Kemalpaşa’da yer alan Ulucak Höyüğü, Batı Anadolu’nun en eski çiftçi yerleşimlerinden biri olarak arkeolojik araştırmalarda önemli bir merkez olmayı sürdürüyor. Neolitik Dönem’e tarihlenen bulgular, avcı-toplayıcı yaşamdan tarıma dayalı yerleşik düzene geçişin somut izlerini sunuyor.
İlk kez 1960 yılında İngiliz arkeolog David French tarafından tespit edilen alanda, sistematik kazı çalışmaları 1995 yılında başladı..Yapılan araştırmalarda Geç Roma–Erken Bizans, Erken Tunç Çağı ve Geç Neolitik Dönem olmak üzere üç ana kültür katı belirlendi. En altta yer alan Geç Neolitik tabakalar, höyüğün en dikkat çeken bölümünü oluşturdu.
İzmir’in bilinen en eski çiftçi yerleşimi olarak öne çıkıyor
Ulucak Höyüğü’nde MÖ 7000–6000 yıllarına tarihlenen Neolitik tabakalarda fırınlar, ocaklar, günlük yaşam alanları ve özel işlevli yapılar ortaya çıkarıldı. Seramik kaplar, çakmak taşından aletler, taş silahlar, ana tanrıça figürinleri ve antropomorfik kaplar dönemin sosyal ve inanç dünyasına dair önemli veriler sundu. Eserlerin bir bölümü bugün İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Anadolu’dan Avrupa’ya uzanan tarihsel süreçte kilit nokta
Uzmanlara göre höyük, Güneydoğu Avrupa’nın neolitikleşme sürecinin anlaşılması açısından büyük önem taşıyor. Kazılar, bölgede yaşayan toplulukların Kemalpaşa Ovası’nı bilinçli olarak seçtiğini; buğday ve arpa tarımı yaptığını, koyun, keçi, domuz ve sığır yetiştirdiğini ortaya koydu. Taş aletlerde kullanılan obsidyenin Melos Adası’ndan getirilmiş olması ise dönemin ticaret ilişkilerine işaret etti. Yaklaşık 120x140 metre ölçülerindeki höyüğün ova seviyesinin altında da devam eden yerleşimiyle toplamda 3 hektarlık alanı kapsadığı belirlendi. 10 metreyi bulan kültür dolgusu, kesintisiz yerleşimin önemli bir kanıtı oldu..
Bölgedeki mozaikler arkeolojik zenginliği gözler önüne serdi
Kemalpaşa’da yürütülen kurtarma kazılarında bulunan ve 550 metrekarelik bir villa kompleksine ait olduğu belirlenen mozaikler de bölgenin tarihsel değerini artırdı. Anadolu parsı ve Anadolu kaplanı gibi nesli tükenmiş hayvanların betimlendiği, doğal boyalarla renklendirilen 57 metrekarelik mozaikler dönemin sanat anlayışına dair önemli ipuçları sundu.
Kazılar bilimsel ekiplerce sürdürülüyor
Ulucak Höyüğü’ndeki çalışmalar, 2009 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde, Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Özlem Çevik başkanlığında devam ediyor. Her kazı sezonunda yeni bulguların ortaya çıkarıldığı alanın, Anadolu, Yakındoğu ve Avrupa arasında bir kültür köprüsü olduğu vurgulandı. Uzmanlar, höyüğün insanlık tarihinn en büyük dönüşümlerinden biri olan yerleşik hayata geçiş sürecini anlamada eşsiz bir kaynak sunduğunu belirtti. Bölgedeki kazı çalışmaları arkeoloji dünyası tarafından yakından takib ediliyor ve yeni sezon hazırlıkları sürüyor..