GÜNDEM HABERLERİ

Boşanma davasında mahkemeden emsal karar! Kayınpederin evi kadına tahsis edildi!

İstanbul Anadolu Adliyesi 7. Aile Mahkemesi, çekişmeli bir boşanma davasında emsal teşkil edecek bir karara imza attı. Mahkeme, boşanma süreci boyunca ortak kullanılan, ancak erkeğin babasına ait olan evin, ekonomik ve sosyal olarak daha zayıf durumda olan kadına tahsis edilmesine hükmetti.

Abone Ol

İstanbul Anadolu Adliyesi 7’nci Aile Mahkemesi, çekişmeli bir boşanma davasında B.A. ve M.A. çiftinin ortak kullandığı, B.A.’ nın babasına ait evin dava süresince M.A.’ya tahsis edilmesi kararı aldı. Alınan kararla birlikte, ekonomik ve sosyal olarak daha zayıf durumdaki tarafın barınma hakkının korunması amaçlanıyor.

Çekişmeli boşanma sürecinin detayları

B.A. ve M.A., 2021 Şubat’ında evlendi. Ancak çiftin evliliği, zamanla ortaya çıkan anlaşmazlıklar doğrultusunda çekişmeli bir boşanma davasına dönüştü. B.A., babasına ait aile konutundan taşınırken, hem kendisi hem de babası, M.A.’nın evi boşaltmasını talep etti. M.A.’nın itirazları üzerine mahkeme, evin M.A.’ ya tahsis edilmesi kararını verdi. Karar, Medeni Kanun'un 196. maddesi uyarınca verildi. Tahsis süresi boşanma davasının sonuçlanmasına kadar geçerli olacak.

Alınan yargılama kararında zayıf olan tarafın korunması ve hakkının sağlanması öncelikli

M.A.’nın avukatı A. İslam Gezer, kararın hukuki çerçevesini şu şekilde aktardı: “Medeni Kanun, boşanma davalarında hakimlere, tarafların, çocukların ve malvarlığının korunması için geçici önlemler alma yetkisi tanır. Aile konutu, tapuda kime ait olursa olsun, eşlerin birlikte yaşadığı mekandır. Eğer konut eşlerden birinin ailesine aitse, tartışmalar ortaya çıkabiliyor. Mahkeme, korunmaya muhtaç eşin konutta yaşadığını tespit ederse, mülkiyet durumuna bakmaksızın konutu o eşe tahsis edebilir. Ancak mülkiyet hakkı sebepiyle itirazlar olabiliyor ve ev sahibi aile üyeleri sürece dahil olmak isteyebiliyor. Kötü niyetli durumlarda, bir tarafın ailesi diğer eşi evden çıkarmaya çalışabiliyor. Aile mahkemeleri, kamu yararı, çocukların üstün yararı ve zayıf tarafın korunması ilkelerine göre karar verir. Mülkiyet hakkı tartışmaları ise ayrı bir dava ile çözülür.” diyerek aktardı.

M.A.’nın diğer avukatı Elif Büşra Berber ise, “Kanunun amacı, kadın-erkek ayrımı yapmak değil, ekonomik ve sosyal açıdan zayıf tarafı korumaktır. Bu karar, barınma hakkını güvence altına alıyor ve uygulamada bu tür kararlar giderek yaygınlaşıyor,” diye konuştu.

Bu karar, özellikle geniş ailelerin yaşamakta olduğu konutlarda artan benzer davalara emsal teşkil etmesi bekleniyor. Hukukçular, aile içi mülkiyet anlaşmazlıklarında önceden noterlik sözleşme yapılmasını tavsiye ediyor.