SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-İzmir’de yürütülen soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in adli sürecinde kritik gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Tutukluluk incelemesi öncesinde Adli Bilişim Uzmanı Güven Dilşen tarafından hazırlanan 25 sayfalık Uzman Mütalaasını soruşturma dosyasına sunan Avukat Atalay Aksay, yapılan incelemede tahliye talebinin reddedilmesi üzerine süreci Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını açıkladı. Çiçek’in avukatı Avukatı Aksay, müvekkili hakkında dosyada herhangi bir tanık veya gizli tanık beyanı bulunmadığını, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan incelemelerde de hiçbir şüpheli para hareketine rastlanmadığını vurguladı. Aksay, adli bilişim mütalaasındaki teknik tespitler ve dosyadaki mevcut durum ışığında hak ihlali iddiasıyla AYM'ye başvuracaklarını açıkladı.
İlkay Çiçek'in Avukatı Atalay Aksay
Dosyadaki Dijital Durum Ne Anlama Geliyor?
SON MÜHÜR’ün ulaştığı, Adli Bilişim Uzmanı Güven Dilşen’in imzasını taşıyan 25 sayfalık mütalaa bütüncül olarak değerlendirildiğinde şu ana teknik sonuçlar öne çıktı:
Ekran Görüntüsü Tek Başına İspat Gücü Taşımaz: Dosyada yer alan materyaller özgün veritabanı kütükleri değil, yalnızca görsel ekran çıktılarıdır. Bir ekran görüntüsünde numara veya fotoğraf görünmesi, mesajın o kişi tarafından atıldığını veya belirtilen tarihte gönderildiğini teknik olarak kanıtlamaz.
Teknik Atıf Zinciri Kurulmamıştır: Telefon numarasının geçmişte bir kişiye ait olması, o numaradan atılan tüm mesajların fiilen o kişi tarafından yazıldığını göstermez. Kullanıcı tespiti için cihaz, veri tabanı, IP, baz verisi ve oturum kayıtlarının çapraz doğrulanması zorunludur.
İtiraz Tutuklamadan Önce Kayda Geçmiştir: İlkay Çiçek’in tutuklanmasından haftalar önce (19.06.2026) savcılığa başvurarak mesajların sahte ve yapay zekâ ürünü olduğunu beyan etmesi ve HTS/dijital inceleme talep etmesi, savunmanın kronolojik olarak kurgu olmadığını göstermektedir.
Mekân ve Zaman Eşleştirmesi Yetersizdir: Mesajlardaki otel görselleri ile yıllar öncesine ait referans fotoğrafların eşleştirilmesi kesinlik taşımaz. Baz verisi ise yalnızca bölgesel kapsama alanı sunar, kişiyi doğrudan belirli bir odaya yerleştiremez.
İnkâr Kronolojisi ve Delil Bütünlüğü : İlkay Çiçek’in 06.08.2026 tarihli ifadesinde mesajları kesin bir dille reddettiği ve yapay zeka ürünü olduğunu belirtti. Bu iddianın tutuklamadan çok önce, 19.06.2026 tarihinde resmî makamlara yapılan suç duyurusu ve HTS, baz, IP, IMEI incelemesi talebiyle kayda geçirildiği söylemişti.
Mütalaada: İlkay Çiçek’in geçmişte kullandığını beyan ettiği +90 554 943 **** numaralı GSM hattının kişiyle ilişkisi kabul edilmekle birlikte, yalnızca numara sahipliğinden hareketle mesajların fiili yazarı olunduğu sonucuna varılamayacağı ifade edilmiştir. Sunulan ekran görüntülerinin adli kopya imajı, veri tabanı kaydı ve kriptografik hash, özet değeri barındırmaması sebebiyle veri bütünlüğünün bağımsız olarak doğrulanamadığı kaydedilmiştir.
ISO Standartları ve Yargıtay İçtihatları : İncelemede ISO/IEC 27037 ve ISO/IEC 27042 uluslararası adli bilişim standartlarına dikkat çekilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik kararları (Yargıtay 9. CD 2024/4261 E., Yargıtay 6. CD 2023/12658 E. vb.) uyarınca; tarafça reddedilen WhatsApp yazışmalarında sadece ekran çıktısı ile yetinilemeyeceği, WhatsApp Web/Desktop kullanımı ile IP/IMEI eşleşmelerinin analiz edilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi Raporu Dikkate Alınmadı
MASAK raporlarının temiz gelmesi, dosyada somut tanık beyanının olmaması ve sunulan 25 sayfalık mütalaaya rağmen tutukluluk halinin devamına karar verilmesi üzerine İlkay Çiçek'in avukatı Atalay Aksay, raporun dikkate alınmaması üzerine başvuru dosyasını AYM’ye taşıyacaklarını söyledi.




