Türkiye’nin sağlık politikalarında öncelikli başlık haline gelen tütün kullanımıyla mücadele, kapsamlı bir yasal düzenleme ile yeni bir boyuta taşınıyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, özellikle son yıllarda gençler ve kadınlar arasında yükseliş trendine giren sigara tüketimine karşı radikal önlemler içeren bir mevzuat hazırlığında olduklarını duyurdu. Bakan Memişoğlu’nun açıklamalarına göre, temel strateji sigaranın sosyal alanlardaki izlerini silmek ve kullanımını toplum nezdinde "doğallaşmış bir alışkanlık" olmaktan çıkarmak üzerine kurulu.
Sigara görüntüsüne kısıtlama
Bakanlığın üzerinde çalıştığı ve kısa süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınması beklenen yeni kanun taslağı, sigaranın görsel etkisini minimize etmeyi hedefliyor. Kamusal alanlarda tütün kullanımının görünürlüğünü azaltmayı amaçlayan bu hamle, sadece kullanıcıları değil, dumanın pasif etkilerine maruz kalan bireyleri de koruma kalkanına alacak. Taslak çerçevesinde, hem sigara içilen alanların fiziksel sınırları yeniden tanımlanacak hem de tütün mamullerine dair her türlü materyalin toplumsal görünürlüğü en alt seviyeye indirilecek. Bakan Memişoğlu, özellikle çocukların bu ürünleri gündelik bir eşya gibi algılamasının önüne geçmek istediklerini vurguladı.
Tütün kullanım oranını yarı yarıya düşürmek
Türkiye’deki mevcut verilere göre toplumun yaklaşık üçte birinin aktif sigara kullanıcısı olduğunu hatırlatan Bakan Memişoğlu, %33 bandında seyreden bu oranı yarıya indirmek için kararlı bir takvim uygulayacaklarını belirtti. Mücadelenin sadece yasak ve ceza ekseninde kalmayacağını ifade eden Sağlık Bakanı, "koruyucu sağlık" hizmetleri kapsamında sigara bırakma polikliniklerinin ve sahada aktif görev alan mobil timlerin kapasitesinin artırılacağını bildirdi. Akciğer hastalıklarından damar sertliğine, uyku bozukluklarından astıma kadar pek çok kronik rahatsızlığın temelinde yatan bu bağımlılıkla mücadelede, bireysel iradenin desteklenmesi birincil öncelik olacak.
Dijital bağımlılık ve yasa dışı bahisle topyekun mücadele
Sağlık Bakanlığı’nın ajandasındaki bir diğer kritik başlık ise genç nesli tehdit eden dijital bağımlılıklar ve yasa dışı bahis oldu. Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda yürütülen bu süreçte, sadece erişim engelleriyle yetinilmeyeceği, bunun yerine bilinçli internet kullanımı eğitimlerine odaklanılacağı açıklandı. Aile sağlığı merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri üzerinden yürütülecek programlarla, ailelere ve gençlere dijital dünyadaki dezenformasyondan korunma yolları öğretilecek. Devletin kötü alışkanlıklara karşı bütüncül bir savunma mekanizması geliştirdiğini belirten Memişoğlu, sanal dünyanın risklerine karşı toplumsal direncin artırılacağını ifade etti.
Sağlık altyapısında dönüşüm ve personel istihdamı planlaması
Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık kapasitesindeki devasa değişime de dikkat çekerek, 2002 yılından bugüne ambulans sayısının ve hasta taşıma kapasitesinin onlarca kat arttığını paylaştı. Personel istihdamı konusunda beklenen müjdeyi de veren Bakan, hekim dışı personel alımları için 2026 yılındaki Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sonrasını işaret etti. Mevcut kontenjanların ve yeni açılacak hastanelerin ihtiyaçları doğrultusunda planlama yapıldığını belirten Memişoğlu, sağlık ordusunun yeni sınav sonuçlarına göre güçlendirileceğini dile getirdi.
Şehir hastaneleri zinciri genişliyor
Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimindeki en büyük engellerden biri olan randevu sorununun büyük oranda çözüldüğünü kaydeden Memişoğlu, milyonlu rakamlarla ifade edilen bekleyen hasta sayısının 300-400 bin seviyelerine kadar çekildiğini müjdeledi. Bu başarının arkasında yatan teknolojik altyapı yatırımlarının yanı sıra şehir hastaneleri projelerinin de hız kesmeden devam ettiği belirtildi. Aydın’dan Samsun’a, Rize’den Şanlıurfa’ya kadar pek çok ilde inşaatı süren ve yakında hizmete girecek olan modern sağlık kompleksleri, Türkiye’nin sağlık turizmindeki ve yerel hizmet kalitesindeki çıtasını daha da yukarı taşıyacak.