Barosu, İzmir Yaşam Alanları Platformu, Buca Cezaevi Özgürleşirken Platformu ve İzmir Tabip Odası temsilcileri, bugün Buca Cezaevi yerleşkesinde bir araya gelerek kamuoyuna yönelik ortak bir basın açıklaması yaptı. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) İzmir İl Başkanı Aybar Uygur da basın açıklama katılarak destek verdi.
TMMOB: Yargı kararlarıyla rekreasyon alanı olarak belirlenmişti
TMMOB İKK adına hazırlanan metni okuyan Şehir Plancıları Odası İzmir Yönetim Kurulu üyesi Ilgaz Su Aktaş, “Yürütmüş olduğumuz mücadele ve yargı kararları sonucunda Rekreasyon Alanı kullanım kararı getirilerek kamusal kullanıma ayrılan Buca Cezaevi Alanı; mülkiyet devrinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle “İller Bankasının talebi” ve “kamulaştırma bedeli” gerekçe gösterilerek bir kez daha yapılaşmaya açılmak istenmektedir. Uzun yıllardır İzmir kamuoyunun gündeminde yer alan Buca Cezaevi Alanı için 2020 yılında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İller Bankası arasında protokol imzalanmış, protokol uyarınca alan Bakanlık Olur’u ile “Rezerv Yapı Alanı” ilan edilmiştir. Bu sürecin ardından, 2022 yılı başında hukuki dayanakları tartışmalı bir şekilde Buca Cezaevi binası yıkılmış; alanın yüzde 70’inde en az 550 konut ve dükkan şeklinde yapılaşmaya olanak tanıyan imar planı değişiklikleri, Bakanlık tarafından onaylanmıştır. 2023 yılında söz konusu plan değişikliklerine karşı yürütmüş olduğumuz hukuki mücadele kazanımla sonuçlanmış; hem yüksek yoğunluklu yapılaşma öngören imar planları hem de rezerv yapı alanı kararı yargı kararlarıyla iptal edilmiştir. Böylece alanın tamamı kamu yararı doğrultusunda ve talep ettiğimiz şekilde “Rekreasyon Alanı” olarak belirlenmiştir” dedi.
“Büyükşehir, alanın kaderini İller Bankası’na terk etti”
“Gelinen aşamada, alanın mülkiyetinin belediyeye devri hukuken mümkün olmasına rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu konuda herhangi bir girişimde bulunulmamış, kurumsal iç tutarlılık ve kazanılmış yargı kararları gözetilmeden Buca Cezaevinin kaderi tamamen İller Bankasının insafına terk edilmiştir” mesajıyla devam eden Aktaş, “Büyükşehir tarafından 29 Ocak’ta onaylanan 1 / 5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği hukuki dayanaktan yoksundur. İzmir 6. İdare Mahkemesi’nin 2023 tarihli kararıyla rezerv yapı alanı kararı iptal edilmiş, bu kararın ardından İzmir 4. İdare Mahkemesi, dayanağı ortadan kalkan imar planı değişikliklerinin de iptaline karar vermiştir. 2022 yılında AK Parti tarafından onaylanan imar planında, alanın 11 bin 880 metrekaresi yeşil alan olarak ayrılmış, 42 bin 366 metrekarelik kısmında da yaklaşık 69 bin 903 metrekarelik emsal içeren ticaret ve konut yapılaşması öngörülmüştü. Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin onayladığı planda ise 49 bin 247 metrekarelik rekreasyon alanı kaldırılmış, yerine 16 bin 560 metrekarelik yeşil alan ayrılmış, 40 bin 200 metrekare alanda yaklaşık 72 bin metrekare emsal alanını içeren ticaret ve konut fonksiyonuna yönelik yapılaşma öngörülmüştür. Böylece İller Bankası ve müteahhitler; 2022 tarihli imar planına kıyasla 2000 metrekare daha fazla inşaat alanı elde etmiştir. İzmir Büyükşehir Belediyesi; daha önce dava açarak iptalini sağladığı bir imar planı değişikliğini onaylayarak bilirkişi raporlarını, mahkeme kararlarını, imar mevzuatını ve kamu yararını açıkça yok saymaktadır” ifadelerini kullandı.
“Kamulaştırma gerekmez, alan kamusal kalmalıdır”
Loading...
Buca Cezaevi alanının rekreasyon alanı olarak kullanılabilmesi için kamulaştırma gerekmediğinin altını çizen Aktaş, “3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11’inci maddesinde imar planlarında umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Hazine mülkiyetindeki parsellerin kamusal hizmeti sağlayacak olan idareye bedelsiz devri esastır. Buca Cezaevi alanı kamusal alan olarak kalmalıdır! Yaklaşık 80 bin metrekare büyüklüğündeki Buca Cezaevi Alanının yapılaşmaya açılması durumunda; Buca ilçesinde halihazırda katlanılamaz düzeyde olan trafik yükü daha da artacak, yüksek yapı ve nüfus yoğunluğu altyapı sorunlarını derinleştirecek, kent parkı oluşturulabilecek nadir bir kamusal alan kalıcı biçimde kaybedilecek, 2024 yılı sonunda AFAD, ilgili belediyeler, meslek odalarının katılımı ile oluşan komisyonun önerisi ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin onayı ile geçici barınma alanı olarak belirlenen bir alan tamamen ortadan kalkacaktır. Tüm bu nedenlerle, Buca Eski Cezaevi alanının yapılaşmaya açılması, İzmir’in kent suçu siciline yeni ve ağır bir suçun eklenmesi anlamına gelecektir. Buca Cezaevi alanında yürürlükte bulunan planlarda yer alan kamusal kullanım kararlarını kaldırarak alanı yapılaşmaya açmaya yönelik her türlü girişime karşı hukuki haklarımızı kullanmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” dedi.
İzmir Barosu: “Bu alan toplumsal hafızadır”
İzmir Baro Başkanı Avukat Sefa Yılmaz, “78 bin metrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Bu alan, sadece Buca’nın değil, İzmir’in değil bu ülkenin toplumsal hafızasıdır. Burada yaşanan haksızlıklar, burada bir şekilde bulunmak zorunda kalan siyasi mahpuslar, ölümler, açlık grevleri… Bütün bu hafızayı yok etmeye çalışan bir anlayış ve bir çaba. Açtığı davadan sonra iptal ettiği plan üzerinden yeniden hukuki bir duruma evrilmek suretiyle 1 / 5000’lik nazım imar planı uygulamasından bahsediyoruz. Çok büyük haksızlık; bu hem Buca halkına hem İzmir halkına hem de bu ülkenin halkına haksızlıktır. Gerçek bir kent suçudur. Biz bir şehir değil, kent istiyoruz. Kent ve şehir arasında çok büyük fark var. Kapitalizmin sıkıştığı zamanlarda beton yığınına çevirmeye çalıştığı alanlardır şehirler. Oysa kentler, içinde taşın, ağacın, hayvanın, her düşünceden insanın bir arada yaşadığı ve toplumsal hafızasının, yaşam alanlarının olduğu yerlerdir. Biz bunu istiyoruz. Buca halkı da İzmir halkı da bunu istiyor. Bu mücadeleden vazgeçmemiz gerekiyor” dedi.
“Yeni bir hukuki süreç başlayacak”
Hukuki bir mücadelenin de yapılacağının altını çizen Yılmaz, “İtirazlar yapılacak, büyük bir ihtimalle bu itirazlar Büyükşehir tarafından reddedilecektir. Sonrasında da yeni bir dava süreci başlayacaktır. Bizim şuna karar vermemiz lazım: Bir şehirde mi yoksa tüm yönleriyle bir kentte mi yaşamak istiyoruz? Eğer birinci sorunun cevabını bize dayatırlarsa o zaman bu mücadeleye yeniden başlamamız gerekiyor. O yüzden kent mücadelesini yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor” mesajı verdi.
Platform Sözcüsü Candemir: “Bu daha başlangıç”
Bir önceki dönemde bu alanın yeşil alan olması için belediyeler ve siyasi partiler tarafından mücadele verildiğini söyleyen Buca Cezaevi Özgürleşirken Platformu Sözcüsü Savaş Candemir de “Seçimde oy almak için bizlere yalan söylemişler. Bu alanı ranta teslim etmeyeceğimizi söyledik ve buraya AVM yaptırmayacağımıza söz verdik. O gün yola çıkarken “Buca’nın bu alanı kamuya aittir, burada ne yapılacağına Buca halkı karar verir” dedik. Yola çıkarken bu alanı mahkeme kararıyla almıştık. Bugün geldiğimiz nokta, üç yıl önceki noktayla aynı. Tekrar mücadele etmeye başlıyoruz. O nedenle bu daha başlangıç, mücadeleye devam” diye konuştu. Açıklamaların ardından itiraz dilekçeleri toplandı ve gerekli itirazlarda bulunulacağı söylendi.