Son Mühür / Türkiye Varlık Fonu, İzmir Alsancak Limanı’nın işletme hakkını Albayrak Gruba verdi. Teslim sürecinin dört ayda tamamlanacağı belirtilen karar sonrası eleştirilerde bulunan Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, “Alsancak Limanı halkındır, satılamaz!” diyerek basın açıklaması yaptı. “İzmir’in kalbi, ülkemizin dış dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan Alsancak Limanı’nın Türkiye Varlık Fonu (TVF) aracılığıyla özel bir şirkete devredilmesi kabul edilemez” sözleriyle açıklamalarda bulunan Akyol, “Limanlar bir ülkenin ekonomik egemenliğinin, dış ticaret gücünün ve stratejik güvenliğinin temel unsurlarıdır. 8 bin 333 kilometreyi aşan kıyı şeridine sahip bir ülkede limanların özelleştirilmesi ekonomik bir hata olmanın ötesinde stratejik bir intihardır. Alsancak Limanı sadece bir ticari tesis değildir. İzmir’in tarihidir, emeğidir, kimliğidir ve Türkiye’nin dünyaya açılan kapılarından biridir” dedi.
“Kılıf uydurulmaya çalışılmış”

Limanın yük yönetim hakkının Albayrak Grubu bünyesindeki Alport Şirketine verildiğini hatırlatan Akyol, “Liman İşletme Müdürlüğüne yazılan bir yazıda da dört ay içerisinde teslimin yapılması gerektiği ve gerekli kolaylığın sağlanması istenmektedir. Her ne kadar sadece yönetim hizmetlerinin dışardan alınması gibi ifade edilse de ALPORT Şirketinin Ticaret sicilindeki kuruluş amacına bakıldığında Alsancak Limanı ile ilgili her türlü tasarrufun olduğu görülmektedir. Bunun adı bal gibi özelleştirmedir. Bir başka ilginç durum ise TVF tarafından Alsancak Limanını yönetmek amacıyla kurulan TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim A.Ş. nin Ticaret Sicil Gazetesindeki tescil tarihi, Albayraklara ait ve kuruluş amacında açıkça Alsancak Limanın her türlü işletilmesi yazan ALPORT Alsancak Liman İşletmeciliği A.Ş.’nin ticaret sicilindeki tescil tarihi TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim A.Ş.’den öncedir. Buradan şunu anlıyoruz ki önce Albayraklarla anlaşılmış, Albayraklar tarafından bu amaçla bir şirket kurulmuş, daha sonra ise devir amacıyla TVF tarafından bir Şirket kurulmuştur. Yani önce satış konusunda anlaşılmış sonrasında ise kılıfı uydurulmaya çalışılmıştır. Ancak görünen o ki kılıfa da sığmamıştır” ifadelerini kullandı.
“Sözleşme derhal açıklanmalıdır”
Devir sürecine ve sözleşmeye ilişkin bilgilerin “Ticari Sır” olarak belirtilmesini de eleştiren Akyol, şunları aktardı: “Limanı halen elinde bulunduran TCDD yönetiminden dahi saklanmaktadır. Bu süreç neden kamuoyundan gizlenmektedir. Kamunun malı bir şirkete devredilirken bunun kamuoyundan saklanması kabul edilemez. Devir hangi şartlarda yapılacaktır bir an önce kamuoyuna açıklanmalıdır. Soruyoruz: Bu devir neden halktan gizlenmektedir? Devir hangi mevzuat dahilinde yapılmıştır? Neden bu şirket seçilmiştir? Sözleşmede hangi maddeler yer almaktadır? Kamu yararı nerede korunmaktadır? Şeffaflık gereği sözleşme derhal kamuoyu ile paylaşılmalı ve madem bu devir işlemi kamu yararınaysa bu somut verilerle ispat edilmelidir. Aksi halde bu işlem, kamuya ait değerlerin sermayeye peşkeş çekilmesinden başka bir anlam taşımayacaktır.”
Kamu yatırımlarının özel şirkete aktarılamayacağına da dikkati çeken Başkan Akyol, “Limanda halen devlet eliyle yapılan yatırımlar olduğunu bilinmektedir Limanın özelleştirilmesi gündemdeyken yatırımların devlet tarafından sürdürülmesi; halkın vergileriyle oluşturulan kamu kaynaklarının, özel şirketlere avantaj sağlayacak şekilde kullanılması anlamına gelir. Devirden sonra da Limana devlet eliyle yatırımlar devam edecek midir? Ki devam edeceğini, “sadece yönetimi hizmet yoluyla dışardan alıyoruz.” cümlelerinden anlıyoruz. Bu durum kamu sermayesinin özel çıkarlar lehine aktarılmasıdır. Bu devir neden halktan gizlenmektedir? Sözleşmede neler yazmaktadır? Devir hangi şartlarla yapılmıştır? İhale süreci neden şeffaf değildir? Sözleşme derhal açıklanmalıdır!” dedi.
“Alsancak Limanı TCDD bünyesinde kalmalı”
“Aksi halde bu işlem kamu varlıklarının özel sermayeye aktarılmasıdır” sözleriyle devam eden Akyol, şu ifadeleri kullandı: “Vergilerimizle Yapılan Yatırımlar Kime Hizmet Ediyor? Liman özelleştirilirken yatırımların devlet tarafından sürdürülmesi; Halkın vergilerinin, kamu kaynaklarının, kamu sermayesinin özel şirketlere avantaj sağlamak için kullanılmasıdır. Bu kabul edilemez! 370 kamu emekçisinin geleceği belirsizdir. Geçmiş özelleştirme örnekleri çalışanların her zaman mağdur edildiğini göstermektedir. Daha geçen hafta Derince Limanı’nda yaşanan iş bırakma eylemi, özelleştirme sonrası düşük ücret ve kötü çalışma koşullarının en güncel örneğidir. Bu örnekler gösteriyor ki: özelleştirmeler emekçileri güvencesizliğe, düşük ücretlere, hak kayıplarına sürüklemektedir. Bir kez daha belirtiyoruz ki; Limanlar bir ülkenin dış dünyaya açılan kapısıdır. Alsancak Limanı İzmir ve Türkiye için stratejik öneme sahiptir. Bu nedenle: Alsancak Limanı TCDD bünyesinde kalmalıdır. Alsancak Limanı kamu yatırımlarıyla modernize edilmelidir. Halkın ve ülke ekonomisinin çıkarları doğrultusunda işletilmelidir. Alsancak Limanı’nın özelleştirilmesine karşı; tüm sendikaları, emek örgütlerini, meslek odalarını, demokratik kitle örgütlerini, İzmir halkını ve muhalif siyasi partileri birlikte mücadele etmeye ve ortak tavır almaya çağırıyoruz. Alsancak Limanı halkındır! Halkın olan halkın kalacaktır! Kamu varlıklarımızı korumaya kararlıyız!"





