Son Mühür/ Merve Turan- Bornova Belediyesi, kadın sağlığını tehdit eden ve çoğu zaman ihmal edilen önemli bir konuya parmak basarak farkındalık dolu bir etkinliğe imza attı. 1–31 Mart Endometriozis Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında, Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen "İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi", "Adet Sancısı Adetten Değildir!" sloganıyla gerçekleştirildi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Müjde Canday’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, toplumda yeterince tanınmayan endometriozis hastalığı tüm yönleriyle ele alınırken, bu rahatsızlıkla mücadele eden kadınlar da kendi yaşam hikayelerini paylaşarak güçlü bir dayanışma ağı oluşturdu.
Çikolata kisti hakkında bilinmeyenler ve yanılgılar
Söyleşide katılımcılara tıbbi perspektiften kapsamlı bir sunum yapan Doç. Dr. Müjde Canday, halk arasında yaygın olarak "çikolata kisti" şeklinde isimlendirilen endometriozisin aslında kronik bir süreç olduğunu vurguladı. Rahim iç tabakasını oluşturan dokuya benzer hücrelerin, olması gereken yerin dışına yerleşmesiyle karakterize olan bu hastalığın, özellikle 30 ve 40’lı yaş gruplarında daha sık görüldüğüne dikkat çekildi. Canday, her kadının bu süreci farklı semptomlarla deneyimleyebileceğini belirterek, bazılarının hiçbir şikayet hissetmediğini, bazılarının ise günlük yaşam kalitesini tamamen yitirecek seviyede ağır ağrılarla baş etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Semptomların yönetimi ve erken tanının hayati önemi
Endometriozisin en belirgin işaretlerine dair detaylı açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Canday; zaman içerisinde şiddeti artan adet sancıları, pelvik bölge ve beldeki kronikleşmiş ağrılar, cinsel birleşme esnasındaki sancılar ile sindirim sistemi düzensizliklerini temel belirtiler arasında sıraladı. Tedavi edilmediği takdirde çocuk sahibi olma şansını olumsuz etkileyebilen bu hastalığın tamamen ortadan kaldırılamadığını ancak modern tıp yöntemleriyle kontrol altında tutulabildiğini belirten uzman, hormonal destekler ve kişiye özel cerrahi müdahalelerin önemine değindi. Hastalığın yönetiminde altın kuralın düzenli doktor kontrolü ve erken teşhis olduğu gerçeği, söyleşinin en can alıcı noktalarından birini oluşturdu.
Bilgiyle başlayan gün tarih ve sanatla taçlandı
Eğitici söyleşinin tamamlanmasının ardından katılımcı kadınlar, İzmir’in köklü geçmişine ışık tutan Yeşilova Höyüğü’nü rehber eşliğinde gezme fırsatı buldu. Şehrin tarihini 8500 yıl öncesine taşıyan kazı alanını ve ziyaretçi merkezini inceleyen kadınlar, teorik bilgilerin ardından kültürel bir yolculuğa çıktı. Programın son bölümünde düzenlenen çömlek yapım atölyesinde ise katılımcılar, hem el becerilerini sergiledi hem de yaşadıkları zorlu sağlık süreçlerinin stresinden uzaklaşarak keyifli bir gün geçirdi. Bornova Belediyesi'nin bu çok yönlü etkinliği, kadınların hem ruhsal hem de bedensel sağlıklarına katkı sunan örnek bir sosyal sorumluluk projesi olarak kayıtlara geçti.