Son Mühür / Atakan Başpehlivan Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Şubat ayı olağan birinci oturumu İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan EBSO meclis salonunda gerçekleşti. Mecliste açılış konuşmasını gerçekleştiren EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, ekonomi gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu.
İbrahim Gökçüoğlu: Almanya’nın yeşil enerji projeleri isteneni vermedi
Türkiye haricinde en fazla Türk işçinin çalıştığı Almanya’nın özellikle pandemi sonrasındaki yüksek enflasyonist oramda ciddi zarar gördüğünü belirten EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, “Almanya’nın pandemi sonrası yaşanan enflasyon sürecinden ciddi bir şekilde etkilendiğini söylemek istiyorum. Almanya’nın Ukrayna ve Rusya savaşından kaynaklı hız verdiği yeşil enerji kapsamında ele aldığı enerji projeleri maalesef isteneni vermemiştir ve enerji kaosuna neden olmuştur.
Temel rakamlara baktığımızda 2025’te yaklaşık 23.900 şirket iflas etmiştir. Bu 2024’ten bu yana en yüksek seviyedir. Büyük ölçekli şirket iflasları yüzde 25 artmış durumdadır. Toplam ekonomik zarar 55-60 milyon eurodur. Sadece makine sektöründe 2025 sonunda geçen yıla göre 2.2 gerileme olduğu ve istihdamın azaldığı tespit edilmiştir. Ford, Bosch gibi firmalar küçülürken, tedarikçiler de tek tek kapatıyor.” diye konuştu.
“Avrupa ve dünyada işler iyi gitmediği için her konuda öngörülemez bir durum yaşıyoruz”
Öte yandan, Avrupa’da ve dünyada ekonomik anlamda işlerin iyi gitmediği için öngörülemez bir süreç yaşandığının altını çizen Gökçüoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Asıl teşhis şudur. Almanya’nın eski modeli tamamen ağır ağır çökmektedir. O model, ucuz Rus enerjisi, Çin’e yoğun ihracatı, ABD’nin güvenlik şemsiyesi altında rahat küresel ticaret, AB iş pazarında sanayi üstünlüğü; bu dört ayak artık yok. Sanayi elektriği fiyatı artık iki üç kat daha pahalı. Yeşil enerji dönüşümü sanayi korunmadan yapıldı. Cam gibi sektörler çok ciddi darbe aldı. Çin artık müşteri değil, doğrudan rakip. Elektrikli araçlar başta olmak üzere ara mallarda Çin fiyat rekabetiyle deprem etkisi yapmaktadır. Alman firmaları Çin ile ne fiyat ne de ölçek açısından rekabet edebiliyor.
Avrupa Merkez Bankası bu süreci başlatmadı yalnızca hızlandırdı. Sorun çok daha derin, bu bir döngüsel kriz değildir. Bu Almanya’nın sanayi merkezli küresel rolünün erimesidir. Almanya’nın önünde üç seçenek var. Bir sanayiyi korumalıdır. İki savunma ve devlet destekli geçici ayakta kalma. Kontrollü ve uzun süreli küçülme. Artan iflaslar yeni normalin ilk dalgasıdır. Bildiğiniz Almanya artık sahneden yavaş yavaş çekilmektedir. Bu durum Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarını istihdam konusunda oldukça zorlamaktadır. Avrupa ve dünyada işler iyi gitmediği için her konuda öngörülemez bir durum yaşıyoruz.”